Archive for the ‘metinsel’ Category

engin | June 7th, 2007

Türkçe Karakter İçermeyen Türkçe İsim

Bir kaç yıl önce bebeği olan bir arkadaşıma çocuğuna ne isim koyacağını sorduğumda hiç beklemediğim derecede analitik bir yaklaşımla karşılaşmıştım. Arkadaşım bana şu kriterlere uyan bir isim aradığını söyledi:

  1. Türkçe karakter (ç ö ı ş ğ ü) içermeyecek
  2. İsmin son harfi ile soyadın ilk harfi ulama yapmayacak
  3. DoÄŸadan bir isim olacak
  4. Uniseks isim olmayacak
  5. Büyük ve küçük ünlü uyumuna aykırı olmayacak

İsim koymaya Excel tablosu ciddiyeti ile yaklaÅŸan arkadaşımın kriterlerindeki ilk maddeye çevremde son zamanlarda sıkça rastlamaya baÅŸladım. Bu titizlik Türkçe karakterlerin uluslararası ortamlarda zor söylenmesi ve yazılmasına baÄŸlanabilir. Peki çocuk her gün yurtdışına seyahate gitmeyecekse Türkçe karakterler neden bu kadar tukaka? Belki de ÅŸu yüzden: Çocuk gerçek hayatta olduÄŸu kadar internette de var olacak, bir internet bireyi olacak. Adını yazacak ve söyleyecek grup her milletten olabilir. Uluslararası iliÅŸkiler diplomatlardan ve konsolosluklardan bağımsız. Barış Manço‘nun dediÄŸi gibi, memleket dünya. Her an her yerde bir dünya dünyalı ile iletiÅŸim kurmak an meselesi.

Zamanın önemli olayları ve kişileri isim trendleri üzerinde spot etkiler yaratıyor (mesela 17 Ağustos depreminden sonra deprem öncesine göre çok az bebeğe Veli ismi verilmiş). Spot olmaktan çok öte bir süreç olan internet hayatı bakalım ne gibi yeni isimlerin ve trendlerin ortaya çıkmasına yol açacak.

Etkin Çiftçi | May 31st, 2007

On Yılda Yüz Milyon Alan Adı

31 Mayıs 2007 istatistiklerine göre kayıtlı üst seviye alan adları yüz milyon sınırına dayandı. Pastanın büyük bir kısmı ise godaddy, networksolutions gibi 15 büyük kayıt ofisi tarafından paylaşılmış durumda. Üst seviye alan adları (top level domain) hem bilinirliği, kullanışlılığı nedeniyle, hem de bürokrasiye dokunmadan elde edilmesi yüzünden önemli bir pazar. Gerçi ülke kodlu alan adlarında da tablo çok farklı değil.

Beni bu rakamlara sürükleyen mesele ise, bir müşterim için kısa ve telaffuz edilebilir bir alan adı bulmaya çalışırken verdiğim amansız mücadelen başka bir şey değil. Hayatımda ilk defa sadece bu iki temel ölçüte göre yapmak durumunda kaldım; telaffuz edilebilirlik ve kısalık.

Boyut Önemlidir
Sonuçta, web’in enteresan bir yüzünü daha keşfettim. 5letter.com adlı sitede sadece beş harf ölçütüne göre alan adı araması yapmak mümkün. Kısa olsun da ne olursa olsun diyenler için müthiş bir kaynak. Yine başka bir sitede ise telaffuz edilebilirlik ölçütüne göre arama yapmanız mümkün.

Bu araçlara sahip olmak güzel. Öte yandan alan adları markaların, tüzel kişiliklerin önüne mi geçmeye başladı? Nedir onları bu kadar önemli kılan? Heralde birileri bu konuda tez bile yazmıştır.

arikan | April 4th, 2007

Güne “Beslemeyle” BaÅŸlayın: RSS

Din ve ahlak dersinde deÄŸiliz, konumuz yeni nesil haber alma yöntemi RSS beslemesi. Düğümküme’de hemen saÄŸ yanda gördüğünüz RSS ikonu günümüzün en hızlı ve doÄŸru haber alma sistemini temsil ediyor. Hızlı çünkü günde bir defa deÄŸil her an yenileniyor, doÄŸru çünkü haberler tepeden inme bir kaynaktan deÄŸil bağımsız yazarlardan geliyor. İlk önce bu videodan öğrenmeye baÅŸlayın (İngilizce ama resimli anlatıyor), sonra aÅŸağıdaki kaynakları kullanabilirsiniz:

RSS nedir?

