Archive for the ‘siyaset’ Category

arikan | April 18th, 2007

“Internet Bayramınız” Kutlu Olsun

9 Nisan’da başlayan Internet Haftası‘nın sloganı “Internet Yaşamdır”. 1998 yılında ilki yapılan bu özel haftanın tanımı şöyle belirtilmiş.

İnternet Üst Kurulu İnternetin Türkiye’ye gelişinin 5. yıl dönümü olan 12 Nisan 1998′ide kapsayacak şekilde İnterneti geniş kitlelere tanıtacak, yayacak, toplumun gündemine İnterneti yerleştirecek, ve Türkiye İnternetine ivme verecek etkinliklerin yapılması amacıyla 12-27 Nisanı İnternet Haftası olarak ilan etmiştir.

Türkiye’de neden Internet Üst Kurulu var? Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) merkezden-kitleye yayın araçlarında disiplin sağlamak amaçlı kuruldu ama Internet gibi kitleden-kitleye bir yapı için böyle bir disipline ne gerek var? Internet bizi hiyerarşinin olmadığı bir topluma hazırlarken, “üst kurul” neyin üstünde olabilir ki? Yukardaki belirtildiği gibi Internet’i yaymak geliştirmek gibi amaçlar varsa, Interneti Geliştirme Grubu gibi isimler kullanılmalı.

Internet yaşamsa biz “Yaşam Üst Kurulu” istemiyoruz.

Internet Haftası sitesinde Internet hayatınızı nasıl değiştiriyor? sorusuna yazılan yorumlara baktığımızda ironik bir şekilde “üst kurullar” ile büyüyen bir neslin Internet hakkındaki görüşlerinden örnekler görüyoruz:

“internet insanlıgın icat ettigi en önemli teknik lakin yaralanmasını bilmek güzel amaçlarda kullanmak gerek internet hırbızlıga yolsuzluga alet edilmemeli…” – OÖ

“internet şu anda bilgisayarın başında oturup çetleşmeye yarıyor.Çocukların oyun oynadığı bir makina.” – AS

“İnternet`in yararları olduğu gibi zararları da vardır.İnternet`te çok oyun oynamamalıyız.İnternet`te kötü şeyler olabilir bunlardan uzak durmalıyız.” – UÖ

“internet vazgeçilmezim değil ancak bilgilere ulaşmamda kolaylıksağlıyor ve hayatı her yönden kolaylaştırabiliyor anca olumsuz yönleri çok fazla..” – SA

“… hele internet sitelerinin oyun bölümleri neredeyse bir facia bütün gün insanlar orada oyun oynuyor ve bana göre kumarhanelerle eş değerde oyun yüzünden insanlar özel yaşamlarını feda eder hale geldiler bunun bir an önce önlem altına alınması lazım” – GK

ali | March 8th, 2007

İfade Özgürlüğü Yazılımları

Bir yandan Amerikan şirketleri, Internet sansürü konusunda dünyada bir numara olan Çin hükümeti için filtrelemeye yönelik yazılım projeleri geliştirirken, öte yandan buna tepki olarak bağımsız bazı oluşumlar hükümetlerin engellediği sitelerin veya koydukları filtrelerin etrafından dolaşabilecek sistemler geliştiriyorlar. Bu sistemlerin ortak özelliği Internet kullanıcısını anonimleştirmeleri ve istedikleri bilgiye proxy’ler yoluyla ulaşmalarını sağlamaları.

Anonymizer, özel kişilere ve şirketlere satılan bir yazılım iken, şimdi Çin ve diğer politik ve dini nedenlerden Internet’i sansürlenen ülkelere yazılımlarını ücretsiz vermeyi planlıyorlar.

Tor, Cambridge’li bir grup gönüllünün başlattığı bir proje. Çalışma prensibi, kullanıcıların bant genişliklerindeki boşlukları paylaşmak, böylelikle hem kullanıcılara anonimlik sağlamak hem de sansürlenen ülke kullanıcılarının içeriğe dolaylı yoldan ulaşmalarını sağlamak.

psiphon.jpg

Toronto Üniversitesi’nde GPL lisanslı Psiphon projesi de Tor’a benzer bir şekilde çalışıyor. Tor’dan ve Anonymizer’dan ve yine benzer şekilde çalışan Circumventor‘dan bir farkı, özellikle sansüre karşı başlatılmış bir girişim olması. Bu elbette yazılımın okullar gibi bazı içeriğin geçerli olabilecek nedenlerle kısıtlandığı mekanlarda kullanılmasına engel değil. Anonimlik için geliştirildiğinden, Tor; Psiphon ve Circumventor’un aksine, sansürlü ülke dışındaki birinden doğrudan yardım almadan çalışabilse de bu Tor’u IP filtreleme yoluyla daha kolay bloke edilebilir kılıyor.

İlginç olan, Tor ve Anonymizer’ın ABD hükümeti ve ordusu tarafından anonim olarak bilgi toplama ve Ortadoğu’daki askerleri ile bağlantı kurma gibi kullanımlarından ötürü destek almaları. Oysa 10 yıl kadar önce aynı şifreleme teknolojisi teröristler ve kanun kaçakları da kullanabilir korkusuyla ABD tarafından yasaklanmıştı. Şu anda şifreleme ve web’de anonim surf yapma özgürlük araçları olarak görülüyor.

tor-revealed.jpg

Anonymizer, Psiphon ve Tor kullanıcının ulaşmak istediği hedefin gizlenmesi yoluyla çalışıyor. Veriler şifrelenerek özel proxy makinalarına aktarılıyor, sansür uygulanmayan batı ülkelerinde bulunan bu proxy sunucular da içeriği kullanıcıya aktarıyor.

Bu programlar aslında sansür uygulayan ülkeler tarafından engellenemez nitelikte değil. Psiphon ve Anonymizer için hükümetler şu yöntemleri kullanabilir:

  • Hostname’i SSL sertifikasıyla uyuşmayan sitelerin bloke edilmesi (Çin’in IP güvenlik duvarından ziyade Ortadoğu’da kullanılan proxy sunucu sansürlemesi için daha uygun bir yöntem)
  • Konutlara verilen IP aralıklarına yapılan web bağlantılarının bloke edilmesi

Belli açıkları olmalarına rağmen, şu an için bu yazılımların engellenmesi için sansürcü hükümetlerce fazla bir çaba sarfedilmiş değil. Şu an için çok yaygın kullanılmadıklarından fazla önemsenmiyorlar olabilirler. Belki de, bu yazılımların fazla yaygın olmamalarında en büyük etken, ifade özgürlüğünün kısıtlandığı ülkelerdeki insanların, hükümetlerin sansür için gösterdikleri gerekçeleri haklı bulmaları ve sansürü kabullenmeleri.

Dara Kılıçoğlu | March 7th, 2007

Youtube’a Türkiye’den erişim, Türk Mahkemesi Tarafından Engellendi!

youtube.jpg

Türkiye’deki okuyucular, lütfen http://www.youtube.com adresine gidin. Sitenin tam olarak neden kapatıldığını bilmiyoruz çünkü herhangi bir açıklama yapma gereği duyulmamış. Büyük olasılıkla videolardan biri veya birkaçı sakıncalı bulundu. Peki sakıncalı içeriğin engellenmesi yerine tüm siteyi kapatarak aynı zamanda T.C. vatandaşlarının nelerden mahrum birakıldığının hesabını kimse yapmıyor anlaşılan. Söylecek çok sey var ama hapse girmekten korkuyorum o yüzden susuyorum.

arikan | February 26th, 2007

Simülasyon Dünya Second Life’da Terör Başladı

Kendilerine Second Life Liberation Army (SLLA) diyen Second Life üyeleri simülasyon dünyadaki dükkanlara atom bombası yerleştirdi. Yaklaşık 4 milyon kişinin yaşadığı ve dükkanların gerçek para yaptığı Second Life ortamında terör eylemlerini gerçekleştiren SLLAnın manifestoları yayılmaya başladı.

SLLA Linden Labs tarafından yaratılan ve yürütülen Second Life’da 4 milyon kişiyi temsil edecek bir demokrasi istediklerini açıkladı. SLLA websitesinde “Otoriter bir hükümet gibi davranana Linden Labs için tek uygun cevap savaşmaktır.” diyor.

SLLA_001.jpg

slla-terror.jpg

Linden Labs tarafından terör olayları hakkında yayınlanan bu görsel Second Life’da bir sahne gösteriyor.

arikan | February 21st, 2007

Spring_alpha: Alternatif Sosyal Düzen Oyunu

Spring_alpha alternatif sosyal düzenleri test etmek için geliştirilen Internet tabanlı toplumsal bir oyun. Bir nevi skeç tahtası olan Spring_alpha’da oyuncular hem hikaye seviyesinde, hem anlatım seviyesinde, hem de kod seviyesinde alternatif sosyal pratikler programlayabiliyorlar.

spring_alpha__difficult_jobs.jpg

“insanlar zor işleri yapmak için sıra değiştiriyorlar”

spring_alpha__no_one_charges.jpg

“kimse para istemiyor ve ödemiyor”

Oyunun amacı toplumun içinde bulunduğu düyadaki kuralları değiştirmek. Bu değişim oyunu çalıştıran kodu geliştirerek ve sonucunda yeni davranışlar ve etkileşimler yaratarak yapılıyor. Yeni yazılan kodların etkisi oyuncunun bu yeni fikirleri toplumda yayabilme derecesi ile ölçülüyor.

