Archive for the ‘etkinlik’ Category

ali | April 15th, 2008

1. Uluslararası Gezici Tahran Bienali

Amirali Ghasemi ve Serhat Köksal küratörlüğünde gerçekleşecek olan Kentsel Kıskançlık – 1′inci Uluslararası Gezici Tahran Bienali sanatçılar için başvuru çağrısı yaptı. Kısaca özetlemek gerekirse, bağımsız ve gezici bir Tahran Bienali fikri, karmaşık kentsel durumu ve dağınık sanatçı birlikleri ile uluslararası bir bienalin yapılmasının şu anda mümkün gözükmediği Tahran’da “süreci kısa devre yaptırıp harekete geçirmek” amacıyla ortaya çıkmış. Konusu Urban Jalousie ise, hem Kentsel Kıskançlık, hem de İranlı sanatçıların dünyaya kendi jaluzileri ardından, davet edilmedikleri bir yere bakmalarına gönderme yapıyor. Bu mini bienalin ilk durağı 30 Mayıs-6 Temmuz 2008′de Hafriyat Karaköy’de gerçekleşecek.

BAŞVURU VE HER TÜRLÜ İLETİŞİM

biennialtehran [at] gmail.com

http://www.biennialtehran.com

BAŞVURU ÇAĞRISI

Kentsel Kıskançlık – 1inci Uluslararası Gezici Tahran Bienali

İlk durak: Hafriyat karakoy, Istanbul, 30 Mayıs - 6 Temmuz 2008

Kuratörler Amirali Ghasemi ve Serhat Köksal

Son başvuru tarihi: 21 Nisan 2008 Pazartesi

arikan | April 15th, 2008

Karmaşıklıkla Yüzleşmek

Actor-Network Theory‘nin (ANT) mimarlarından John Law, 30 Nisan’da İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde “Karmaşıklıkla Yüzleşmek” başlıklı bir konuşma yapıyor. İstanbul’da olsam kaçırmayacağım bir konuşma. Konuşmanın anonsunu aynen bana geldiği gibi yayınlıyorum:

On Non-Coherence / Karmaşıklıkla Yüzleşmek
John Law (Lancaster University)

30 Nisan 17:30
santralistanbul
E1 301

John Law, uzun yıllar Staffordshire’daki Keele Üniversitesi’nde sosyoloji, teknoloji ve bilim (STS) çalışmalarını sürdürdükten sonra 1998′te Lancaster Üniversitesi’ne geçti. Lancaster Üniversitesi’nin geneline hakim olan disiplinlerarası atmosferi yansıtan Centre for Science Studies’de çalışmalarını sürdürüyor.

John Law’un ilgi alanı STS, ANT ve karmaşıklığı açıklayan teoriler. ANT teorisini kurduktan sonra, ANT’ın sosyal ve idari disiplinler arasında gördüğü geniş kabul üzerine teorinin açıklayamadığı şeyler ve karmaşık konular üzerinde çalışmaya başladı. Geçmişte toplum bilimin pek az ele aldığı endüstriyel hayvancılık, besicilik ve yeryüzünü paylaştığımız diğer hayvanlar, felaketler, nesneler, sistemler ve öznellikler gibi karmaşık konularda yeni bir görgül araştırma programı yürütüyor.

Bilim sosyolojisi, teknoloji tarihi, tıp antropolojisi, kültürel incelemeler, feminizm ve siyaset felsefesi alanında son yıllardaki çalışmaların birçoğu basite indirgemeye karşı bir başkaldırı: Dünyanın karmaşık bir yer olduğu ve basite indirgenerek ehlileştirilmesinin sakıncaları ortaya konuluyor. Ancak “Karmaşıklık nedir? Karmaşıklıkla nasıl baş edilir?” gibi sorular yanıtsız kaldı. John Law ele alacağı bu gibi metodolojik sorularla bilgi pratikleri içerisinde karmaşıklığı basite indirgemeden (ve bu sırada daha fazla karmaşa da yaratmadan) karmaşıklıkla yüzleşmenin yollarını ortaya koyuyor.

