arikan | Thursday, 8 May 2008
teknoloji, yöntem | 6 Yorum »

Blogunuzda WordPress kullanıyorsanız 2.5 sürümüne geçme zamanı geldi (bkz WordPress 2.5 Çıktı). En pratik nasıl geçersiniz? Bunu daha önce bir kaç kişiye email ile yazmıştım buraya da yazıyorum belki işinize yarar.
- İlk olarak Wordpress.org adresinden son sürümü indirin (şu anda 2.5.1).
- Sunucunuza FTP ile bağlandıktan sonra WordPress kurulumunun olduğu blog dizininde değiştirmiş olduğunuz dosyalar haricinde tüm dosyaları silin (genelde bu üçü değiştirilir):
1. /wp-content klasörü kalsın; temalar, pluginler, görseller burada.
2. index.php kalsın, tema için değiştirimiş olabilirsiniz.
3. wp-config.php kalsın; veri tabanı bilgileri burada.
- Bu üç dosya hariç yeni WordPress 2.5 dosyalarını FTP ile sunucuya atın.
- Tarayıcınızda şu adrese gidin
/wp-admin/upgrade.php.
WordPress 2.5 çok daha hızlı çalışan ve iyi tasarlanmış bir yönetim arayüzüne sahip. Ayrıca WordPress Otomatik Yenileme eklentisi çıktı, ancak henüz deneyemedim. Web uygulamalarının da masaüstü uygulamaları gibi otomatik yenileme olması aradaki farkın kapanıyor olduğuna dair önemli bir gösterge.
Bu Yazıyı Paylaşın
6 Yorum »
arikan | Monday, 5 May 2008
yarar | İlk yorumu yaz »

Bugün YTÜ İletişim Tasarımı’nda yapılacak olan Suyadoku sergisine gidiyoruz. Aşağıdaki duyuruda yeri ve kavramı anlatılıyor, kimler geliyor kimler gidiyor Facebook Suyadoku Etkinlik sayfasında.
55, Yıldız Teknik Üniversitesi, iletişim tasarımı bölümünden ve bölüm dışı katılımlarıyla destek veren insanlardan oluşan, “işlemsel tasarım” denen kavramın damarlarında gezintiye çıkmış, sonuçların arkasındaki sebepleri, sebeplerin doğurduğu sistemleri ve bu sistemlerin formüllerini araştırıp, yeni tasarımlar geliştiren, bu tasarımları formülize eden, rotasını beslendiği noktalara göre belirleyen, dışardan katılıma açık bir atölye grubu. 55 ekibi üçüncü sergisi “Suyadoku” ile etkinliklerine devam ediyor. Ekip bu sergisinde ebru ve işlemsel tasarımı harmanlıyor. 5 Mayıs saat 18:00′de açılacak olan sergi, 19 Mayıs tarihine kadar Yıldız Teknik Üniversitesi Agavat binasında izlenmeye açık olacak.
Ayrıntılı bilgi için: http://55.prosapiens.org/
Bu Yazıyı Paylaşın
İlk yorumu yaz »
arikan | Sunday, 4 May 2008
süreç | 1 Yorum »

