Archive for the ‘siyaset’ Category

arikan | April 25th, 2008

Wikileaks Yeni Nesil “Ergenekon Operasyonu” mu?

Wikileaks, erişilemez belgeleri açığa çıkartmak ve çözümlemek için sansürlenemez bir Wikipedia geliştiriyor (Türkçe Wikileaks tanımı). Arayüzü Wikipedia ile aynı olan, yani herhangi birinin kullanabileceği Wikileaks’de şu ana kadar muhalif topluluk ve anonim kaynaklardan 1.2 milyonun üzerinde belge toplanmış. Sitede şöyle bilgi veriliyor:

Başlıca ilgi alanımız Asya, Eski Sovyet Bloğu, Sahra Altı Afrika ve Ortadoğu’daki zalim rejimleri açığa vurmaktır ama aynı zamanda kendi hükümet ve şirketlerindeki ahlaksız davranışları ortaya çıkartmak isteyen bütün bölgelerdeki insanlara yardımcı olmayı umuyoruz. En yüksek siyasal etkiyi hedefliyoruz.

Wikileaks, sızdırılan belgeleri herhangi bir medya kuruluşu ya da istihbarat servisinin yapabileceğinden daha güçlü bir şekilde incelemeye açıyor. Bunun için herhangi bir belgenin güvenilirlik, inandırıcılık, gerçeklik ve geçerliliğini bütün küresel topluluğun sınaması için Wikileaks’in forumlarında açılıyor. Topluluklar sızdırılan belgeleri yorumlayabiliyor ve kendi ilintilerini kamuya açıklayabiliyorlar.

Wikileaks’in Wikipedia veya Türkçesi Vikipedi ile resmi bir bağlantısı yok. Sadece hepsi aynı wiki arayüzü ve teknolojisini kullanıyor.

Wikileaks Çinli muhalif topluluklar ile ABD’den, Tayvan, Avrupa, Avusturalya ve Güney Afrika’dan gazeteciler, matematikçiler, ve şirket teknikçileri tarafından kurulmuş. Henüz kurulmakta olan Danışma Kurulu insan hakları savunucularını, avukatları, ve kriptografi uzmanlarını içeriyor.

Wikileaks Türkiye Kategorisi şu anda bir kaç belge içeriyor ancak çok daha fazla belge olması mümkün. Yardım etmek için şu adresten katılabilirsiniz:
https://secure.wikileaks.org/wiki/Volunteer_to_help

arikan | April 22nd, 2008

Türkiye’de İşkencenin Stratejik Haritası İnternet’te Yayınlanıyor

Modern hayatta işkence itiraf almak amacıyla sorgulamada kullanılıyor. İşkence tarihinde ceza olarak kullanıldığını biliyoruz ancak günümüzde sorgulamalarda kullanılan işkence evrensel olarak bir insan hakları ihlalidir. Türkiye’de hala işkence yapanların geçmişi Soğuk Savaş döneminde Türkiye’de hortlayan hem devletten hem askeriyeden “bağımsız güvenlik güçleri”nin CIA’den öğrendiklerine dayanıyor olabilir (bkz kontrgerilla el kitabı). Günümüzde işkenceyi kim kime dayattı, kimlerin emriyle yapılıyor bu çok karmaşık bir mesele, karmaşık çünkü normalde takip edemiyeceğimiz ağlı bağlı zincirleme ilişkilere dayanıyor. Bu ilişkiler zincirini görebilmek için önce bu bilgilere, sonra da bir haritaya ihtiyacımız var.

Helsinki Yurttaşlar Derneği (hYd) ve İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD)‘nin ortak projesi “Hak Mücadelesinde Haritalama Yöntemi” Türkiye’de işkencenin stratejik haritasını çıkardı.

stramap.org adresinden Türkiye’de işkencenin stratejik haritasını görebilirsiniz.

