‘ekonomi’ Arşivi

arikan | February 21st, 2007

Spring_alpha: Alternatif Sosyal Düzen Oyunu

Spring_alpha alternatif sosyal düzenleri test etmek için geliştirilen Internet tabanlı toplumsal bir oyun. Bir nevi skeç tahtası olan Spring_alpha’da oyuncular hem hikaye seviyesinde, hem anlatım seviyesinde, hem de kod seviyesinde alternatif sosyal pratikler programlayabiliyorlar.

spring_alpha__difficult_jobs.jpg

“insanlar zor işleri yapmak için sıra değiştiriyorlar”

spring_alpha__no_one_charges.jpg

“kimse para istemiyor ve ödemiyor”

Oyunun amacı toplumun içinde bulunduğu düyadaki kuralları değiştirmek. Bu değişim oyunu çalıştıran kodu geliştirerek ve sonucunda yeni davranışlar ve etkileşimler yaratarak yapılıyor. Yeni yazılan kodların etkisi oyuncunun bu yeni fikirleri toplumda yayabilme derecesi ile ölçülüyor.

Simon Yuill‘in yönettiği Spring_alpha projesi dört özelliği ile dikkat çekiyor:

  1. Bilgisayar oyunu geliştirmeyi sosyal ve eleştirel soruşturma olarak kullanmak.
  2. Oyunun yeniden tasarımıyla ilgili konular sosyal yapıların yeniden düşünülmesi ile ilgili konularla paralellik gösteriyor.
  3. Oyunun geliştirilme aşamasında katılıma açık olması.
  4. Açık kaynak geliştirme yöntemlerini hem oyunun geliştirilmesinde hem de katılımcılarla olan etkileşimde kullanılması.

spring_alpha__school_not_compulsory.jpg

“okul mecburi değil”

spring_alpha__obedience_doesnt_relieve.jpg

“itaat etmek acıları hafifletmiyor”

Düğümküme'yi zamanında takip edebilmek için öncelikle RSS'den abone olun. Ayrıca bkz RSS nedir, nasıl kullanabilirim?

arikan | February 4th, 2007

Dünya Genelinde Tasarımcı Gelirleri

Tasarımcı olarak kazancınız dünya geneline göre ne durumda? Yaratıcı insan kaynakları sitesi Coroflot yaptığı anketlerle dünya genelinde tasarımcıların ne kadar kazandığını araştırmış. Tasarım yönetimi, grafik tasarım, ürün tasarımı, etkileşim/web tasarımı, iç mimari, mimarlık, ve moda tasarımı alanlarında kıdemli veya kıdemsiz çalışanların hem ortalama gelirleri hem de detaylı gelirleri çıkartılmış. Dünya genelinde 2006 yılı gelir ortalamları şöyle:

Dünya Geneli 2006 Yılda Ayda
Tasarım Yönetimi $75,500 $6,250
Grafik Tasarım $46,300 $3,800
Ürün Tasarımı $53,400 $4,500
Etkileşim/Web Tasarımı $59,600 $4,900
İç Mimarlık $45,200 $3,700
Mimarlık $49,350 $4,100
Moda Tasarımı $59,000 $4,900

Coroflot Tasarım Gelirleri 5 yıllık Tablosu

Coroflot anketlerine göre dünyada Tasarım Gelirleri 2001-2006.

Etkileşim/Web Tasarımı alanındaki ortalama gelir son beş yılda diğer alanların üzerine çıkmış. Son beş yılda Internet’in giderek daha çok benimsenmesi ve diğer alanlara göre oldukça yeni olması bu yükselişe bir işaret olabilir. Tasarım Yönetimi ise genel bir alan olduğundan ve çok tecrübe gerektirdiğinden farklı bir yerde. Yani burada geçen diğer dallarda çalışan bir tasarımcı zamanla Tasarım Yönetcisi olabilir.

64 ülkeden yaklaşık 3000 tasarımcının katıldığı bu araştırmaya Türkiye’den 8 tasarımcı katılmış. Türkiye Tasarımcı gelirleri tablosu bu haliyle çok geçerli bir bilgi vermese de bizi düşündürüyor.