1 Mayıs’da yaşadığımız devlet terörü sebebiyle İstanbul Valisi Muammer Güler‘in istifası için imza kampanyası başladı. Kampanyayı aynen yayınlıyoruz, aşağıdaki bağlantıdan formu doldurarak katılabilirsiniz:
http://www.valiistifa.net
Ne olup bittiğini göremeyenler varsa, Etrafta blogunda toparlanan 1 Mayıs fotoğraflarından yaşananları görebilirsiniz.
VALİ İSTİFA!
Biz aşağıda imzası olanlar,
1 Mayıs’ı, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bütün İstanbul halkı için işkenceye dönüştüren Vali Muammer Güler’in istifa etmesini talep ediyoruz.
Hrant Dink kardeşimize düzenlenen suikastı önceden bilen İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında soruşturma açılmasına bile izin vermeyen Vali Güler, “provokasyon olacak” gerekçesiyle Taksim Meydanı’nı emekçilere kapatıyor.
“Kamu düzeni bozulacak” diye İstanbul’da adı koyulmamış sıkıyönetim ilan edip metroyu kapatıyor, vapur seferlerini iptal ediyor, okulları kapatıyor, çocuk-yaşlı, bebek-hamile demeden yüzlerce gaz bombası attırıyor. Taksim’e emekçileri sokmamak için, binlerce polisle Taksim Meydanı’nı ve oraya çıkan bütün yolları silahlı-bombalı-coplu polislerle işgal ettiriyor.
Taksim’de ısrar eden emekçiler, çatışma değil daha çok demokrasi istiyorlar.
Biliyoruz ki 12 Eylül Darbesi’nin yolunu döşeyen Maraş, Çorum, Bahçelievler, Balgat katliamlarının başlangıç noktası olan 1 Mayıs 1977 katliamının arkasındaki derin güçler ile Hrant Dink’in ve son olarak Adapazarı’nda yaşanan türdeki linç girişimlerinin arkasında hep aynı karanlık-derin güçler-çeteler var. Ve bu güçler açığa çıkarılmadan, bunlardan hesap sorulmadan bu ülkede demokrasinin önü açılmayacak, darbe tehditlerinin arkası kesilmeyecektir.
Taksim ısrarı, demokrasi ve temiz toplum ısrarımızın bir ifadesidir.
Kendisi de benzer güçlerin saldırısı altında kapatılma davasına maruz kalan AKP hükümeti ise Vali Güler’in yasakçı zihniyetine destek vererek demokrasiyi değil yasakları, baskıları ve darbecileri güçlendiriyor. Çetelere karşı sonuç alacak mücadele AKP’ye bırakılamayacak kadar önemlidir. Sosyal Güvenlik Yasası’na karşı omuz omuza veren emek güçlerinin Taksim talebi ile devam eden birlikteliği Vali Güler’in istifa etmesi için güçlendirilmelidir.
Demokrasi, temiz toplum, özgürlük, adalet, eşitlik, barış mücadelelerini ancak emek cephesi olarak kazanabiliriz.
İmzalamak için sitedeki formu doldurun: http://www.valiistifa.net
Bu Yazıyı Paylaşın
1 Yorum »
engin | Thursday, 1 May 2008
ekonomi, işlemsel, süreç | 2 Yorum »
Bugün, 1 Mayıs İşçi Bayramı vesilesiyle yeni projemizi yayına verdik. Projenin adı User Labor, yani Kullanıcı Emeği. Başlık ne alaka peki?
Yeni nesil web 2.0 internet servisleri (mesela Facebook, Flickr vs) kullanıcının oluşturduğu içerik (user-generated content) vasıtası ile reklam geliri elde ediyor. Bunun karşılığında kullanıcıya servis veriyor. Yalnız şöyle bir durum var. Bazı kullanıcılar diğerlerine göre daha fazla trafik üretiyor, dolayısıyla Facebook’a Flickr’a daha fazla kazandırıyor (reklamı ne kadar çok görürsen tıklanma şansı o kadar yüksek). Bu şekilde daha fazla değer yaratan kullanıcı daha iyi servis alıyor mu? Ya da bu emeğinin karşılığını alıyor mu? Çoğu zaman cevap hayır.