RSS internet’de haber alıp vermeye yarayan bir veri yapısıdır. RSS mesela keditasmasi.com gibi bir blog veya bagcik.com gibi her an yenilenen bir web servisinde karşınıza çıkabilir. Biz Düğümküme yazar çizerleri her an yenilenen yüzlerce RSS kanalından besleniyoruz.

RSS’in içinde ne var?

RSS haber yayınlama veri yapısı bu ana öğelerden oluşur:

  • Kanal Bilgisi (Hangi kanaldan geliyor)
  • Haber BaÅŸlığı
  • Haber Yazarı
  • Haber Tarihi
  • Haberin Kendisi

Kim RSS kullanır?

Reuters haber ajansından daha hızlı ve doğru haber almak isteyen herkes.

RSS Hayatımı Nasıl Geliştirir?

Güne RSS okuyucunuzdaki yazıları tararayak baÅŸladığınızda bir anda Internet sizinmiÅŸ gibi olur. Halbuki zamanla bir bakarsınız giderek takip ettiÄŸiniz kanal sayısı artıyor ve eriÅŸebildiÄŸiniz dünya büyüyor. Bır yanda dünyanız büyürken bir yanda bilgi daÄŸarcığınız RSS kullanmadan öncekine göre katlanarak artıyor. Hızlı okuma kursuna gitmiÅŸ gibi oluyorsunuz. Eskiden günde iki gazete okurken ÅŸimdi 200 kanalı iki saatte tarayıp üstelik de tamamen ilgilendiÄŸiniz konularda haber alıyorsunuz. Bir anda iÅŸe güce odaklanıyorsunuz üretim gücünüz kat kat artıyor. Bir yandan da arkadaÅŸlarınız size soruyor: “neydi o yeni çıkan ÅŸey”?

Hangi RSS okuyucu?

RSS okuyucular aynı anda yüzlerce kanalı dikişsiz, yani email okur gibi takip etmenizi sağlar. Şu bedava RSS okuyuculardan keyfinize göre birini kullanabilirsiniz. Bedava kullanabileceğiniz bir çok RSS okuyucusu var.

Takip ettiğiniz bir kaç Türkçe RSS?

Ayrıca Tekno Seyir’de de iyi bir RSS nedir? yazısı var. GeçmiÅŸte RSS konusunda “Oku Tıkla Yaz ve Yeni İdeolojiler Sentezle” ve “OPML ve RSS” baÅŸlıklı iki yazı yayınlamıştık, biraz kafanızın karışmasını isterseniz bu yazılara baÅŸvurun…

Dara Kılıçoğlu | April 3rd, 2007

Emre Hüner Kim?

emrekitaponyuzb.jpg

Biyoloji, zooloji, oksitlenmiÅŸ ağır metaller, apokaliptik dünya projeksiyonları, gaz maskesi, toksik veya radyoaktif mekanlar, endüstriyel iÅŸ kıyafetleri içersindeki adamlar, bozulmuÅŸ ekolojiler, tapınaklar, kaÅŸifler, tıbbi diyagramlar… Son zamanlarda elime aldığım en güzel ÅŸeylerden bir tanesi Emre Hüner’in Bent’den çıkan ve sınırlı sayıda basılmış (500 kopya) sanatçı kitabı. İstiklal caddesi 389 numarada bulunan Robinson Crusoe adlı kitapçıda direkt dikkatimi çeken bu iÅŸ sadece içeriÄŸi ile deÄŸil aynı zamanda baskı kalitesinden vinyl kapağına kadar a’dan z’ye dikkatlice tasarlanmış olması ile de hayranlık uyandırdı. Kitabın kredileri ise BAS, Bent ve Bülent Erkmen’e gidiyor. Emre Hüner… Evet bu gizemli ÅŸahsiyet(en azından düğümküme için ÅŸimdilik öyle) ile ilgili daha fazla bilgiye ulaÅŸmaya çalışıcam.