Türkiye 2006 Yılda Ayda Cevap
Tasarım Yönetimi $60,000 $5,000 1
Grafik Tasarım $35,000 $2,900 1
Ürün Tasarımı $18,800 $1,500 5
Etkileşim/Web Tasarımı
İç Mimarlık
Mimarlık $50,000 $4,100 1
Moda Tasarımı

Coroflot Ülkelere Göre Tasarım Gelirleri

Coroflot anketlerine göre tasarımcıların rock yıldızı olduğu ülkeler. Hindistan, Hong Kong, ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tasarımcılar diğer ülkelere göre oldukça fazla kazanıyor.

arikan | January 29th, 2007

Prada ve LG Tamamiyle Dokunmatik Ekran Cep Telefonu Çıkardı

“Avant-garde tasarım ile cep telefonu birleşti” diyor basın bülteninde Prada ve LG Elektronik. LG Türkiye’de monitörleriden, bilgisayarlarından, ve cep telefonlarından bilinen Kore’li bir elektronik üreticisi. LGnin ünlü moda evi Prada ile cep telefonu markası yaratmak için birleşmeleri hem moda da öncü akımları takip eden hem de teknolojide yenilikleri kullanmaya hevesli bir tüketici kitlesinin habercisi. Prada ve LG iPhone duyurusu ile aynı zamanlarda bu duyuruyu yaparak hali hazırda şık cep telefonu-bilgisayar akımıyla uyarılmış kitlelerin aklına girmeye çalışıyorlar.

Prada-LG cep telefonunun kapasitörle çalışan dokunmatik ekranı var. Ayrıca mp3, Flash, PDF, video gibi bir çok temel medya tiplerini kullanabiliyorsunuz. iPhone’a göre oldukça sönük bu basın bülteninde ancak üzerinde Prada yazan bir telefon görebiliyoruz. Son bir iki yıldır cep telefonu pazarı başka endüstrilerden bir çok şirketin iştahını kabartıyor. Yakında gelmesi beklenen Google telefon bu endüstri ve pazar karışmasının en önemli göstergesi.

Prada LG iPhone

Prada LG basın bülteninde gösterilen telefon iPhone’a benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Cep Telefonu Endüstrisi

Cep telefonu pazarı oyun konsolu, dijital kamera, mp3 çalar, ve PC pazarının toplamından daha büyük.

iPhone hakkına yeni haberler için iphone etiketli bağları takip edin

GÜNCELLEME: iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

arikan | January 10th, 2007

Apple iPhone Geldi

iPhone

GÜNCELLEME:
iPhone Pazar Yeri Açıldı
iPhone Türkiye’de Çalışır mı?
iPhone Kilidi Nasıl Kırılır?

Steve Jobs MacWorld 2007 konuşmasında uzun süredir beklenilen yeni Apple ürününü açıkladı. Job konuşmasında üç yeni ürün çıkardık dedi:

  1. Dokunmatik kontrollü geniş ekran iPod
  2. Yeni bir cep telefonu
  3. Internet iletişim cihazı

Üçü bir arada = iPhone. Steve Jobs’un iPhone sunuşunu kısaca özetliyoruz:

Çok Parmakla Dokunmatik Ekran

iphone0.jpg

iPhone plastik düğmeli telefonlara alternatif yeni bir kullanım arayüzüyle geliyor. Apple düğmeleri atıp dev bir dokunmatik ekran koyuyor. Üstelik çok parmakla dokunabileceğiniz patenti alınmış bir düzen. iPhone’da iki parmak hareketiyle farklı ve daha kontrollü işler yapılabiliyor. Bu teknoloji yazılım ve donanım arasında bir arayüz sağlıyor.

Telefon İşletim Sistemi: OS X

iphone1.jpg

iPhone’da OS X çalışıyor. Bu masaüstü kalitesinde uygulama ve ağ yönetimi anlamına geliyor. OS X de kullandığınız her tür medya oynatma ve grafik kalite mevcut. Steve Jobs Alan Kay’in 30 sene önce söylediği bir şeyi hatırlatıyor: “Yazılımda ciddi olan insanlar kendi donanımlarını yapmalılar.”

Senkronizasyon

iphone2.jpg

iPhone iPod gibi bilgisayarla senkronize olabiliyor. Sadece muzik veya video degil, email, notlar, adres defteri, takvim gibi her gün kullanıdığımız verileri de bilgisayarınızla iTunes üzerinden senkronize ediyor.