Ben bu habere “İşkenceyi Önlemek İçin İşkence Haritası İnternet’te” başlıklı Bianet.org yazısıyla öğrendim. Haberin yazarı Tolga KORKUT detaylı olarak anlatıyor nasıl kullanılabilieceğini. bianet.org editörlerinin de katkıda bulunduğu çalışma, insan haklarının korunmasını sağlayacak ve ihlallerin devamına yol açan odak noktalarını, kişileri, kurumları ve bunlar arasındaki ilişkileri içeriyor. Proje süresince hak savunucuları, akademisyenler, hukukçular, tıp uzmanları ve kamu görevlileriyle yüz yüze görüşmeler yapılmış; çalışma toplantıları düzenlenmiş. Haritanın oluşmasına katkıda bulunan hak savunucusu kişiler son halini gördükten sonra “yıllardır içinde oldukları bir konunun, mücadelenin “toplam resmi“ni gördük” demiş.

Türkiye’de muğlak olmaya devam eden başka pek çok konunun açığa çıkması için haritalandırılması gerekli. Diyagram çizme askeriyeden sızan “sivil toplum örgütleri andıçı” gibi sadece Genelkurmay’a ait bir iş değil, belli bir araştırma yapan herkes kağıdı kalemi alıp kim kime nasıl bağlıymış bir harita çizebilir.

Bu harita belli bilgi görselleştirme teknikleriyle çok daha iyi yapılabilir ancak böyle bir bilginin dahi ortaya çıkarılmış olması çok değerli. Türkiye’de Görsel İletişim Tasarımı bölümlerinde okuyan ve medya tasarımı çalışan öğrenciler bence hemen proje ekibi ile ilişkiye geçip haritayı daha da iyileştirmeye girişebilirler.

Bu projede bir sonraki adım bir API (Uygulama Programlama Arayüzü) ile veri tabanının programlanabilir olarak daha geniş kitlelere açılması olmalı. Böylece başka bilgilerle karışıtırılabilir hale gelir. Ben mesela hemen şimdi programlama editörümü açıp bu işkence verileriyle oynamaya başlıyabilirdim.

EK: Bianet haberi: TİHV, İşkence Atlası’nı Yayınladı

Dokuz uzmanın yazdığı atlas farklı işkence türlerini fotoğraflar, çizimler ve tıbbi bulgularla anlatıyor. Amaç işkencenin etkin biçimde belirlenip belgelenmesi için hukuçulara, adli tıp uzmanlarına, doktorlara kaynak oluşturmak.

Not: Sitede yazmıyor ama haritaya bakarken klavyede CTRL tuşuna basılı tutup fareyi oynattığınızda harita içinde dolaşabiliyorsunuz.

arikan | April 11th, 2008

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Nasıl Başvurulur?

Türkiye’de insan haklarımız sık sık çiğnendiği için maalesef yurt dışından destek arıyoruz. Bu destekler arasında en önemlisi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM). AİHM Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olan temel haklarının çiğnenmesinden şikayetçi olan bireylerin başvurularını belirli koşullar altında değerlendiren bir uluslararası mahkemedir.

Ancak pek çok Türkiye vatandaşı bunu nasıl yapacağını bilmeyebilir. Ben de bilimiyordum, şu ana kadar ihtiyacım da olmadı, ama Türkiye’de ihtiyacı olan veya olacak kişiler vardır, birilerine bir gün yardımcı olabilir diye sade bir vatandaş AİHM’e nasıl başvuru yapabilir –AİHM sitesine göre– bunu adım adım yazıyorum.

  1. Mahkemenin resmi dili İngilizce ve Fransızca’dır, ancak size daha kolay geliyorsa ilk aşamada Türkçe başvurabilirsiniz.
  2. Mahkeme’ye yapılan başvurular yalnızca posta yolu ile gönderilebilir (telefonda yapılan başvurular kabul edilmez.) Faks veya elektronik posta ile yapılacak başvurular daha sonra posta ile gönderilecek başvuru metniyle teyid edilmedikçe geçerli sayılmayacaktır.
  3. Başvurunuzla ilgili bütün yazışmalar aşağıdaki adrese gönderilmelidir:

    Monsieur le Greffier de la
    Cour europeenne des Droits de l’Homme
    Conseil de l’Europe
    F–67075 STRASBOURG CEDEX.

  4. İlk mektubunuz veya başvuru formunuzun alınmasından sonra, Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü, adınıza açılan dosyanın numarasını size bildirecektir. Bu numara, daha sonraki bütün yazışmalarda yer almalıdır.
  5. Başvurunuz şunları kapsamalıdır:

    a. Şikayetlerinizin, ve dayandıkları olayların özeti,
    b. Sözleşme ile güvence altına alınan haklarınızdan hangilerinin ihlal edildiğini düşündüğünüz konusunda açıklama,
    c. İç hukuk yollarını tüketmek için hangi makamlara başvurduğunuz konusunda bilgi,
    d. Şikayet konusu olayla ilgili olarak kamusal mercilerce verilmiş kararların bir listes. Bu listede ilgili kararların tarihi, kısa özeti, kararı alan makamın adı da yer almalıdır.

  6. Başvuru bizzat tarafınızdan veya temsilciniz tarafından imzalanmış olmalıdır.
  7. Kimliğinizin açıklanmasını istemiyorsanız, bunu belirtin.
  8. Başvurunuzun ilk aşamasında, bir avukat tarafından temsil edilmeniz yada sizi temsil eden kişinin mutlaka avukat olması gerekmez.
  9. Mahkeme’de başvurular ücretsiz incelenmekte olup, dosyanızın gidişatı ile ilgili bilgiler size Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından bildirilecektir.

Bu yazıda faydalandığım orjinal belgeler:

Umarım AİHM’e başvurmak zorunda kalmazsınız, ama gerekirse bu yazı bir başlangıç olabilir.

Güncelleme
: AİHM yargıcı Rıza Türmen ile NTVMSNBC’de bir röportaj. “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde 1 Kasım 1998 tarihinden bu yana yargıçlık yapan Rıza Türmen, görevini 1 Mayıs 2008 tarihinde Işıl Karakaş’a devredecek. NTV Brüksel muhabiri Kayhan Karaca’ya özel röportaj veren Türmen, parti kapatma davaları ve 301’nci madde değişikliğini değerlendirdi.”

arikan | March 14th, 2008

Türkiye’de Kitlesel İfade Özgürlüğü Engellemesi

youtube-engellenmistir.jpg

Bugün Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından Atatürk’e hakaret içeren videoların yer alması nedeniyle alınan karar doğrultusunda, youtube.com sitesine hem IP, hem de alan adı yönünden erişimi durdurdu.

Bu hareketle Türkiye’de yaşayan ve YouTube’da video yayınlayan yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü hiç bir suçları olmadığı halde Türkiye Sulh Ceza Mahkemesi tarafından bir anda engellenmiştir. Sadece YouTube.com değil daha önce Wordpress.com gibi yine Türkiye’den yüzbinlerce kişinin yazıp çizdiği blog servisi de kapatılmıştır. Dahası bu servislerde yorumlarla derdini düşüncelerini anlatanların da ifade hakları elinden alınmıştır.

Eskiden ifade özgürlüğü engellemesi dahilinde bir kitap yasaklanırdı toplatılırdı yazarı yargılanırdı, şimdi bu yeni nesil engellemeler milyonlarca kitap ayarında fikri ve bu fikirleri ifade eden yüzbinlerce kişiyi engelliyor, üstelik bir anda, üstelik tek tek herkesi yargılamadan, üstelik haberiniz bile yok, sabah kalkıyorsunuz artık “konuşmıyorsunuz”. Bu düpedüz kitlesel ifade özgürlüğü engellemesi. Son derece bilinçsizce verilmiş bu kararlar vatandaşa saygısızlıktan başka bir şey olamaz.