arikan | March 11th, 2007

Türkiye’de Bilim ve Teknoloji EstetiÄŸi

bilimteknik.jpg

Popüler bilim ve teknoloji dergisi Bilim&Teknik naif ve özensiz tasarımı ile Türkiye’de yıllardır bu alandaki üretimin estetiÄŸini etkiliyor. Bu kapaklardaki “Yeni Ufuklara” baÅŸlığındaki kitsch tipografi ve grafik tüm dergi genelinde özensiz sayfa düzeni ve kötü fotoÄŸraf yerleÅŸtirilmesiyle devam ediyor. Bilim&Teknik Türkiye’de teknoloji ve kitsch buluÅŸmasına güzel bir örnek.

arikan | January 19th, 2007

Bilgisayarı Daktilo Olarak Kullanmak

Bilgisayarda dikkatinizi dağıtmadan yazmak için sadece daktilo gibi bir alete mi ihtiyacınız var? Ellibeş tane tarayıcı penceresi, iki yarım email, bir photoshop, iki metin editorü, üç konsol, ve masaüstünde bir sürü ikondan oluşan ortamda bir konuya odaklanarak yazı yazmanız zorlaşıyorsa WriteRoom programını deneyin.

Hayat karmaşıklaştıkça tek fonskiyonlu makinalar daha çok ilgi görmeye başlıyor. Karmaşık düzenleri yönetmek için geliştirdiğimiz sayısal sistemler çoğu zaman daha üst seviyede karmaşıklıklar yaratıyor. Bu paradoksun içinden tamamiyle çıkamıyoruz ama tekil makinalarla arada bir nefes alabiliyoruz.

WriteRoom

WriteRoom’dan bir görüntü.

arikan | January 18th, 2007

Neural Yeni Sayısı: Sistemi Bozmak

NEURAL

Yeni medya sanatları, elektronik müzik, ve hacktivizm odaklı Neural dergisi yeni sayısında sistemi bozmak konusunu ele alıyor. Ana hatlarıyla yeni medya alanında Rafael Lozano Hemmer, Golan Levin, Exonemo, elektronik müzik alanında John Oswald, Biosphere, Brian Mackern, hactivism alanında Heath Bunting, Rick Silva, ve Bare Life Innovation ile röportajlar var. Neural dergisi sistemi bozmak konusuna eÄŸiliyor ancak Türkiye’de henüz bir dağıtımı yok. Postayla almak için buradan abone olabilirsiniz.

Dara Kılıçoğlu | January 2nd, 2007

Helvetica’nın Filmi Geliyor

Wim Crouwel

Bir yazitipi hakkinda yapilmis ilk uzun metrajli film, Helvetica su an post-produksiyon asamasinda ve 2007′nin ilk aylarindan itibaren festival programlarinda yer alacak.

1957 yilinda Max Miedinger ve Eduard Hoffmann adli tasarimcilarin Isvicreli yazitipi sirketi Haas icin tasarladiklari yazitipi orijinalinde Neue Haas Grotesk ismini tasiyordu. Daha sonra bu meshur yazitipinin adi Helvetica olarak degistirildi. Font 1961′de Linotype firmasi tarafindan tum dunyaya pazarlanmaya basladi.