Tasarım

iphone3.jpg

3.5 inch ekran, 160ppi çözünürlük, 11.6 mm kalınlık, arkada 2 megapiksel kamera, önde sadece bir tane “eve dön” düğmesi. Ayrıca iPhone’da yeni nesil telefonlarda daha sık görmeye başlıyacağımız üç tane algılayıcı gömülü:

  1. Uzaklık algılayıcı: Telefonu kulağınıza götürdüğünüzde ekranı kapatıyor. Hem enerji tasarrufu yapmış oluyor hem de ekrana yüzünüz değdiğinde birşey olmasın diye ekrandaki dokunma algılayıcısı kapanıyor.
  2. Ambiyant ışık algılayıcı: Ortam ışığına göre ekran parlaklığı ayarlanıyor. Yine enerji tasarrufu sağlıyor.
  3. İvme algılayıcı: Telefonu yan çevirdiğinizde “landscape” moduna geçiyor, tüm ekrandaki görüntü de yan dönüyor ve telefonu daha geniş kullanabiliyorsunuz.

iPod özellikleri

Klasik iPod özellikleri dışında geniş ekran film izleme ve dokunmatik film kontrolleri hemen dikkat çekiyor. “Tut at” menu kaydırma ise nerdeyse en iyi liste kullanım özelliği.

Telefon özellikleri

iphone4.jpg

iphone5.jpg

iphone8.jpg

Steje Jobs “telefon konuşmasının” telefonda en iyi (”killer app”) uygulama olduğunun altını çiziyor. Buna odaklandıklarını ve bu deneyimi en iyi hale getirdiklerini söylüyor. Görsel sesli mesaj sistemiyle sesli mesaji kolayca mp3 gibi dinliyorsunuz, bir oynatıcı mesajin ne kadar uzun oldugunu gosteriyor. Wifi + blueetooth ile artık telefonda Internet var. Kolay konferans konuşma ile cep telefonunda toplantı. Adres defterine kayıt işlemi favorilere ekle kadar kolay hale geliyor. SMS uygulamasında daha bir kişiden daha önce atılmış mesajları bir arada görebiliyoruz. Böylece muhabbet SMS üzerinde chat gibi sürüyor. Dokunmatik klavye. Fotograf yönetimi bir kaç parmak hareketiyle çok kolaylaşıyor. Resimleri kaydırarak geçebiliyorsunuz. İki parmakla fotoğrafları büyütüp küçültüp detaylarına bakabiliyoruz.

Internet iletişim özellikleri

iphone6.jpg

Internetli telefon. Jobs en çok şu dört Internet uygulaması üzerinde duruyor.

  1. Zengin HTML Email: Fotoğraflı zengin text editorü. Ayrıca bir email’deki telefon numarasına tıklayınca direk arıyabiliyorsunuz. Email yazarken klasik email adres tamamlama mevcut. Internet ile telekom burada neredeyse birleşiyor.
  2. Safari Web Browser: Bir adrese gittiğinizde tüm siteyi olduğu gibi görüyorsunuz ancak daha küçük bir şekilde. Telefonu yan çevirince bir anda otomatik site genişliyor ve rahat okunabiliyor. Bir parmak hareketiyle daha da çok yaklaşıp büyük yazılar okuyabiliyorsunuz. Ayrıca Safari’de açılmış siteler arasında yine bir parmak hareketiyle kolayca geçiş yapabiliyorsunuz.
  3. Google Harita: Aradığını harita üzerinde bul ve direk telefon et. Daha önce kaydettiğin yerlere git ve sadece cep telefonunda detaylı uydu görüntüleri al.
  4. Widgetlar: Aynı Mac bilgisayarda olduğu gibi borsa veya havadurumu widgetlar çalışıyor. Hava durumu veya borsa gibi Internet üzerinden çalışan küçük programları telefonda kullanabiliyorsunuz.

Ayrıca Steve Jobs Yahoo Mail ile ortaklık yaptıklarını ve iPhone alana 3 IMAP Yahoo email verileceğini söyledi. IMAP sunucuda biriktirilebilien email anlamına geliyor.

Ortaklar

iPhone için Apple ile iş ortaklığı yapan üç şirketin başkanları kısa konuşmalar yaptı.

Google CEO Eric Schmidt – Biz artık “birleşmeden birleşebiliyoruz” dedi. (”Merge without merging”). Internet veri servislerinden bahsetti ve dinamik içerik üretici olarak iPhone’u desteklediklerini belirtti.

Yahoo Co-founder Jerry Yang iPhone’da Yahoo IMAP email servisi olacağını söyledi.