Ayrıca John Law, STS bağlamında çalışan; bilim sosyolojisi, teknoloji ve bilim; sosyoloji, teknoloji ve doğa; doğal afetlerin sosyolojisi, hayvancılık ve çiftçilik bağlamında insan, hayvan ve doğanın etkileşimi gibi konularda çalışan Türkiye’den yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle tanışmak istiyor. 30 Nisan günü 14:00′te gerçekleşecek tanışma toplantısına katılmak isteyenlerin elifozgen@bilgi.edu.tr adresine yazarak haber vermeleri gerekiyor.

John Law “Karmaşıkla Yüzleşmek” başlıklı bu konferansta iç tutarlık düzeyi düşük problem alanları için geliştirilmiş yeni yöntemleri somut görgül örnekler üzerinden tartışıyor.

NOT: Etkinlik dili İngilizce’dir.

John Law hakkında detaylı bilgi: http://www.lancs.ac.uk/fass/sociology/profiles/27/

arikan | April 10th, 2008

Mimar Sinan’da Güncel Sanat Tartışmaları

Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü sınıflarını güncel sanat tartışmalarına açtı. Bir dönem boyunca sürecek Güncel Sanat Tartışmaları MSÜ Fen Edebiyat Fakültesi 208 no’lu sınıfta gerçekleşiyor. Kordinatörlüğünü Azra Tüzünoğlu‘nun yaptığı tartışmalar dizisi bittiğinde kitap olarak da yayınlanacak. Azra yeni medya ve işlemsel sanatlar hakkında konuşmak için Düğümküme’den Ali Miharbi ile beni, Xurban‘dan Atıf Akın‘ı, ve Orton Akıncı‘yı davet etti. Yeni medya ve işlemsel sanatlar sunumu hakkında ayrıntılı bir yazıyı bu hafta içinde yayınlıycaz.

Güncel Sanat Tartışmaları bugüne kadar 7 defa gerçekleşti, başdan sona konular, konuşmacılar, ve posterleri (görmek için başlıkların üstüne tıkla) şöyle:

1. Rüya Tabirleri “Rüyada Arazi Görmek”, 21 Şubat 2008
Konuşmacı: Şener Özmen
Rüyada yeşilliği bol ve akarsuları olan arazi görmek, güncel sanata inancı tam olması çeklinde yorumlanır. Böyle bir arazide video çalışması yaptığını gören sanatçı güzel günler görür, tatli ve mutlu günler geçirir. Kendisini geniş bir kavramsal sahrada gören sanatçı uluslararası yolculuklara çıkar. Tarlasını sürdüğünü, bahçesini kazdığını gören kimse küratörü ile iyi geçinir. Tarlasının bol ürün verdiğini gören sanatçının çocukları da, torunları da güncel sanatçı olur.

2. Öncesi ve Sonrasıyla 19 OCAK: Sertleşen Siyasal İklimde Güncel Sanat, 27 Şubat 2008
Konuşmacı: Erden Kosova
Güncel sanat olarak adlandırılan ifade alanının Türkiye’de gelişimi daha en baştan siyasal bir bağıtlanmayı içinde barındırmaktaydı. Eleştirisini devletin baskı pratikleri, çeşitli ideolojik yapılanmalar, ve kültürel çeşitlilik ve farklılaşımları bastırmaya çalışan tektipçilik üzerinde yoğunlaştıran bu pratikler son on yıllık bir dönem içinde söylemsel bir tutarlılık oluşturdular. Son bir kaç sene içinde güncel sanatın giderek izlence kültürü içine çekilmesi ve normalize edilmesiyle birlikte sözkonusu siyasal eleştiri inandırıcılık gibi bir sorun ile karşı karşıya kaldı. Sol zeminin büyük bir kısmının milliyetçiliği eldemlenmesi sonrasında güncel sanat alanının tümünü kültürel emparyalizmin bir ürünü oalrak tanımlayana bir tektipçilik ortaya çıkmış durumda. Eleştirelliği soğuran ıslah politikalarının ve saldırganlaşan milliyetçililiğin çifte kıskacında bağımsız durmaya çalışan sanat pratikleri farklı sorunlar ve farklı açılımlarla karşı karşıya.