Simon Yuill‘in yönettiği Spring_alpha projesi dört özelliği ile dikkat çekiyor:

  1. Bilgisayar oyunu geliştirmeyi sosyal ve eleştirel soruşturma olarak kullanmak.
  2. Oyunun yeniden tasarımıyla ilgili konular sosyal yapıların yeniden düşünülmesi ile ilgili konularla paralellik gösteriyor.
  3. Oyunun geliştirilme aşamasında katılıma açık olması.
  4. Açık kaynak geliştirme yöntemlerini hem oyunun geliştirilmesinde hem de katılımcılarla olan etkileşimde kullanılması.

spring_alpha__school_not_compulsory.jpg

“okul mecburi değil”

spring_alpha__obedience_doesnt_relieve.jpg

“itaat etmek acıları hafifletmiyor”

arikan | February 7th, 2007

Bedava Kablosuz Internet Kullanmak ve Yaymak

wifi-liberator

Wifi-Liberator dizüstü bilgisayarlar için kablosuz Internet kullanımını serbest bırakan bir araç takımı. Sanatçı Jonah Brucker-Cohen tarafından geliştirilen Wifi-Liberator USB ile bilgisayarınıza bağlanıyor, bir yazılım ile para ödeyerek kullandığınız kablosuz bağlantıyı başkalarıyla paylaşmanızı sağlıyor, ve siz de bir bağlantı noktası oluyorsunuz. Bu proje mevcut ticari/kapalı bağlantı noktalarına meydan okuyarak dünyada açık bağlantı noktakalarının çoğalmasını teşvik ediyor.

Kablosuz Internet servisi vermek çok düşük maliyetli olduğu halde pek çok cafe, havaalanı, istasyon gibi kamusal alanda para ödemek zorunda kalıyoruz. Wifi-Liberator bu düşük maliyetli Internet bağlantısından para yapmak isteyen bencil kurumlar ile Internet’i oksijen gibi “kamusal bir ihtiyaç” olarak gören bizler arasındaki gerilime işaret ediyor. Brucker-Cohen “parazit ağ nesneleri” teması içinde geliştirdiği bu projeyle genelde paralı kablosuz Internet bulunan havaalanlarını, tren istasyonlarını, kahveci zincirlerini, ve tüm kamusal bekleme noktalarını hedef alıyor.

Wifi-Liberator’un önemli bir özelliği ancak Internet’ini paylaşırsan Internet kullanmana izin veriyor olması. Brucker-Cohen sistemin içine yerleştirdiği bu protokol ile açık kaynaklı yazılım alışkanlıklarında veya Creative Commons lisanslarında olan etiği kullanmayı dikte ediyor.

arikan | January 30th, 2007

Internet’te Açık Kimlik Sistemi

openid.gifInternet servislerine tekrar tekrar kimlik bilgilerinizi vererek üye olmaktan sıkıldıysanız OpenID sistemini kullanabilirsiniz. OpenID ismi üstünde bir açık kimlik sistemi ve açık bir standart olarak gelişiyor. Internet üzerinde bir çok servise tek noktadan, yani tek kullanıcı adı ve şifre ile bağlanmanızı sağlıyor. Bu tip merkezi-olmayan kimlik sistemlerinin temel prensibine göre nasıl bir web sitelerine tek bir adresten ulaşabiliyorsak (örn. http://dugumkume.org) herhangi bir kişi de kimlik bilgilerine aynı şekilde tek bir web adresinden ulaşabilir.

Bunun Microsoft Pasaport’tan veya Google Account’dan farkı kimlik bilgilerinizin şirketlerin kontrolünde değil sizin kontrolünüzde olması. Böylece dijital kimliğiniz cebinizde kalıyor ve Internet’te istediğiniz servise istediğiniz kadar gösteriyorsunuz. OpenID kullanmanın dört yolu var:

  1. Bir OpenID servis sağlayıcısı kullanabilir ve size kendi alan adından sağladığı adresi kullanabilirsiniz (örn. benimadim.openidservisi.com).
  2. Kendi OpenID suncunuzu kendi alan adınızla çalıştırabilirsiniz (örn. benimadim.com)
  3. Üzerinde OpenID kurulu bir sunucu servisine kendi alan adınızı yönlendirebilirsiniz (örn. benimadim.com). Bkz. OpenID sağlayıcılar listesi
  4. Kendi blogunuz kimliğiniz olabilir. Bir OpenID servis sağlayıcısını kendi sitenize yönlendirebilir böylece sonra servis sağlayıcınızı değiştirseniz bile her zaman kendi sitenizin adresini kullanabilirsiniz. Yönlendirme için tek yapmanız gereken sitenize iki satır HTML kod eklemek.

MyOpenID bu açık kimlik sistemini sunan sevislerden bir tanesi. MyOpenID’de bir kere hesabınızı yarattıktan sonra buraya kaydettiğiniz bilgileri istediğiniz ölçüde başka OpenID’li şirketlerin servislerinde kullanabiliyorsunuz. Örneğin ilk defa Yahoo’ya kayıt oluyorsanız yeni bir kayıt yapmıyorsunuz sadece OpenID kullanıcı adınız ve şifreniz ile giriyorsunuz. Ayrıca eski Yahoo çalışanı ve idProxy‘nin yaratıcısı Simon Willison bir gün dev kullanıcı veritabanları tutan sitelerin (Yahoo Google Amazon Ebay) OpenID sunucusu gibi davranacaklarını ve kendi kullanıcılarının farklı servislere girip çıkmalarına izin vereceklerini düşünüyor. Ancak bu hayal hala ülkeler arasında vize-pasaport sisteminin simulasyonu. Halbuki herkesin kendi sunucusuna sahip olması daha insani bir düzen yaratacaktır.

Açık kimlik sistemlerinin ayağa kalkması için Yahoo Google Amazon gibi dev Internet servislerinin de bunu benimsemesi önemli. İlk bakışda bunu neden yapsınlar ki gibi bir soru uyanıyor. Bu dev şirketler hali hazırda milyonlarca insanın bin bir türlü kimlik bilgisine sahipler. Bu kontrolü ellerinden almak ve geri bireylere vermek ancak daha fazla küçük servislerin OpenID kullanması ve sonucunda oluşacak birlikle mümkün olabilir. Bu konu elektronik devlete mi gidiyoruz sorularından çıkıp, elektronik derin devlet nasıl işler sorularına gidiyor. Eğer insani bir Internet servisi işletmek istiyorsanız açık kimlik sistemi kullanın.

Güncelleme
OpenID büyük internet şirketleri tarafından sömürülüyor mu?

arikan | January 20th, 2007

Hrant Dink Suikasti Hakkında Serbest Yazılar

Hrant Dink suikasti hakkında Internet üzerinde serbestçe fikir belirtebileceğiniz ve belirtilenleri okuyabileceğiniz yerler:

Siz de başka biliyorsanız Internet adreslerini bu yazıya yorum olarak gönderin.

arikan | January 18th, 2007

Neural Yeni Sayısı: Sistemi Bozmak

NEURAL

Yeni medya sanatları, elektronik müzik, ve hacktivizm odaklı Neural dergisi yeni sayısında sistemi bozmak konusunu ele alıyor. Ana hatlarıyla yeni medya alanında Rafael Lozano Hemmer, Golan Levin, Exonemo, elektronik müzik alanında John Oswald, Biosphere, Brian Mackern, hactivism alanında Heath Bunting, Rick Silva, ve Bare Life Innovation ile röportajlar var. Neural dergisi sistemi bozmak konusuna eğiliyor ancak Türkiye’de henüz bir dağıtımı yok. Postayla almak için buradan abone olabilirsiniz.

arikan | January 15th, 2007

Internet’in Kara Delikleri

Internet 13 ülkede sansürleniyor. Bu ülkelerde devlet Internet’e bağlanmayı kontrol ediyor, yazılan çizilienleri izliyor, blogcuları hapse atıyor… Internet dünyada kendini özgürce ifade etmek için en önemli platformken bu ülkelerde insanlar cezalandırılıyorlar. Sınırsız Gazeteciler (”Reporters Without Borders“) grubu Internet’in kara delikleri olan bu 13 bölgeyi harita üzerinde gösteriyor ve Internet özgürlüğü için oy kampanyası sürdürüyor.

Internet sansürlü ülkeler: Belarus, Burma, Çin, Küba, Mısır, İran, Kuzey Kore, Sudi Arabistan, Tunus, Türkmenistan, Özbekistan, Vietnam

Internet Kara Delikleri


Kapat
E-posta ile paylaş