Cingular CEO Stan Sigman Cingular’un diğer bir Amerikan telekom devi ATT ile ortaklığını anons etti ve Apple iPhone’un sadece Cingular ile çalışacağını açıkladı.

Pazarın Durumu

iphone7.jpg

26 Milyon Oyun Konsolu
94 Milyon Dijial Kamera
135 Milyon MP3 Çalar
209 Milyon Kişisel Bilgisayar
1 Milyar Cep Telefonu

Dünyada cep telefon pazarı %1′i 10 Milyon telefon demek oluyor. Apple 2008 yılında cep telefonu pazarındaki bu %1 dilime ulaşmayı hedefliyor.

Ne kadar? Ne zaman?

iphone9.jpg

4GB iPhone $499

2007 Haziran Amerika’da
2007 Sonbahar Avrupa’da
2008 Asya’da

Apple Inc.

iphone11.jpg

Bu son ürünle Apple ürünleri Mac, iPod, MacTV, ve iPhone oldu. Mac sebebiyle Apple sadece bilgisayar şirketi olarak algılanıyor. Steve Jobs “ismimizi tekrar düşündük” dedi. “Apple bugüne kadar Apple Computer Inc. olrak biliniyordu. Bundan sonra “computer” atılıyor ve bundan sonra Apple Inc. olarak degiştik” açıklamasını yaptı.

Sonuç olarak Steve Jobs iPhone için “cebinizdeki hayat!” (”Life in your pocket!”) dedi.

Peki “cebimizdeki hayat” ne anlamlara gelebilir?

2007 yılı telefon şirketlerinin ve telekom servis sağlayıcıların savaşına tanıklıkla geçecek gibi gözüküyor. Filler ve Çimen (2000) filmindeki metaforu belki hatırlarsınız, tüketicilere sözde kaliteli hayatlar sunan dev filler tepinirken insanlar bu dünyada kaliteli bir hayatı nasıl sürdürecek bu çok tartışmalı bir durum. Cebimde Internet ne anlama geliyor? Telefonu ben kullanmıyorken telefona Internet üzerinden gelen giden bilgiler nelerdir? Hangi kurallarla çalışıyor? Bu protokolleri kim yaratıyor? Telekom gibi karanlık/kapalı bir sistem ile Internet gibi açık protokollerle çalışan iki ağın birbirine bu kadar yaklaşması ne gibi sonuçlar doğuracaktır?

* Resimler Apple ürün tanıtım web sitesinden ve orada yayınlanan Steve Jobs’un Keynote konuşma videosundan alınmıştır.

EK: iphone etiketiyle bağlanmış bağları takip edin.

GÜNCELLEME: iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

GÜNCELLEME: Türkiye’de kullanmak için iPhone Kilidi Nasıl Kırılır?

arikan | January 2nd, 2007

Internet Ekonomisinde Uzun Kuyruk Ne Demek?

2007 yılında en çok tartışılacak konulardan bir tanesi Internet ekonomisiyle hayatımızda giderek daha fazla beliren Uzun Kuyruk (”The Long Tail”) kavramı. Uzun Kuyruk çok çeşitli ürünlerin toplam satışının çok tutan bir ürünün satışından daha fazla olmasını ifade ediyor. Örneğin milyonlarca kişi Internet kitapçısı Amazon’dan milyonlarca faklı çeşitte kitap satın alıyor. Amazon’da az satan çeşitli kitapların toplam satışı, çok satan bir ürünün satışından daha fazla olabiliyor. Ticaretle uğraşanlara pek de yabancı olmayan bu durum Internet üzerindeki yüksek trafikli alışveriş ortamları göz önüne alındığında Uzun Kuyruk denilen istatistiki dağılımı oluşturuyor.

Uzun Kuyruk (

Uzun Kuyruk Internet ekonomisi hakkında düşüncelerimizi düzenlememize çok yardımcı olan bir kavram. Bu kavram Wired dergisi editorü Chris Anderson’un son iki yıldır geliştirdiği ve sonunda kitabını çıkardığı bir ekonomi ve iş dünyası terimi haline geldi. Chris Anderson’a göre bir Uzun Kuyruk işi yapmak için 3 kural var:

  1. Çeşit bulundur.
  2. Fiyatları düşür.
  3. Bulmama yardımcı ol.

Uzun Kuyruk grafiğini ilk çizen Erik Brynjolfsson, Yu (Jeffrey) Hu, ve Michael D. Smith yaptıkları araştırmada arama ve erişim maliyetleri düşürüldüğünde –web servislerinde olduğu gibi– ürün satışlarının daha çok çeşitlenip kuyruğu uzatacağını yazıyor. Anderson bu teoriye paralel olarak Uzun Kuyruk kurallarını film, müzik, kitap satışlarından verdiği örneklerle destekliyor. Örneğin giderek daha fazla Internet üzerinden müzik tüketiyoruz ve Madonna gibi yıldızların albüm satışları orta sınıf müzisyenlerin toplam satışlarına göre giderek daha da azalıyor. Bu durum geçmiş yüz yılın yıldız yaratan pazarlama modellerinin giderek çürüyeceği anlamına geliyor. Tower Records gibi yıldızlar üzerinden para kazanmaya yönelik şirketler iflas etmeye başladı bile.

“The Long Tail” kitabında Anderson tüketicilerden sürekli alınan girdilerle oluşturulan süzgeçlerin (”filters”) Uzun Kuyruk üzerinde yol gösterici makenizmalar olduğunu söylüyor. Böylece tüketiciler çeşitler arasında dolaşıp seçim yapabiliyorlar. Bunun en bariz örnekleri Amazon tavsiye sistemi, Google PageRank, YouTube oy sistemi, veya Flickr etiketleri.

Uzun Kuyruk sadece iş dünyasında değil başka pek çok alanda da kafamızı toplamaya yardımcı olabilir. Yani klasik perkandecilik dışında pek çok başka konunun Uzun Kuyruğu olabilir. Kültürel üretim alanına Uzun Kuyruk gözlükleriyle baktığımızda yeni hareket vektörleri görebiliriz. Örneğin bugünün paha biçilmez çağdaş sanatçıları Uzun Kuyruğun başında duruyor. Bu alanda yüzlerce “yüksek” sanat yapan ve fahiş fiyatlara satan çağdaş sanatçı olabilir, ancak kuyruğa baktığımızda milyonlarca farklı sanatçıyı düşük fiyatlara satarken görebiliriz. Ekonomik olarak zayıf sanatçıların gücünü sadece birazcık arttıracak bir pazar yaratıldığında Uzun Kuyruk’da dengeler karışacağından sanat endüstrisi karışabilir.

Özetle Uzun Kuyruk üzerinde ürünlerle insanları yer değiştirin, kuyruğun sonundaki insanlara sadece biraz güç veren sistemler geliştirdiğimizde o kuyruğun etkilediği alanlar ters düz olabilir.

İlgili bağlar:
The Long Tail kitabının giriş bölümü (PDF)
The Long Tail tanıtım filmi
Wired dergisi Long Tail makalesi

engin | December 24th, 2006

Sensin yilin insani

Time - Yilin Insani Sensin

Time dergisinin her yil duzenledigi “yilin insani” secimi sonuclandi. Bu seneki yarismayi SEN kazandin. Time diyor ki, “Yilin insani sensin. Bilgi cagini ve medyayi sen kontrol ediyorsun. Kendi dunyana hosgeldin.”

Ilginc bir ana tanik oluyoruz. “Merkezden-kitleye” (one-to-many) iletisimin onculerinden biri olan Time dergisi, kendi tarzinin varligini tehdit eden “kitleden-kitleye” (many-to-many) iletisim sistemlerinin temel tasi olan bireyi, yani “kullanici”yi yilin kapagi yapiyor.

Son zamanlarda internette turemis olan ve kullanimi korkunc bir hizla buyuyen bilgi, eglence ve paylasim sistemlerin altyapilari tamamen kullanicinin katilimi uzerine kurulu. Yaz, ciz, fotograf cek, video kaydet, kisacasi bir sekilde uret. Son adim ise hep ayni. Paylas. Uret-katil-paylas. Kitle capinda paylasim icerigin tamamini olusturuyor. Time dergisi de bu trendin altini ciziyor.

Time, buna ek olarak “bilgi caginin ve medyanin kontrolu sende” diyor. Gercekten oyle mi? Kontrolun kimde olduguna karar vermeden once kontrol kavramini biraz acalim. Birileri sistemi yaratiyor, birileri finanse ediyor, birileri besliyor, birileri yonlendiriyor, birileri yonetiyor, birileri tuketiyor.