3. Bugün: Galericilik + Koleksiyonerlik, 5 Mart 2008
Konuşmacılar: Haldun Dostoğlu, Saruhan Doğan, Evrim Altuğ
Güncel sanat, şehri nasıl dönüştürüyor? Sermaye ve sanat ilişkisi İstanbul şehri üzerinden nasıl işliyor? Sanat / sanatçı, kurumlar ve iş dünyası arasındaki korelasyon, 90′lardan bugüne nasıl bir değişim gösterdi? Sanatın el değişimi, muhafazası, dolaşımındaki bugüne dair kurallar neler?

4. İnsayitifler, 12 Mart 2008
Konuşmacılar: Banu Cennetoğlu (BAS), Elmas Deniz (K2), Osman Bozkurt + Didem Özbek (PİST)

5. İKSV ve İstanbul bienallerinin Türkiye Güncel Sanatındaki Yeri + İşlevi, 19 Mart 2008
Konuşmacılar: Çelenk Bafra, Burcu Pelvanoğlu

6. New York’ta Yapabilirsen Her Yerde Yaparsın, 26 Mart 2008
Konuşmacı: Burak Delier

7. Kurumlar ve Kültür Politikaları, 9 Nisan 2008
Konuşmacılar: Marcus Graf, Serhan Ada, Levent Çalıkoğlu, Ezgi Bakçay

İlgili Düğümküme Yazıları:

Dara Kılıçoğlu | April 9th, 2008

Mutlak Krallık

Emre Hüner

Emre Hüner Mutlak Krallık‘ı oluştururken bütün bir cumhuriyeti resmediyor. Modernizmin karanlık ilkelerine ait totaliter imgeler kesişen zaman dilimleri boyunca yeniden şekilleniyor. Bir yolcu uçağı prototipi betonarme bir şehirin üzerinden uçuyor, Antonio Sant’Elia’nın La Città Nuova’sı üzerinden doğu güneşi doğuyor, Yapılandırmacı (Constructivist) heykeller Simpsons çizgi filminin bulutları arasından yükseliyor ve I. Dünya Savaşı’ndan kalma zeplinler 1936 tarihli bir Life Dergisi’nin kapağı üzerinde dolanıyorlar. Aynı esnada üçgen bayraklar mekanik kolların ucunda dalgalanıyor. Bir zamanlar İtalyan futurist sanatçılar tarafından yeni toplumu geleceğe doğru taşımak için tasarlanan üçgen bayraklar şimdi ise tarihsel panoramaya karşı çıkıyorlar. Modernist ütopya imgesi muz cumhuriyetinin sarı rengine boyanıyor. Burası Mutlak Krallık.

Mutlak Krallık yama ekranının kamusal alandaki yeri göz önünde bulundurularak üretildi. Şehir sakinleri ekranı sokaktan yukarı bakarak görüyor. Eserde ise şehirler çoğunlukla yukarıdan gösteriliyor ve böylece herşey görsel olarak tersine çevriliyor. Açıların tutarsız olduğu ve perspektifin bozulduğu tersine dönmüş bir dünya görüyoruz. Hüner iyi kavradığı canlandırma teknikleri ile ütopyanın dilini bozmak için basit mekanik jestler kullanıyor. Mükemmel bir şekilde çizilmiş ve canlandırılmış manzaralarla fantastik retro-gelecekçi dünyalar yaratıyor.

Daha fazla bilgi için:
Mark Aerial Waller
yama.opening@earthlink.net
www.yama.com.tr

Bu arada daha önce burada Emre Hüner Kim? başlıklı bir yazı yazmıştık. Bu sefer elime geçen basın bülteninde Hüner ile ilgili kısa biyografik bir yazı da var ve ekliyorum:

Emre Hüner 1977′de İstanbul’da doğdu ve halen İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Çizim, video ve yerleştirmeler yoluyla hiper teknolojik endüstriyel gelişmeleri; insanın doğa ve mimariyle ilişkisini; ve toplumda risk kavramını irdeliyor ve Internet’ten, bulduğu fotoğraflardan ve kitaplardan topladığı imgelerden oluşan bir görsel arşivden yararlanıyor.