Yeni projemiz User Labor, bu probleme odaklanıyor. Kullanıcı emeği karşılığında ne alıyor sorusunu cevaplamak için öncelikle kullanıcının emeğini nasıl ölçebiliriz diye düşünmek lazım. Bu noktada User Labor Markup Language (ULML) devreye giriyor. ULML, bir XML alt spesifikasyonu, yani RSS gibi bir şey. Kullanıcının bir servise ne kadar emek verdiğini ve ne kadar trafik yarattığını kalem kalem hem bilgisayarların hem de insanların okuyabileceği bir şekilde özetliyor. Mesela, Facebook için, kaç arkadaşın var, bağlantıda olduğun gruplar sıkı gruplar mı, kaç foto yükledin, kaç kişi profilini ziyaret etti vs gibi değerler bir ULML dökümanı içinde yer alıyor.
Özetle, ULML dökümanlarının hedefi, ‘ben bu kadar iş yaptım, burada yazıyor, karşılığını isterim‘ dedirtebilmek. Yani, ben bugün Facebook için ne yaptım? Facebook benim için ne yaptı?
Daha fazla bilgiyi User Labor sitesinde bulabilirsiniz.
Ayrıca şu bağlarda da değişik perspektifleri okuyabilirsiniz:
Bu Yazıyı Paylaşın
2 Yorum »
arikan | Thursday, 1 May 2008
süreç, teknoloji | 1 Yorum »

LSD‘nin bulucusu İsviçreli bilim adamı Dr. Albert Hofmann dün 102 yaşında öldü. Hoffman 1943 yılında Basel Sandoz Laboratuvarı’nda bulduğu LSD’yi ilk kendi üzerinde denemeye başladı. “Ruhun ilacı” dediği LSD (”Lysergic Acid Diethylamide”) bir süre psikoanalizde halüsinasyon için kullanıldıktan sonra dünyanın pek çok yerinde yasaklanmış. Ancak LSD 1960ların gençliği tarafından tekrar keşfediliyor ve tarihte yasadışı uyuşturucu olarak yerini alıyor.
http://en.wikipedia.org/wiki/Albert_Hofmann
http://en.wikipedia.org/wiki/LSD
Bu Yazıyı Paylaşın
1 Yorum »
Dara Kılıçoğlu | Monday, 28 April 2008
dokunsal, etkinlik, görsel, işitsel, işlemsel, kaynak, süreç, teknoloji, yarar, yöntem | İlk yorumu yaz »
New York Üniversitesinde bulunan Tisch School of Arts, Interactive Telecommunications Program’dan Tom Igoe, 22, 23, 24 Mayıs tarihlerinde, “Şeyleri Konuşturmak: Ağ Nesneleri (Making Things Talk: Network Objects)” isimli bir fiziksel programlama çalıştayını yönetmek için İstanbul’a geliyor. Elime geçen metinde etkinlik şöyle anlatılıyor:
“Bu çalıştayda katılımcılar birtakım mikroişlemciler ve çeşitli algılayıcılar ile bilgisayarlar ve fiziki dünya arasında nasıl bağlantı kurulabileceğini öğreneceklerdir. Katılımcılar uygulamalı olarak, kendi üretecekleri algılama sistemleri ile ağ içinde var olan diğer bilgisayarlarla nasıl iletişim kurulacağını da deneyimleyeceklerdir. Basit düzeyde kablosuz iletişim yöntemlerinden bahsedilecektir. Kullanılacak araçlar Arduino mikroişlemci platformu, XBee sayısal radyoları, Processing programlama dili ve çeşitli algılayıcılardan oluşmaktadır.”
Yukarıdaki yazıdan benim anladığım bu çalıştayın geçtiğimiz günlerde düzenlenen Hernando Barragan’ın Wiring workshop‘undan biraz daha karmaşık veya bir başka deyişle daha ileri seviye olacağı. Katılımcıların basit elektronik, programlama ve fiziksel programlama kavramlarına aşina olmaları bekleniyor. Katılmak isteyenlerin vakit kaybetmeden bir proje düşünmeleri iyi olabilir. Ayrıca şu, şu, şu ve şu kaynaklardan örneklere bakarak alıştırma yapmaya başlamak da iyi olabilir.
Düğümküme arşivinden ağa bağlı nesneler ile ilgili bir yazı: Elektronik Nesnelerin Otomatik Bloglaması
Tom Igoe Kimdir?
1989′da Virginia Tech’de Tiyatro Işıklandırması ve Sahne Tasarımı eğitimi alan Igoe daha sonra 1997′de NYU ITP’den yüksek lisans derecesini aldı. Igoe özellikle fiziksel programlama alanındaki çalışmaları ile tanınıyor. Tom Igoe’nin Dan O’Sullivan ile beraber yazdığı “Fiziksel Programlama, Dünyayı Bilgisayarlar ile Algılamak ve Denetlemek (Physical Programming, Sensing and Controlling the Physical World with Computers)” isimli kitabında başta karmaşık görünen kavramları espirili ve kolay anlaşılır bir dil ile kaleme alarak örnekler ile açıklıyor. Ayrıca Igoe’nin İstanbul’da düzenleyeceği etkinlik ile aynı isimi taşıyan, daha yakın bir zamanda O’Reily’den yayınladığı “Şeyleri Konuşturmak (Making Things Talk)” isimli bir başka kitabı daha bulunuyor.
Bu Yazıyı Paylaşın
İlk yorumu yaz »
Dara Kılıçoğlu | Monday, 28 April 2008
etkinlik, görsel, metinsel, yarar | 2 Yorum »

“İstanbul’daki sergiye dahil olun + bir görsel iletişim tasarımı bitirme projesine katkıda bulunun. sakladığımızşeyler. Sadece sakladığınız şeylerin fotoğrafını yollayın.
Elimizde tutmak, aklımızda saklamak, kaybolmaması için muhafaza etmek…
Serginin konusu ”SAKLAMAK”. Sergi katılımcıların yolladığı fotoğraflardan oluşacaktır. Projeye katılmak isteyen herkesin sakladığı nesne/nesnelerin fotoğrafını çekmesi ve caglacamcioglu@gmail.com adresine yollaması yeterlidir.
Sergide fotoğrafların yanı sıra onlara eşlik edecek metinler de yer alacağından projenin ‘blog’ kısmındaki sorulara da cevap vermenizi rica ediyorum.
Katılımınız için şimdiden teşekkür ederim. Sergide buluşmak üzere, Çağla Camcıoğlu”
SON KATILIM TARİHİ: Mayıs 7, 2008
Bu Yazıyı Paylaşın
2 Yorum »
arikan | Friday, 25 April 2008
siyaset, teknoloji | 5 Yorum »

Wikileaks, erişilemez belgeleri açığa çıkartmak ve çözümlemek için sansürlenemez bir Wikipedia geliştiriyor (Türkçe Wikileaks tanımı). Arayüzü Wikipedia ile aynı olan, yani herhangi birinin kullanabileceği Wikileaks’de şu ana kadar muhalif topluluk ve anonim kaynaklardan 1.2 milyonun üzerinde belge toplanmış. Sitede şöyle bilgi veriliyor:
Başlıca ilgi alanımız Asya, Eski Sovyet Bloğu, Sahra Altı Afrika ve Ortadoğu’daki zalim rejimleri açığa vurmaktır ama aynı zamanda kendi hükümet ve şirketlerindeki ahlaksız davranışları ortaya çıkartmak isteyen bütün bölgelerdeki insanlara yardımcı olmayı umuyoruz. En yüksek siyasal etkiyi hedefliyoruz.
Wikileaks, sızdırılan belgeleri herhangi bir medya kuruluşu ya da istihbarat servisinin yapabileceğinden daha güçlü bir şekilde incelemeye açıyor. Bunun için herhangi bir belgenin güvenilirlik, inandırıcılık, gerçeklik ve geçerliliğini bütün küresel topluluğun sınaması için Wikileaks’in forumlarında açılıyor. Topluluklar sızdırılan belgeleri yorumlayabiliyor ve kendi ilintilerini kamuya açıklayabiliyorlar.
Wikileaks’in Wikipedia veya Türkçesi Vikipedi ile resmi bir bağlantısı yok. Sadece hepsi aynı wiki arayüzü ve teknolojisini kullanıyor.
Wikileaks Çinli muhalif topluluklar ile ABD’den, Tayvan, Avrupa, Avusturalya ve Güney Afrika’dan gazeteciler, matematikçiler, ve şirket teknikçileri tarafından kurulmuş. Henüz kurulmakta olan Danışma Kurulu insan hakları savunucularını, avukatları, ve kriptografi uzmanlarını içeriyor.
Wikileaks Türkiye Kategorisi şu anda bir kaç belge içeriyor ancak çok daha fazla belge olması mümkün. Yardım etmek için şu adresten katılabilirsiniz:
https://secure.wikileaks.org/wiki/Volunteer_to_help
Bu Yazıyı Paylaşın
5 Yorum »
ali | Wednesday, 23 April 2008
etkinlik | 20 Yorum »

Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi-9
Türkiye’de yeni küratörlük yaklaşımları ve araştırmaları
Konuşmacılar: Adnan Yıldız, Borga Kantürk, Esra Sarıgedik ve Ayça İnce
Tarih: 24 Nisan 2008 Perşembe
Saat: 18.30
Yer: Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu derslik
Geçen hafta Yeni Medya ve İşlemsel Sanat başlığı altında katıldığımız ve halen de tartışmalarını buradan sürdürdüğümüz Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi‘nde bu hafta küratörlük pratiğinde değişen anlam ve tanımlar, sanatçı olarak küratör ve küratör olarak sanatçı olmak, dönüştürücü bir güç olarak küratörlük, Türkiye’deki duruma bağlı olarak ekonomik koşullar vb. konular tartışılacak. Daha önceki tartışmada olduğu gibi, konuşma öncesi veya sonrası bu yazıya yorum yazarak bu konulardaki düşünce ve sorularınızı paylaşabilirsiniz.
Bu Yazıyı Paylaşın
20 Yorum »
arikan | Wednesday, 23 April 2008
etkinlik, süreç | 2 Yorum »

Aynı anda çok yerin birbirine bağlandığı bir sanat etkinliği nasıl düzenlenir? Sadece bilgisayar başında bağlı değil topluluk mekanlarının / kamusal mekanların birbirine bağlı olduğu bir hiper-etkinlik nasıl olur? Hiper-etkinlik tekil etkinliğe göre bize nasıl deneyimler yaşatır?
Balkanlar’da başlayan Multiplace ağ kültürü projesi farklı mekanlarda paralel olarak düzenlenen etkinliklerden oluşuyor. Biribirine gerçekten ağlı bağlı mı yoksa sadece paralel mi bu belli değil. Ancak belli olan şu ki katılımcılar etkinlikler öncesinde ve sonrasında internet üzerinden görüşüyorlar ve bu görüşmelerin birikimleri etkinliklere yansıyor.
http://www.multiplace.org
Biz de benzer şekilde MSÜ Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi‘ni hem öncesinde hem sonrasında online görüşmelerle beslemeye çalışıyoruz. Online tartışmalar fiziksel mekanlarda taşındığında kesinlikle çok daha öğretici, ancak fiziksel mekan zamanla –ve ismi üstünde mekanla– sınırlı. Etkinlik sonrasında blog yorumlarında tartışmak ve bağlantı paylaşmak etkinliği herkes için daha da faydalı kılıyor.
Medya Sanatı mı İşlemsel Sanat mı Kime ne? tartışması eş-zamansız ama hararetle devam ediyor. Siz de yorumlarınızla katılın fikrinizi belirtin beraber öğrenelim. Şu anda konu “arkaik sanat pazarı”, “yeni nesil küratörlük pratiği”, “işlemsel işlerin nasıl saklanıp gösterileceği”, “sanatın güç odakları”, “ağda eylem”, “toplumsal sistemler geliştirme” gibi çeşitli konularda ilerliyor.
Not: Yorumunuzu yazarken email-ile-takip-et teknolojisini kullanırsanız eş-zamansız olmasına rağmen tartışmaya daha akıcı katılabilirsiniz.
Bu Yazıyı Paylaşın
2 Yorum »