Kullanicinin sisteme katilimi, besleme, yonlendirme ve tuketme asamalarini olusturuyor. Sistemin yaratimi, finansmani ve yonetimi ise sistemin sahiplerinin ve yatirimcilarinin kararlari dogrultusunda gerceklesiyor. Kullanici, sahip ve yatirimci kategorileri altindaki bu asamalar organik olarak birbirine bagli: birinin kaybolmasi halinde digerinin varligi anlamini yitiriyor. Mesela, kitle olmayinca yonetim kavrami anlamsizlasiyor.

Bu sartlar altinda kontrol, sistemin yapisi geregi dagilmis durumda, o yuzden kontrolu etki-tepki olarak dusunmek daha anlamli. Kullanicilarin katilimlari sonucunda sistemde buyuk capli icerik ve davranis temalari olusuyor. Bu temalar sistemi yonlendiriyor ve varligini surdurmesini sagliyor. Diger taraftan sistemin sahibi bu temalar ve yatirimcinin endiseleri dogrultusunda sistemi yonetiyor, kurallari duzenliyor ve ortamin sinirlarini yeniden ciziyor.

Su noktayi da goz onunde bulundurmak lazim. Katilimin yani kullanicinin sistemi yonlendirmesi, kullanicilarin sistem icerisindeki aktivitelerinin butununun bir sonucu. Bu sonuc cogunlukla katilimin amaci degil, dolayisiyla ozellikle bireysel duzeyde bilincli degil. Sistem sahibinin sistemi yonetmesi ise tamamen bilincli ve planli bir aktivite. Diger bir deyisle, sistem sahibinin kontrol bilinci surekliyken kullanicilarin olusturdugu kitle bilinci gel-git halinde ve ne zaman ortaya cikacagini kestirmek zor.

Sonuc olarak, Time dergisinin kullaniciyi ya da tuketiciyi yilin insani secmesini dunya capinda bir trendi yansitmasi acisindan iyi bir haber olarak goruyorum. Kitleden-kitleye sistemlerde tuketici, ayni zamanda uretici olabildigi icin, sistem uzerinde dogrudan bir etki yaratma potansiyeline yani guce sahip. “Dunya birden bire degisti” tadinda populist bir yaklasimla “Artik kontrol sende” diye basmakalip bir sonuca atlamak ise konunun derinliginin gozden kacmasina ve haberin yaniltici bir hale gelmesine sebep oluyor.

Asagidaki kitaplar, dagilmis (distributed) sistemlerde kontrolun nasil evrim gecirdigini daha derin bir sekilde inceliyor:

Protocol: How Control Exists after Decentralization - Alexander Galloway
Code and Other Laws of Cyberspace - Lawrence Lessig

arikan | December 23rd, 2006

Alibaba ve Türk Çin İş Adamları Derneği

alibaba.com Çinde’ki küçük ve orta ölçekli üreticileri dünyaya bağlayan bir iş ortamı. Son zamanlarda daha sık Berlin’de, San Francisco’da, veya İstanbul’da köşe başı dükkanlarının alibaba.com yoluyla Çin’de ürettirdiği malları sattığını görüyoruz. Bu Türkiye’de de dünyada da “dışarıya iş yaptırma aman bizim ekonomi çöküyor” gibi telaşlara itiyor insanları ancak dünyanın neresinde olursa olsun iyi ve ucuz hizmet veren kazanır mantığından bu iş giderek artıyor. alibaba.com gibi siteler sayesinde sadece Sabancı Holding, General Motors gibi dev şirketler değil siz de evden kendi şirketinizle bu işi yapabilir hale geliyorsunuz.

alibaba.com sadece Çin’de bağlantı sağlamıyor, aynı zamanda ordaki üreticileri organize ediyor. Mesela Çin’de bir köydeki eldiven üreticisi ben eldiven satıyorum deyip geçemiyor. alibaba sitesinde sistem gereğince listelenecek olan işi binbir kaleme bölerek işin detaylarına girmek zorunda ve böylece çok daha verimli iş anlaşmaları yapılabiliyor.

İş adamları dernekleri web servislerine dönüşmeli

Önceki gün de Taksim’de Sakızağacı caddesinde Türk Çin İş Adamları Derneği (TÇİAD) olduğunu gördüm. Bu dernek aynı zamanda “Çince dersi verilir” diye bir afiş de asmışdı. Sanırım iş anlaşması yapabilecek kadar Çince öğrenmek bir çok iş adamına faydalı olur. Ancak çok önemli bir durum var ki, bugün her “iş adamları derneği” bir web servisine dönüşebilir. Bu hem işleri daha erişebilir kılar hem de alibaba.com örneğinde olduğu gibi daha fazla düzene girmesini sağlayarak ekonomik etkinliği hızlandırır. Sanayi bölgesi veya teknokent kurmak kendi başına çok da yeterli -hamle?- değil, böyle alanlar Internet üzerinden dünyaya açılıp düzene girdiğinde çok daha aktif bir ekonomik hayat olacaktır.

Güncelleme: Alibaba.com Türkiye’ye kapatılmıştır. Bu kapatma doğru değildir, Türkiye’den Çin ile ticaret yapanlara büyük engeldir. Ancak alibaba.com sitesine farklı yollardan erişmek mümkündür. Bunun için şu listedeki yollardan birini deneyin:
bağcık “Yasak sitelere giriş” etiketli bağlantılar

arikan | December 15th, 2006

Sadece aşk kalbini kırabilir

Openstudio sanatçısı Dara Kılıçoğlu son zamanlardaki ruh halini dagınık-birleşik bir biçimde tüm galerisinde sergileyerek sanat tarihinde bir ilke imza attı. Kalbini oluşturan parça parça işler Openstudio sanat marketinin doğası gereği satılmaya başladığında sanatçının kalbi belki bir daha hiç bir araya gelemiycek şekilde parçalanmış olacak. Fahiş fiyatlara gitmesi tahmin edilen bu koleksiyonluk parçalardan belki bir tane de siz alabilirsiniz.

Dara parçaları bu pazar (Aralık 17) İstanbul saatiyle 9pm’de satışa çıkaracağını belirtti. Parçalar teker teker satılacak, böylece biri satılmadan diğerini almak mümkün olmayacak. Satış sırasında Dara parçaları Neil Young klasiği “Only love can break your heart” parçasının sözleriyle etiketliyecek.
Broken Heart

arikan | December 7th, 2006

VOLUME dergisi yeni sayısı:
Kriz! Ne krizi?

Eğer dünya bir borç krizi yaşıyorsa, bir doğruluk krizi yaşıyorsa, bir gelişigüzel yayılmışlık krizi yaşıyorsa, bir amaç krizi yaşıyorsa tasarım ne yapabilir? VOLUME son sayısında Ole Bouman, Alexander D’Hooghe, ve Yung Ho Chang’in yazılarıyla bu soruları derinleştiriyor ve bir hayatta kalma paketi sunuyor.

volume

Volume #9

arikan | December 3rd, 2006

Manevi Emek Borsası’na katılanlara teşekkürler

Manevi Emek Borsası‘nda bir haftadır süren alışverişler sonunda noktalandı. Fiziksel ve online katılımcıların katkılarıyla dört ayrı şehirde eş zamanlı yapılan bu bir yerde bulunma ve alışveriş performansında sadece yaşayarak –farkında olmadan– yarattığımız değelerin şirketler ve devletler tarafından sömürüldüğüne dikkat çekmeye çalıştık. Sonuçta sadece bir mekana girdiğinizde bile orada kullanılabilir bir değer yarattığınızı ve bu değerin borsası bile olabileceğini gösterdik.

İstanbul’da yeni yayına başlayan PDF şehir rehberi LeCool projeyi şöyle yazdı:

le cool

İstanbul klişelerden örülü, burada cool şeyler olmuyor diyenlere duyrulur: Oklohama, Boston, Münih ve İstanbul’da eş zamanlı gerçekleşen bir teknoloji-sanat-eğlence etkinliği olan a Stock Market in Life ile hayatın hisse senetlerini borsada alıp satıyorsunuz. Para birimi ise projenin mimarı Burak Arıkan’dan alıyor ismini. Bu dört şehirde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinliklere giden insanlar sensörler tarafından algılanıp internet database’ine aktariliyor. Ne kadar çok kişi gelirse o şehrin borsa değeri o kadar artıyor. Klub Karaoke’nin üstündeki Zoo’ya yarın gece gitmeden borsada biraz oynayın. Dünyanın her yerinden insanların oynadığı bu sanal borsa etkinliği İstanbul’da da Zoo’da eğlenerek yaşayın ve bakın hisseleriniz kaç burak eder?


Kapat
E-posta ile paylaş