Helvetica’nin 50 senelik tarihini konu alan belgesel filme roportaj veren unlu tasarimcilardan bazilari sunlar: Erik Spiekermann, Matthew Carter, Massimo Vignelli, Hermann Zapf, Neville Brody, Stefan Sagmeister, Michael Bierut, David Carson, Paula Scher, Jonathan Hoefler, Tobias Frere-Jones, Experimental Jetset, Michael C. Place, Norm, APFEL, Pierre Miedinger, Alfred Hoffmann, Mike Parker, Bruno Steinert, Otmar Hoefer, Leslie Savan, Rick Poynor, Lars Müller.

arikan | December 29th, 2006

Hürriyet’in Web2.0 Algısı

Bu sabah onlarca Türkçe blogda yaklaşık bir hafta önce Hürriyet’te yayınlanan web2.0 yazısı hakkında yorum taradım. Belki zamansızlıktan belki bilinçsizlikten bu yorumlarda konu edilmemiÅŸ iki derin nokta var:

  1. Hürriyet ve benzeri eski medya kanalları “merkezden-kitleyeâ€? (one-to-many) bir sistemle çalışır. Yani topluma verdikleri haberlerde herkesin kafasına mesaj yerleÅŸtirmeyi amaçladıklarından genel bir ifade yakalamakla uÄŸraşırlar. Bu da detaylardan uzaklaÅŸmalarına, yavan ve yanlış bilgi vermelerine sebep olur. Web2.0 hakkında bilgili bir kiÅŸiyseniz Hürriyet’de yazanlar size son derece yavan gelir. Bilgili olduÄŸunuz diÄŸer konuları düşünün, Hürriyet ve benzeri “merkezden-kitleyeâ€? yayınlarda o konularda yazılanlar için yine aynı yavanlığı göreceksiniz.
  2. Son on yıldır Internet sayesinde “kitleden-kitleye� (many-to-many) iletişim sistemleri kullanıyoruz. Böyle ağlı sistemlerde bir konu hakkında can alıcı bilgi o konuda üretim yapabilenden gelir. Ağlı sistemlerde çok tutan anahtar kelimeler kullanmak ve o konuda konuşmak size olan ilgiyi arttırır. Bu yüzden webde milyonlarca kişi birbirinden etkilenerek web2.0 kelimesini kullanıyor ve kendine göre yorumluyor. Sonucunda web2.0 kelimesinin binbir yanıltılmış türevini okuyorsunuz. Eğer bu konuda yalın ve gerçek bilgi almak istiyorsanız o alanda üretim yapan kişilerin söylediklerini takip edin.

Web2.0 terimi ilk defa Internet tabanlı iÅŸ dünyası gurularından Tim O’Reilly tarafından 2005 yılı baÅŸlarında kullanılmaya baÅŸlanmıştır. Bu konuda 2005 sonunda yazdığı en açıklayıcı yazı ÅŸudur:

Web 2.0 Nedir? Yeni nesil yazılımlar için iÅŸ modelleri ve tasarım örüntüleri” - Tim O’Reilly

EK: Düğümküme’de son bir buçuk yıldır web2.0 etiketiyle yazılmış yazılar.

arikan | December 6th, 2006

BIDOUN – Orta DoÄŸu’dan Kültür ve Sanat

BIDOUN

BIDOUN bir Orta DoÄŸu kültür ve sanat platformu. BIDOUN bir yanda Orta DoÄŸu’da çeÅŸitli bölgelerden kültürel ifadeleri sunuyor bir yanda da bölge hakkında yanlış bilinen noktalara parmak basarak Orta DoÄŸu’ya taze bir bakış açısı getiriyor. BIDOUN kelimesi Arapça ve Farsça’da -sız veya hariç anlamına geliyor. Son sayısında Rem Koolhaas, Hans Ulrich Obrist, Orhan Pamuk gibi mimarlar ve yazarlarla röportajlar var. Lisa Farjam tarafından 2003 sonbaharında baÅŸlayan bu deneysel proje hem ÅŸarkiyatçılığın indirgemeci eÄŸilimlerini kabul ediyor hem de Orta DoÄŸu’nun “kültürel farklılığı” sabit fikirine karşı duruyor. Bu dergiyi İstanbul’da Platform Garanti, Robinson Crusoe, ve Istanbul Modern’de bulabilirsiniz.

BIDOUN

BIDOUN

BIDOUN

BIDOUN dergisinden Orta Doğu gerçekliğine dair fotoğraflar.


Kapat
E-posta ile paylaÅŸ