Türkiye’de yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü nasıl bir anda engellenebiliyor?

5651 sayılı Internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun bu kararların ana sebebi. 23 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren bu kanun hakkında yazan avukat İlker Atamer şunları diyor:

5651 sayılı kanun, ‘toplu kullanım sağlayıcı’ kavramını, “kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlayan gerçek ve tüzel kişiler” olarak tanımlamıştır. Kanundaki bu tanım eksik ve yanlış anlaşılmaya müsaittir. Zira tanımda yer alan “kişilere” sözcüğü ‘toplu’ ifadesini tam olarak karşılamadığı gibi, bu tanım herhangi bir toplu kullanım ölçütü veya toplu kullandırma amacı aramamakta ve bu nedenle başkalarına internet kullanımı sağlayan herkesi kapsamaktaymış izlenimi vermektedir.

“Toplu kullanım” ifadesinin problemli olduğunu belirterek devam ediyor:

‘Toplu kullanım’ ifadesi, topluca diğer bir deyişle birden fazla kişi tarafından bir arada veya aynı anda kullanımı ifade eder. Kanunda asıl ifade edilmek istenen budur ancak mevcut tanım eksik ve yanlış anlaşılmaya oldukça müsaittir.

Şöyle bir çözüm getiriyor:

…kanundaki bu tanıma ek olarak bir tanım yapmak gerekirse, toplu internet kullanım sağlayıcı kavramı için ‘kişilerin topluca yararlanmasını sağlamak amacıyla, birden fazla kişiye aynı anda ve genel amaçlarla internet ortamını kullanma imkânı sunan gerçek veya tüzel kişiler’ denilebilir.

Avukat İlker Atamer’in “Toplu İnternet Kullanım Sağlayıcıların Hukuki Yükümlülükleri ve Sorumlulukları” başlıklı bir yazı dizisi var. Kitlesel ifade özgürlüğü engellemesinden siz de rahatsız oluyorsanız mümkünse kendi blogunda bunu yazın, bu çalışmalara bağlantı verin, alıntılar yapın, sizin için önemli yerleri yazın, tekrar tekrar başkalarına anlatın, bu cahillikle beraber mücadele edelim.

Güncelleme 1:

Güncelleme 2:

Toplu İnternet Kullanım Sağlayıcıların Hukuki Yükümlülükleri ve Sorumlulukları - 1
Yazar: Av. İlker Atamer
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19998

2.Nesil İnternet Sitelerinin, 5651 Çerçevesinde Hukuki Statüsü - 1
Yazar: Av. İlker Atamer
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19982

5651 No’lu Online Yayıncılık Yasası Yazıları
Yazar: Fusun S.Nebil
http://turk.internet.com/dosya/0708/yazilar/

Av.Purut; 5651′e Göre Web 2.0 Siteler İçerik mi, Yer Sağlayıcı mı Belirsiz
Yazar: Fusun S.Nebil
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19795

İlgili Düğümküme Yazıları

arikan | December 21st, 2007

Bugünlerde Merak Ettiklerim

  • Kuzey Irak operasyonunda Türkiye ordusu kaç para harcadı? Cevabı yorumda.
  • Türkiye her yıl kaç IMF uyarısı alıyor?
  • Türkiye IMFden aldığı para için karşılığında faiz dışında ne veriyor? Cevabı burada.
  • Hem turizm hem kültür bakanı nasıl olunur?
  • İnternet bilmeyenler Wordpress.com YouTube.com gibi sitelere erişimin engellenmesini ifade özgürlüğüne müdahele olarak algılayabilicek mi? İnternet yasağı nasıl aşılır.
  • İfade özgürlüğü problemi “kullanım özgürlüğü” problemine mi dönüşüyor?
  • Ne zaman açık kaynaklı bir Türkçe konuşma sentezleme ve tanıma programı kullanabilicez?
  • Banka ne zaman ve nasıl icat edildi? Cevabı burada.
  • Borsa ne zaman ve nasıl icat edildi? Cevabı burada.
  • Bu yüzyılda virtüöz sanatçı gibi bir kavram olabilir mi?
  • Edison neden geçmişten bir teknoloji şirketi olarak değil de bir dahi adı olarak biliniyor?
arikan | December 11th, 2007

Balonda Yaşamak: Kredi, Borç, ve Kriz

mute-26-kapak.jpg

Mute internet sonrası kültür ve politika ortamına odaklanmış bir yayın. 1994 yılından beri düzenli olarak online toplaradıkları içeriği yine düzenli olarak dergi veya kitap olarak basıyorlar. Mute’un yeni basılı sayısının başlığı “Balonda Yaşamak: Kredi, Borç, ve Kriz“. Borçla ayakta duran bir neslin –küresel boyutta– patlama işaretleri verdiği ve bunun sosyal etkileri konu ediliyor. IMF’den aldığı borçlarla ayakta duran Türkiye ekonomisini yaşayan bizler için hem çok duyulmuş hem de çok kulak ardı edilmiş bir konu. Biliyorsunuz ki bugünkü devirde öğrenci, esnaf, mafya, devlet kim olursanız olun ancak aldığınız borçları ödeyebildiğiniz sürece varlığınız kabul edilir.

Bu sayıya katkıda bulunan yazarlar ve sanatçılar dünyadaki finans akışı ve bunun ayakta tuttuğu düzen arasındaki bağları inceliyorlar. Hazinedeki altın miktarına dayalı ekonomi modellerini bırakalı çok oldu, bu halde elinizde tuttuğunuz para nasıl değerli olabiliyor? Bu değer sadece sizle aynı yerde bulunan fabrikalardaki ve tarlalardaki üretime mi bağlı yoksa Venezuella’daki bir kriz sizi etkiliyor mu? Bunun ne kadar farkındasınız, yoksa sadece aa dolar düştü borsa yükseldi diye mi bakıyorsunuz. Özetle küresel bir finans krizi bizim krizimiz mi?

Mute Dergisi online ve basılı dağıtılıyor, burdan üye olabilirsiniz.

arikan | November 25th, 2007

İnsanların İnsani Kullanımı

cybernetics-wiener.jpg

Sibernetik (”cybernetics”) denilen bilim dalının kurucusu Norbert Wiener 1948 yılında Sibernetik adlı kitabını yayınladıktan hemen 2 yıl sonra bu yukarda resmini gördüğünüz “İnsanların İnsani Kullanımı” kitabını bitirmiştir. Bu kitapta Wiener gerçeklerin ve doğa kanunlarının istatistiki temsiline eğilir. Yaşamı iç içe geçmiş olasılıklar dünyası olarak anlatırken sanki bugünkü sosyal ağlı internet hayatının altında yatan makenizmalardan bahsetmektedir.

Sibernetik kitabının 1948 yılında yayınlanmasıyla bu disiplin akademilerde yayılmaya başlamıştır. Sibernetik hayvanlarda ve insanlarda kontrol ve iletişim bilimi anlamına gelir. Diğer bir deyişle sibernetik alanı kendiyle ve çevresiyle iletişim kurabilen ve kendi kendini üretebilen sistemleri ve işlemleri çalışır. Bu görüşe göre basit işlemler karmaşık sistemleri oluşturur. En temel işlem negatif geri beslemedir. Bu alan belki Türkçeye “güdümbilim” olarak çevrilebilir.

arikan | October 19th, 2007

550 Milletvekili Seni Temsil Ediyor mu?

mean_vekil.jpg

Bunu öğrenmek için bugün saat 18:00 20:00 arası İstiklal Caddesi’nde Karşı Sanat galerisine gidin ve Ali Miharbi‘nin “Eigenvekil” projesine bakın. Halil Altındere’nin küratörlüğünü yaptığı “Gerçekçi ol, imkansızı talep et” sergisi bugün Karşı Sanat‘da açılıyor, 17 Kasım’a kadar sürecek.

Ali yukarıdaki resmi 550 milletvekilinin vesikalık fotoğraflarının ortalamasıyla yapmış. Sergiye gittiğinizde Ali’nin kurduğu kameranın karşısına geçin ve ayna misali ekranda kendi yüzünüzün milletvekilllerinin yüz özellikleri kullanılarak hesaplanmış halini görün.

“Eigenvekil” (2007), bir LCD ekran, PC, kamera ve duvarlarda asılı posterlerden oluşan bir yerleştirme. İzleyici ekrana bakarken, bilgisayarın canlı kamera görüntüleri ve işlediği istatistiksel veriler sayesinde, TBMM milletvekillerinin fotoğraflarından hesaplanan özelliklerin, kendi görüntüsü üzerinde bir ‘yansımasını’ görüyor. Aynaya bakar gibi ekrana bakıyor ama aslında çok kısıtlı bir şekilde temsil edildiğini farkediyor. Politik temsil, sanatsal temsil, matematiksel temsil gibi birçok temsil türünde, genelleştirme adına yapılan soyutlaştırmalar, kenarların yontulması, temsil edilenler çoğaldıkça, tek tek bireylerin (veya öğelerin) bakış açısından, temsil edeni bulanıklaştırıyor. Eigenvekil de, çeşitli temsil türleri üzerinden, günümüzün temsili demokrasilerindeki bu soruna dikkat çekiyor.

Eigenvekil projesinde, görüntülerin tekrar oluşturulması için “eigenface” (özyüz) yöntemi kullanıldı. Bu ve benzeri yöntemler, genellikle, aranan kişilerin bilgisayar ve kameralarla otomatik olarak tanınmasını sağlayan sistemlerde kullanılıyor. Bunun yanısıra, AB, ABD ve Kanada pasaportları (veya vizeleri) için, özel birçok sıkı kurala ve ölçüte göre çekilen biyometrik fotoğraflar da buna benzer sistemlerde kullanılmak üzere, yüz kimliğimizin en verimli şekilde devletin veritabanına aktarılmasını sağlıyor. Böylelikle, gözetleme kamerası karşısına geçen kişi, bu veritabanındaki kişiler ile karşılaştırılabiliyor. Eigenvekil projesinde ise, gözetlenen izleyicinin yüzü, TBMM milletvekili fotoğraflarından oluşturulan veritabanındakilere yeterince benzememesine rağmen, sanki onlardan biriymişcesine bilgisayar tarafından tekrardan oluşturuluyor ve elde edilen sonuç olduğu gibi ekrana yansıtılıyor.

Eigenvekil’den diğer görüntüler… İlki kendi vesikalık resimlerinin, milletvekili resimlerinin özelllikleri kullanılarak tekrardan oluşturulmasına razı olan arkadaşlar. İkincisi en önde giden eigenvekiller.

eigenvekil-unknown.jpg

top_eigenvekils.jpg

cenk | September 25th, 2007

İnternet Yasağı Nasıl Aşılır?

Düğümküme’de konu ile ilgili yazılmış yazılar:

Biri Bu Adamı Durdursun, Etkin Çiftçi
http://www.dugumkume.org/biri-bu-adami-durdursun

Youtube’a Türkiye’den erişim, Türk Mahkemesi Tarafından Engellendi!, Dara Kılıçoğlu
http://www.dugumkume.org/youtube-turk-mahkemesi-tarafindan-engellendi

Mahkeme Kararıyla Internet Sitesi Kapattırma Formu, Burak Arıkan
http://www.dugumkume.org/mahkeme-karariyla-internet-sitesi-kapattirma-formu

İfade Özgürlüğü Yazılımları, Ali Miharbi
http://www.dugumkume.org/ifade-ozgurlugu-yazilimlari

Sıkıysa gerekçelerinizi uluslararası platformlarda tartışın ve galip gelin, sahipleri değil biz kullanıcılar yakalım o sunucuları törenle. Her sene de kutlayalım, evet çok doğru bir karar vermişiz bilgi uzayından malum verileri atmış olmakla diyerek halay çekelim…

Ağa Türkiye topraklarından erişen arkadaşlar, aslında bu tür engellemeleri (Bu siteyi göremezsin kardeşim) ufak bir yazılım ayarı sayesinde aşabiliriz.

Şu adrese bir göz atın: http://publicproxyservers.com/

Sol tarafta gördüğünüz ‘proxy server 1′ bağına tıklayın. Karşınızda ücretsiz olarak kullanabileceğiniz, hergün güncellenen sunucular listesi var. Hem yurdumuza yakın hem de teknolojik olarak gelişkin olması muhtemel ülkelerden birini seçin.

Şimdi tek yapmanız gereken, uygun bir sunucu seçip tarayıcınızda (browser) gerekli ayarlamaları yapmak.

Firefox’da bu ayar şöyle yapılıyor:

Preferences / Advanced / Network / Settings / Http Proxy kısmına Ip adresini ve port numarasını yazacaksınız. Şimdi herhangi bir siteyi açıp kontrol edin, çalışıyorsa tamamdır.

Notlar:

  • Ücretsiz bir çözüm
  • Bu sitelerden bazıları listenin tazelenme periodu ile alakalı olarak çalışmayabilir. Başkasını deneyiverin
  • Ayarları her zaman ‘Direct Connection to the Internet’ ya da ‘Auto-Detect’ seçimleriyle geri almak mümkündür
  • Kullandığınız bir proxy bir süre sonra hizmet dışı kalabilir, kapanabilir, herşey olabilir. Başkasına geçersiniz. Bir gün Internet çalışmıyor diye paniklemeyin
  • Proxy Kullanırken anonim gezinti yaparsınız
  • Http proxy im ve benzeri uygulamaları etkilemez

Hepimize özgür gezintiler!

arikan | September 22nd, 2007

Yeni Flash Gösterici Her Tür Videoyu Destekliyor

Adobe geçtiğimiz günlerde usulca yeni Flash Gösterici’den bahsetmeye başladı. Yeni Flash Gösterici H264 video dosyalarını detekliyor. Bunlar hemen hergün kullandığımız video formatları demek: .mp4, .m4v, .mov ve dahası… Bu gelişme neye yarar?

YouTube ve benzeri video paylaşım siteleri bugüne kadar hep kullanıcıların yüklediği videoları sunucu tarafında karmaşık işlemlerle FLV formatına çevirip Flash içinde yayınlıyordu. Şimdi yeni Flash Gösterici sayesinde YouTube, Vimeo, Metacafe gibi servisler sunucuda çevirme işi yapmaktan kurtulabilirler. Bu gelişme video paylaşım endüstrisini şu anda olduğundan çok daha ileri taşıyacaktır. Zaten ilerde, daha ne ileri taşınacak diye aklımıza takılıyor tabi?

Video paylaşım endüstirisini devleştirmesi bir yana yeni Flash Gösterici ile bilgisayarınızda bulunan her videoyu anında internette bir siteye koyabilirsiniz. İlla YouTube gibi bir servise ihtiyacınız yok. Ancak şöyle bir muhabbet hemen gözümüzün önüne geliyor:

Ama bir dakika, videoları sadece kendi siteme koyarsam kimse izlemez ki?
O zaman hem kendi sitene hem Youtube'a koy.
Nasıl yani?
Tabi YouTube kodu veriyor, iki satır kopyala yapıştır bloguna.
A tamam en iyi çözüm bu.

Bugün videolarımızı YouTube ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine koymak zorundayız. Adobe’un yeni çıkardığı Flash Gösterici diğer etkileri yanında bu zorunluluğu arttırıyor.


Kapat
E-posta ile paylaş