Yakın zamanda katıldığı sergiler arasında Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi tarafından Westfälischer Kunstverein, Münster’de düzenlenen ‘Son Şeyler’ (2008); Hou Hanru’nun küratörlüğünü yaptığı 10. Uluslararası İstanbul Bienali ve TICA Tirana Contemporary Art Institute (Tiran Güncel Sanat Enstitüsü) tarafından düzenlenen ‘Fairytale’ (2007) adlı sergi yer alıyor. 2007′de BAS, İstanbul Hüner’in Bent 003 adlı sanatçı kitabını yayınlandı. Aynı zamanda, Via Farini, Milano’da düzenlenen ‘Video Invitational #2′ (2006) ve Palazzo della Ragione, Milano’da düzenlenen ‘Con Altri Occhi’ (2005) sergilerinde eserleri yer aldı.

Yoldas | April 1st, 2008

NODE08 Başlıyor

Node08 Dijital Sanat Forumu Nisan’in 5inden 12sine kadar Frankfurtta 3 ayrı yerde devam edecek.
Son yıllarda sayıları gittikçe artan dijital sanat ve üretim etkinliklerinden biri olan Node08′in vurgusu yazılım ve sanat üzerine.

Sanatçıları, tasarımcıları, mimarları, ve teknolojicileri biraraya getirmek amacıyla yola çıkan festivalin bir özelligi de VVVV yazılım projesinden pek cok örnek içermesi. VVVV gerçek zamanlı video sentezi yapan bir yazılım, özellikle büyük ölçekli, izleyiciyle etkileşim içeren projelerde kullanılmak üzere geliştirilmiş.

Node08 festivali kapsamında workshoplar, sunumlar ve sergiler yer alacak. Processing’in arkasındaki beyinlerden Casey Reas‘in da katılacağı festival hakkında daha detaylı bilgi için tiklayiniz. (Bu festivalde benim de bir işim yer alacak ;))

node08

arikan | March 21st, 2008

Tedirgin Zamanların Kırılgan Kişilikleri İçin Tasarımlar

designnoir.jpg

Önümüzdeki salı günü (25 Mart) İstanbul çağımızın en geçerli tasarımcısı ve araştırmacılarından Fiona Raby’i ağırlıyor. Fiona Raby eleştirel tasarım akımının öncülerindendir. Eleştirel tasarım sadece bir probleme çözüm bulan değil bulduğu çözümle yeni sorular sorduran bir tasarım etkinliğidir. Anthony Dunne ve Fiona Raby çifti alışılagelmiş “tasarım çözüm bulur sanat soru sorar” ayrımını değiştirip soru da sorabilen tasarım anlayışına yer açtılar.

Herhangi bir tasarım veya sanat alanıyla uğraşıyorsanız bu konuşmaya mutlaka gitmelisiniz. Ben ilk defa 2002 yılında MIT Mimarlık Bölümü’nde yaptıkları bir sunumda dinlemiştim Raby ve Dunne çiftini. O günler “Design Noir” (Kara Tasarım) kitabını yeni çıkardıkları günlerdi. Henüz Londra’da Royal College of Art Interaction Design (Etkileşim Tasarımı) bölümünde ders veriyorlardı. Sonra bölümün başına geçtiler ve bölümü “Tasarım Etkileşimleri” olarak değiştirdiler. Son beş yıldır hem kendileri hem yetiştirdileri öğrenciler dünyanın dört bir yanında soru soran tasarımlarla öne çıkmaya başladılar (son sergiden fotoğraflar).

Bugün Raby ve Dunne çifti eleştirel tasarım anlayışını dünyaya daha hızlı yayıyorlar. Bu konuşmada Fiona Raby’nin anlatacakları son derece kafa açıcı olacaktır. Bu konuşmadan sonra Türkiye’de yaşadığımız uç durumlar için eleştirel tasarımlar yapabileceğinizi düşünün. Bu uç durumlar bazen dünyada eşi benzeri görülmeyen sadece Türkiye’ye özel politik ve sosyal durumlar (türban ve insan hakları çelişkisi, Ergenekon şebekesi), bazen Uganda veya Şili’de de daha önce yaşanmış stratejilerin parçası olarak CIA güdümlü kurban edilmiş toplumun (Soğuk Savaş, Kontgerilla, Irak İstilası, Sinir Ötesi Operasyon) yaşadığı dramalar, bazen yaşanan doğal, ekonomik, veya politik felaketler sonrası şok olan toplumun sömürülmesi (12 Eylül, banka özelleştirmeleri, deprem sonrası) üzerine girdiğimiz durumlar olabiliyor. Bu uç durumlar bizi hem tedirgin ediyor hem kırılgan yapıyor hem de kızdırıyor.

robots-dunne-raby.jpg
Belçika’da Z33 Galerisi’nde “Eleştirel Tasarımı Tasarlamak” sergisinde Robots yerleştirmesi (fotoğraf Kristof Vrancken).

Fiona Raby İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde “Tedirgin Zamanların Kırılgan Kişiliklerine Tasarımlar” başlıklı bir konuşma yapacak. Konuşma, İTÜ Mimarlık Fakültesi (Taşkışla) 109 numaralı salonda, saat 17:30′da düzenlenecek.

Daha önce Düğümküme’de Tasarım Etkileşimleri ve Para Getiren - Ses Getiren İş Dengesi başlıklı iki yazıda Anthony Dunne ve Fiona Raby çiftinin özellikle yeni tasarım eğitimi alanında yaptıklarından bahsetmiştik.

Garanti Galeri’nin email ile gönderdiği duyuru:

fiona.jpg “Disiplinlerötesi” Konferans Dizisi - 4:
Fiona Raby “Tedirgin Zamanların Kırılgan Kişiliklerine Tasarımlar”

25 Mart, Salı, 17:30
İTÜ Mimarlık Fakültesi (Taşkışla) Salon 109

Konferans İngilizce’dir, simultane çeviri vardır.

Fiona Raby’e göre: “Tasarımcılar, hiç düşünmeksizin geleceğe yönelik bir iyimserlik beslerler. Otomatik olarak tasarladıklarının tarafsız ve kesinlikle iyi olduğunu varsayarlar. Tasarım ve mimarlığın rolünün ‘dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek’ olduğuna dair iyice yerleşmiş bir ideoloji vardır. Peki, tasarımcılar kendi çelişkilerini, kendi tutarsızlıklarını bile bile, böyle derinden kusurlu bir insanlık halini nasıl olup da yüceltebiliyorlar?”

Dunne&Raby: Anthony Dunne ve Fiona Raby, ürün ve hizmetleri, bir tartışma ve müzakere ortamı oluşturmak için araç olarak kullanıyorlar. Tasarımcılar, tasarım endüstrisi ve kamu arasında oluşturmaya çalıştıkları bu ortam, yeni teknolojilerin toplumsal, etik ve kültürel etkileri üzerine yoğunlaşıyor. Dunne&Raby çoğu projesinde endüstriyel araştırma laboratuvarları ve akademik/kültürel kurumlarla işbirliğine gitmiştir.

Dunne ve Raby’nin son zamanlarda ürettiği çok sayıda proje var. “Placebo” (2001) evlerimizdeki elektromanyetik alanlar üzerinden zihinsel sağlığı araştıran bir elektronik nesneler koleksiyonudur. Centre Pompidou için hazırlanan “Evidence Dolls” (Kanıt Bebekler, 2005) çalışmasının da içinde bulunduğu “Consuming Monsters: Big, Perfect, Infectious” (Tüketen Canavarlar: Büyük, Mükemmel, Bulaşıcı, 2002-) projesi, farklı biyoteknolojik geleceklere yönelik tartışmada tasarımın rolünü araştırıyor. “Designs for Fragile Personalities in Anxious Times” (Tedirgin Zamanların Kırılgan Kişiliklerine Tasarımlar) insanlara çelişkileri, karmaşaları ve psikolojik kusurları ile birlikte değer verir. “Do you want to replace the existing ‘normal’?” (Varolan ‘normal’i değiştirmek ister misin?) isimli son projeleri, bu düşünce biçimini ürün tasarımı dünyasına taşıyor. Bu proje, 2007′de Z33 için yapılan “Technological Dreams Series: no 1 Robot” (Teknolojik Rüyalar Serisi: no 1 Robot) ile birlikte şu anda MoMA New York’taki “Design and the Elastic Mind” (Tasarım ve Elastik Zeka) isimli sergide yer almaktadır.

http://www.dunneandraby.co.uk

* Yazının başındaki fotoğraf Design Noir kitabından alınmıştır.

arikan | March 4th, 2008

Şu Anda Burada Değilsin: “Yeni Nesil Turizm Acentası”

turist-yerinden-etme.jpg

Yeni Nesil Turizm Acentası YOU ARE NOT HERE (.org) bir şehri başka bir şehrin sokakları üzerinden gezdirme servisi veriyor. Mesela Bağdat’tı İstanbul sokakları üzerinden gezindiğinizi düşünün. Acentanın size sağladığı çift taraflı haritayı ışığa tuttuğunuzda İstanbul ve Bağdat sokaklarını üst üste görebiliyorsunuz. Harita üzerinde belirtilen tursitik noktalara vardığınızda duvarda bir yapıştırma görüyorsunuz, üzerindeki telefon numarasını çevirip verilien yer kodunu giriyorsunuz ve telefonda bir turist rehberi size bulunduğunuz noktaya diğer şehirde karşılık gelen noktayı anlatıyor. Mesela Beyoğlu’nda bir köşedesiniz, telefon açtınız, haritaya göre bu köşeye Bağdat’ta karşılık gelen Saddam’ın heykelinin yıkıldığı meydan hakkında rehberlik alıyorsunuz.

bagdad.jpg
taksim.jpg

YOU ARE NOT HERE Mushon Zer-Aviv (İsrail), Dan Phiffer (ABD), Kati London (ABD), Laila El-Haddad (Filistin) tarafından gerçekleştirildi. Mushon’dan bugün öğrendiğime göre şu anda İstanbul’dalar, AkSanat’da yarın (5 Mart Çarşamba) açılacak Başak Şenova‘nın kuratörlüğünü yaptığı KAYITSIZ sergisine katılıyorlar.

YOU ARE NOT HERE projesinin sloganı “Yerinden Edici Turizm Acentası” yani yerel insanları yabancı şehirlerin meta-turistlerine dönüştüyor. Ancak bu projede ilk aklıma takılan şey iki farklı şehrin haritasını nasıl eşleştiriyorlar? Yani referans aldıkları nokta nedir? Beyoğlu’ndaki köşe nasıl Saddam’ın heykelinin yıkıldığı meydana denk geliyor da Bağdat üniversitesinin giriş kapısına denk gelmiyor? Burada kurulan eşleştirme mantığı her neyse tabii ki sanatçının bizi düşündürmek istediği noktadır. Bu nokta biraz daha projenin içinde anlaşılabilir olabilir. Daha önce dijital olarak farklı şehirlerin eşleşmesini görmüştük ancak bu proje psikocoğrafya alanında sağladığı etkileşim ve konumlandırmalarıyla bence farklı bir yerde duruyor. Faklı şehirler arasındaki benzer ve farklı mekanları politik çehresi açısından ele alıyor.

YOU ARE NOT HERE ekibi sonraki gün (6 Mart Perşembe 18:30) AkSanat’da bir konuşma yapacaklar. Konuşmada askeri işgal ve buna direnişin ekseninde mekanın arabulucu yorumunu tartışacaklar.

İlgili bağlantılar

arikan | February 14th, 2008

Hafriyat’ta Noktaları Birleştir Sergisi

noktalari-birlestir-harfiyat-2008.jpg

Noktaları birleştir, 16 Şubat cumartesi saat 18.30’da Hafriyat Karaköy‘de açılıyor (harita).

16 sanatçının katılımıyla Koray Kantarcıoğlu tarafından düzenlenen sergi, çizgiyi bağımsız görsel bir birim olarak anlama ve özgün bir ifade biçimi olarak kullanma fikrinden hareket eden işleri bir araya getiriyor. Bu işlerin üretimi ve sunuşunda da çeşitlilik ve rahatlık göze çarpıyor: Kumaş, kağıt, ekran, duvar ve duvar kağıdı kullanımından boya, mürekkep, piksel ve tükenmez kaleme.

Serginin kavramsal çerçevesi de aynı yaklaşımı devam ettiriyor: Ucu açık, tamamlanmışlık kaygısı gözetmeyen bu işler tek bir yere gitmiyor.

Sergi açılışında Nazım Dikbaş Ama Bu Bana Benzemiyor adlı bir performans gerçekleştirecek. Hevesli çizerler tarafından yapılan resimlerini görüp memnun kalmayan kişilerin telaffuz ettiği bu cümleyi başlık seçen Dikbaş, çizim eyleminin ve üretiminin farklı boyutlarına dikkat çekmeyi deneyecek.

Katılımcılar:

Aksel Zeydan Göz
Alina Viola Grumiller
Bora Başkan, http://borabaskan.blogspot.com
Burak Arıkan, http://burak-arikan.com
Cem Dinlenmiş, http://cemdinlenmis.deviantart.com
Erlea Maneros
Ekin Saçlıoğlu
Erkin Gören, http://erkingoren.com
Erdem Ergaz
Gözen Atila
Güneş Terkol
İnci Furni, Bio
Klaustro, http://myspace.com/klasor
Koray Kantarcıoğlu, http://www.koraykantarcioglu.com
Mihda Koray, http://myspace.com/mihdakoray
Nazım Dikbaş, http://www.extramucadele.com

* Poster tasarımı Özer Yalçınkaya (aka Klaustro).

arikan | February 8th, 2008

Karışık Gerçeklik Sempozyumu

Bugün Boston’da Turbulence Karışık Gerçeklik Sempozyumu başladı. Sempozyumda gerçek ve sentetik dünyaların birbirine geçişmesini tartışıyoruz.

Karışık Gerçeklik nedir?

Karışık Gerçeklik gerçek ve sanal dünyaların birbirine geçişmesi ve içinde fiziksel ve dijital nesnelerin aynı anda varolduğu ve etkileştiği yeni hibrid ortamlar yaratmasıdır.

Şu anda yapılan iki panelden birisi online ekonomilerin gerçek dünya etkileri üzerine diğeri fiziksel ve sanal varoluşun ilişkisi üzerine. Ben online ekonomilerin gerçek dünya etkileri konusunda Meta-Markets ve MYPOCKET projeleri üzerinden sunum yapıyorum ve panelde bu konu üzerine tartışıyoruz.

Nasıl katılabilirm?

Şu anda sempozyumdan yazıyorum, siz de panele bulunduğunuz yerden katılabilirsiniz. Bunun birden fazla yolu var:

Katılımcılar arasında mimarlar, işlemsel sanatçılar, medya tasarımcıları, sanal dünya kurucuları, internet hukukçuları, küratörler, ve öğrenciler var.

gizem | February 1st, 2008

Hernando Barragan İstanbul’a geliyor

wiring board

Wiring‘in yaratıcısı Hernando Barragan‘ın yürüteceği, geçtiğimiz amber festivali kapsamında gerçekleşmesi beklenirken ertelenen Wiring atölyesinin yeni tarih ve mekanı açıklandı!

28-29 Şubat, 1 Mart tarihlerinde İTