17.12.2008

Telefonlarnda Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra – 2">Cep Telefonlarnda Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra – 2

Cep telefonlarnın geçtiğimiz beş yılda nasıl bir evrim geçirdiğini bu yazının bir önceki bölümünde özetlemiştim. Kısaca hatırlarsak, mobil-cep telefonu pazarında kurumsal cihazların farklılaşması ve bireysel cihazların yükselişi gibi iki dönemi geride bıraktık. Kurumsal cihazların farklılaşması döneminde Blackberry ve Palm gibi cihazlar iş dünyasına yönelik form (klavye) ve arka plan sistemler geliştirdiler. Bireysel cihazların yükselişi döneminin baş aktörü iPhone oldu ve hem form hem de uygulama alanında büyük adımlar attı.

Yeni dönemdeki ilk hareketlenmelere baktığımızda, yeni nesil cihazlarda bireysel-kurumsal ayrımının iyice bulanıklaşacağını görüyoruz. Tam ekran dokunmatik cihazlar, birçok üreticinin takip ettiği bir standart haline geliyor. Kullanım beklentileri de bu yönde evrim geçiriyor.

Tam ekran cihazlara kullanılabilirlik açısından bakalım. Önemli bir gelişim, dokunmatik teknolojisinin iyice yaygınlaşması ve kişisel araçların bir parçası haline gelmeye başlaması. Kısa bir süre önce cep telefonlarnda pek kullanışlı olmayan dokunmatik etkileşim, ekran boyutu ve çözünürlüğü ortalamalarının yükselmesi ile daha cazip oldu. Daha da önemlisi, kapasitif dokunmatik ekranların iPhone ile mobil cihazlara uyarlanması ile stylus denilen ara-kalemlere gerek kalmadı. Kapasitif dokunmatik ekran, kullanılabilirlik açısından son derece avantajlı bir teknoloji, çünkü parmak ile kullanıma en çabuk tepki veren altyapıya sahip diyebiliriz. Bu konuda daha detaylı bilgi için Burak Arıkan’ın bir sene kadar önce yazdığı iPhone’daki Çoklu Dokunmatik Ekranın Sırları adlı yazıyı okumanızı öneririm.

Kapasitif dokunmatik ekran

Kapasitif dokunmatik ekran nasıl çalışır?

Diğer bir kullanılabilirlik unsuru da dokunsal geribesleme (haptic feedback). Mesela, klavye kullandığımızda tuşların fiziksel olarak yer değiştirmesi ve çıkarttıkları tıkır tıkır sesler dokunsal geribesleme ögeleri. Dokunmatik cihazlar bu konuda eskiden beri dezavantajlı, çünkü fiziksel olarak geribesleme vermeleri çok zor. Fakat son zamanlarda ortaya çıkan dokunmatik cihazlar görsel, işitsel ve titreşim gibi unsurlarla bu sorunun üstesinden geliyor. Örnek olarak yeni MacBook Pro bilgisayarlarındaki touchpad’i (bunun Türkçesi var mı?), Samsung Instinct ve Blackberry Storm cihazlarının arayüzlerini işaret edebiliriz.

Son kullanılabilirlik unsuru da dokunmatik teknolojinin cihazları çok daha taşınabilir yapması. Klavyeli telefonlar dokunmatiklere göre nispeten şişman ve dolayısıyla taşınabilirlik konusunda daha dezavantajlı.

Kısacası, kullanım açısından beklentiler bireysel-kurumsal ayrımı olmadan evrim geçiriyor ve geçmişte farklı yollar izlemiş olan bu kullanıcı profili, birbirine yakınlaşıyor. Yeni dönemin en önemli iki hareketlenmesi bireysel ve kurumsal cihazların birbirine çok yaklaştığı iki durum olan HTC Android T1 ve Blackberry Storm.

Android, Google desteği ve açık kaynak geliştirici topluluğunun heyecanı ile çok hızlı evrim geçiren bir sistem. Telefon üreticileri için çok da çekici çünkü lisans ücreti yok ve sistem bedavaya sürekli gelişiyor. Servis sağlayıcıları için iPhone’un tabanını kaydırabilecek bir ölçeğe ulaşma potansiyeli var. Üstelik klavyeli-dokunmatik çok çeşitli formları destekliyor. Şu anda resmi olarak Exchange desteği vermeyen Android’ın bu açığı da muhtemelen kısa sürede kapanacaktır.

Blackberry Storm, fiziksel klavyesi bir simge haline gelen RIM şirketinin bireysel cihaz pazarında pay kapmaya çalıştığının ilk göstergelerinden biri. Blackberry, iPhone’a kaybettiği ve kaybedeceği kullanıcıları Blackberry Storm ile geri almaya çalışıyor. Fakat iş sadece cihazla bitmiyor. iPhone, Apple’in yıllardır oluşturduğu yüksek estetik üzerine bir kültür yaratmış durumda ve bu kültürün çekiciliği, Blackberry’nin ana teması olan verimlilikten çok farklı.

HTC T1 ve Blackberry Storm, iPhone ile yarışamayabilir. Fakat önemli olmalarının sebebi, geçtiğimiz 5 yılda oluşan bireysel-kurumsal ayrımını ortadan kaldırmaya çok yaklaşmaları. Teknik olarak nispeten daha kolay olan bu yaklaşım, algısal olarak daha zaman alacakmış gibi görünüyor. İş cihazı geliştirmekle, daha iyi ekran, klavye vs. eklemekle bitmiyor. Mobil cihaz üreticilerinin markalarını yeniden konumlandırmaları, hem bireysel hem kurumsal ihtiyaçları karşılayacak stratejiler ve marka kimlikleri geliştirmeleri gerekecek.

Son olarak, mobil cihazların geleceği ile bazı sorular ortaya atalım:

- Mobil cihazların ekranları nasıl bir yön izleyecek? Daha büyük görüntü için nasıl teknolojiler uyarlanacak? Örneğin: projeksiyon, katlanabilir ekran vs.

- Telefondan mobil bilgisayara doğru gerçekleşen evrimde mobil cihazlar sosyal hayatı nasıl etkileyecek? Arama, mesajlaşma gibi uygulamalar yerlerini hangi ana uygulamalara bırakacak?

- Cep telefonu kullanım açısından bir uzvumuz haline mi geliyor? Yakın gelecekte bu uzvu cebimizde taşımaya devam mı edeceğiz?

İlgili Düğümküme yazıları:

10.12.2008

Telefonlarnda Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra – 1">Cep Telefonlarnda Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra – 1

Bu yazıda cep telefonlarnın geçtiğimiz beş yıl içerisindeki gelişiminden ve önümüzdeki günlerde nasıl bir yol izleyebileceğinden bahsedeceğim. Cep telefonu fermanı tadında upuzun bir yazı olmaması için içeriği ikiye bölüyorum. Bu ilk bölümde geçtiğimiz beş yıla bakacağız.

Cep telefonlar, karşıladıkları kullanıcı beklentileri açısından evrim geçiriyor. Alışılageldik temel özellikler (örn. boyut, şarj, sağlamlık) satın alma kriterleri olarak yeterli olmamaya başladı, çünkü artık mobil cihazlar kullanıcılara telefon odaklı fonsiyonlardan çok daha fazlasını sunuyor. Geçtiğimiz yıllarda üreticiler, kullanım alanlarına göre özellikler sunarak kendilerini farklılaştırdılar. Mesela, iş dünyasına yönelik  telefonlar bağlılık (Exchange, e-posta, bluetooth vs.) ve verimlilik üzerine yoğunlaştı. Bu alanda Blackberry, e-posta sistemi ve klavyesi ile kendine has bir kültür oluşturdu, hatta bazı kullanıcılar için bir nevi bağımlılık yarattı.

Bireysel telefonlar ise kullanıcılara müzik dinleme, fotoğraf çekme gibi başka cihazların gerçekleştirdiği fonksiyonları tek cihazla yapma olanağı sunmaya başladı. Mobil internet tarayıcılarının içinde bulunduğu içler acısı hal iPhone‘un çıkışı ile bir son buldu. Bireysel cep telefonlar özellikle son iki yıldır büyük gelişim gösterdi. Önce iPhone geldi, arkasından LG, Samsung ve HTC gibi üreticilerden bir dolu benzer cihaz çıktı. iPhone, aynı zamanda form olarak yeni bir kategorinin başını çekti. Bu kategoriye tam ekran dokunmatik mobil cihaz diyebiliriz.

Bireysel cep pazarında uygulamalar, iPhone ile yeni bir anlam kazandı. Poker, Solitaire gibi basit ve popüler oyunlar yerini çok daha alımlı, garip ve yaratıcı uygulamalara bıraktılar. Bu uygulamaların gelişimi başlı başına bir yazı konusu fakat kısaca şunu söyleyebiliriz. Cep telefonuna uygulama eklemek/çıkarmak, hem arayüz açısından hem de psikolojik açıdan çok daha kolay bir aktivite olarak algılanmaya başladı.

Tam ekran dokunmatik cihazların en büyük eksiği, kurumsal e-posta sistemlerini Blackberry ve benzerleri kadar iyi desteklememesi ve iş dünyasına yeterince hitap edememesi idi. Bu eksiklik geçtiğimiz 6 ayda iPhone’un Microsoft Exchange desteği vermesi ile azaldı ve iPhone PDA dünyasına yarışmacı olarak katılmış oldu.

Yazının ikinci bölümünde bireysel-kurumsal cihazların HTC Android G1 ve Blackberry Storm gibi cihazlarla nasıl bir yol izlediğinden bahsedeceğiz.

21.03.2007

Telefon Platformları">Açık Kaynaklı Telefon Platformları

FIC-neo1973_small.jpgCep telefonunuzda kullandığınız yazılımları kim oraya koydu? Yeni bir bilgisayar aldığınızda üzerine istediğiniz programı kurabilirken neden bugünün telefonlarnda tüm programlar yüklenmiş geliyor? Aslında cep telefonunuza istediğiniz programı yükleyebilirsiniz ama zaten “ihtiyacınız olan her program” orada! Adres defteri, film gösterici, fotoğraf albümü, sms programları vs. vs. sizin için önceden düşünülmüş. Yani telefon cebinizde ama fonksiyonlarını seçme hakkınız yok.

Televizyonun üstündeki dantelli örtü gibi telefonlar bugün duvar kağıdı ve melodi gibi dekorasyondan ibaret şeylerle özelleştiriliyor. Oysa içinde küçük bir bilgisayar olan cep telefonunuzda bir çok program çalıştırabilirsiniz. Bırakın falanca telefon şirketinin yazılımlarını, arkadaşınızı yazdığı bir programı ya da sevdiğiniz bir tasarımcının işini hergün telefonunuzda kullanabilirsiniz. Ayrıca bir yanda cep telefonlar giderek bilgisayara dönüşürken diğer yanda hayatında bilgisayar kullanmamış insanlar bilgisayar kadar gelişmiş telefonlar kullanmaya başlıyorlar.

Cep telefonu için program geliştirmenin pek çok yolu var. Bunlardan açık kaynaklı olanları, yani hemen şimdi kullanmaya başlayabileceğiniz projeler şunlar:

Openmoko

Açık kaynaklı bir telefon yazılımı geliştirme platformu. Standartlaşmanın tepeden inme (konsorsiyumlar tarafından) değil tabandan yukarı (toplum tarafından) olduğuna inanıyorlar. Openmako geçenlerde ilk anonsunu yaparak kullanıma açıldı. Şu anda Tayvanlı bir şirketin ürettiği Neo 1973 telefonunda çalışıyor ama zamanla yayılacaktır.

Processing Mobile

Java ile çalışan açık kaynaklı bir telefon yazılımı tasarlama ve geliştirme ortamı. Processing projesinin bir uzantısı olan bu ortamda üzerinde Java çalışan her cep telefonu için skeçler yapıp kendi yazılımınızı geliştirebilirsiniz.

MobiLenin

Python ile yazılım tasarlama ve geliştrime dersleri. Jurgen Scheible tarafından hazırlanan bu dersler çok basitten karmaşığa bir çok python örnek kod içeriyor. Üzerinde python çalışan her telefonda (Nokia serileri) kendi yazılımlarınızı geliştirebilirsiniz.

Flash Lite

Adobe/Macromedia Flash’ın telefonlar üzerinde çalışabilen versiyonu. ActionScript kullanarak kendi yazılımlarınızı tasarlayıp geliştirebilirsiniz. Flash şu anda bir çok cep telefonu üzerinde çalışıyor.

Ayrıca mobil telefonlar için uygulama geliştirme wiki makalesinde bir çok platform hakkında karşılaştırmalı olarak bilgi alabilrisiniz.

ceptel-deconstruction.png

Neler yapılabilir?

Bu açık kaynaklı uygulama geliştirme ortamları ile örneğin şunları yapılabilirsiniz:

  • Kendi telefon arayüzünüzü tasarlayabilirsiniz.
  • SMS atan programlar yazabilirsiniz.
  • Ses kaydedebilirsiniz ve kaydettiğiniz sesi kullanan bir oyun yapabilirsiniz.
  • Metinden sese veya sesden metine çeviri yapabilen kütüphaneler ile sesli arayüzler yapabilirsiniz.
  • Telefonun kamerasını kontrol edip çekilen resimleri anında arkadaşlarınıza MMS ile gönderen programlar yazabilirsiniz.
  • Kendi mobil sosyal ağ sisteminizi kurabilirsiniz.
  • Takvim yazıp duruma göre sağa sola SMS ile haber veren programlar yazabilirsiniz.
  • Türkcell gibi şirketlerin sağladığı bas konuş vs. servisleri kullanıp şehir bazında oynanan yeni kentsel oyunlar başlatabilirsiniz.

Ne gibi fiziksel özellikleri var?

Telefon dediğimiz makinanın her fiziksel özelliğini ayrı ayrı veya bir arada değerlendirebilirsiniz.

  1. Mikrofon
  2. Hoparlör
  3. Kamera
  4. Ekran
  5. Klavye ve düğmeler
  6. Herkes her an cebinde taşıyor

Bu özellikleriyle telefon-bilgisayar masaüstü-bilgisayardan faklı bir şey ve dünyada çok daha fazla insanın cep telefonu sahibi. Yani yazacağınız programlar bir anda milyonların kullandığı bir uygulama haline gelebilir. Daha önce düğümküme’de “Mobil Servislerin Geleceği” diye yazdığımız EPROM projesi de telefon programlamasını yeni nesil bilgisayar programlaması olarak görüp bilgisayar bilimlerinde yeni bir alan yaratmaya çalışıyor, bu konuda dersler organize ediyor.

Ok. Şimdi cep telefonunuzu elinize alın, bir bakın içinde ne gibi programlar var. Ne gibi başka programlar olmasını isterdiniz?

EK: Apple iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

29.01.2007

Telefonu Çıkardı">Prada ve LG Tamamiyle Dokunmatik Ekran Cep Telefonu Çıkardı

“Avant-garde tasarım ile cep telefonu birleşti” diyor basın bülteninde Prada ve LG Elektronik. LG Türkiye’de monitörleriden, bilgisayarlarından, ve cep telefonlarndan bilinen Kore’li bir elektronik üreticisi. LGnin ünlü moda evi Prada ile cep telefonu markası yaratmak için birleşmeleri hem moda da öncü akımları takip eden hem de teknolojide yenilikleri kullanmaya hevesli bir tüketici kitlesinin habercisi. Prada ve LG iPhone duyurusu ile aynı zamanlarda bu duyuruyu yaparak hali hazırda şık cep telefonu-bilgisayar akımıyla uyarılmış kitlelerin aklına girmeye çalışıyorlar.

Prada-LG cep telefonunun kapasitörle çalışan dokunmatik ekranı var. Ayrıca mp3, Flash, PDF, video gibi bir çok temel medya tiplerini kullanabiliyorsunuz. iPhone’a göre oldukça sönük bu basın bülteninde ancak üzerinde Prada yazan bir telefon görebiliyoruz. Son bir iki yıldır cep telefonu pazarı başka endüstrilerden bir çok şirketin iştahını kabartıyor. Yakında gelmesi beklenen Google telefon bu endüstri ve pazar karışmasının en önemli göstergesi.

Prada LG iPhone

Prada LG basın bülteninde gösterilen telefon iPhone’a benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Cep Telefonu Endüstrisi

Cep telefonu pazarı oyun konsolu, dijital kamera, mp3 çalar, ve PC pazarının toplamından daha büyük.

iPhone hakkına yeni haberler için iphone etiketli bağları takip edin

GÜNCELLEME: iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

25.12.2006

telefonlar">Kendi kendine şarj olabilen cep telefonlar

Fransız tasarım stüdyosu Modelabs çeşitli yollardan kendi kendine enerji toplayan cep telefonlar geliştirdi. U-turn, Yoyo, ve Runaway adındaki telefonlar kapak kapanmasından ve sallanmadan gelen enerjiyi toplayan ve depolayan hibrid sistemlere sahip. Bu çaba çok güzel ancak, neden tek kaynaktan enerji toplayalım ki? Bu kinetik enerjileri güneş enerjisiyle de birleştirerek hem sallanma, hem kapak kapanması, hem de güneş enerjisi birleşebilir ve daha verimli bir hibrid telefon elde edilebilir.

modelabs u-turn

Modelabs’ın geliştirdiği U-turn isimli hibrid telefon.

17.11.2006

telefon">Skype Wi-Fi telefon

Skype 139 euro’luk wi-fi telefonla geldi.

16.06.2010

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı Facebook Sayfası


http://www.facebook.com/insanhaklari

Başkanlık facebook profilinden:

İki çeşit insan vardır:
1- Haklarını Bilenler
2- Haklarını Bilmeyenler

Read the rest of this entry »

10.03.2010

Açık Şehir İstanbul

Philipp Misselwitz ve Can Altay küratörlüğünde 3 sergi. 4. Uluslararası Rotterdam Mimarlık Bienali (IABR) “Açık Şehir: Biraradalığı Tasarlamak” ortaklığında:

Açık Şehir Forum
(Tim Rieniets ortak-küratörlüğünde)

Sığınma
Mimarlar, plancılar, sanatçılar ve aktivistlerden gelen eleştirel projeler ve konumlar

Bas Princen – 5 Şehir Portfolyosu
İstanbul, Beyrut, Amman, Kahire ve Dubai’den fotoğraflar

12 Mart – 9 Mayıs 2010, Açılış: 12 Mart 2010, Cuma 18.30

DEPO / Tütün Deposu ziyaret saatleri:
Salı – Pazar 11.00 – 19.00 (Pazartesileri Kapalı)
Giriş Ücretsizdir.

Read the rest of this entry »

and 15.02.2010

TV’ye Karşı Video Sanatı, Internet’e Karşı Ağlı Sanat – I

Richard Serra, Television Delivers People (1973) Ramsay Stirling, Internet Delivers People (2008)
Video sanatını harekete geçiren, ilk dönem video sanatçılarını birleştiren ortak nokta, televizyon eleştirisi idi. 1967′de Sony Portapak‘ın piyasaya çıkması ile artık herkesin TV setlerinde kendi kaydettikleri görüntüleri izleyip gösterebiliyor olması, TV’nin demokratikleşmesi ve kurumsal otoritesinin zayıflatılması yönünde bir umut yaratmıştı. Zamanla bu eleştirinin televizyonun kendisi tarafından benimsenmesi, televizyona referans veren televizyon programlarının yaygınlaşmasının da etkisiyle video sanatçılarının kullandığı yöntemler ve kendi kendine atıf stratejisi etkisini yitirmiş, medya sanatı doğrudan TV eleştirisinden çok TV kültürü ile bağlantılı konulara yönelmişti.

30 yıl sonra İnternet, ilk dönemlerinde merkezi iletişimin parçalanması, imgelerin kolayca oluşturulması, kopyalanarak iletilmesi ve etkileşimlerin esnek hale gelmesi sanatçıların ilham kaynağı olurken, aynı zamanda önceki ortamların başına gelen ticarileşme ve merkezileşme eğilimi ile tedirginlik yaratıyordu. İnternet sanatının ortaya çıkmasından olgunluğa ulaşması arasında geçen zaman video sanatına göre çok daha kısa sürdü.

Read the rest of this entry »

11.08.2009

Gelişmiş Görüntülü Garanti Teknolojisi

dezenformasyon

Kısa, olumsuz bir eleştiri ve düzeltme yapmak istiyorum.

Garanti bankasının websitesinden: “3G (burada görünmeyen bir virgül var) Gelişmiş Görüntülü Garanti Teknolojisi demek” diyor ve devam ediyor: “Siz de hemen wap.garanti.com.tr’yi ziyaret edin, bankacılıkta 3G farkını hissedin…”

Çoğumuzun da bildiği gibi 3G, “Gelişmiş Görüntülü Garanti Teknolojisi demek” değil. 3G, International Mobile Telecommunications-2000 (IMT-2000), daha geniş çevrelerde ise 3rd Generation (3. Jenerasyon) olarak bilinen telekomunikasyon standartlarının isminin kısaltmasıdır.

Garanti’nin burada yaptığı kara propogandadır, dezenformasyondur. Promosyon yapmak adına halkı yanlış bilgilendiren Garanti Bankası’nı bu işinden ötürü kınıyorum.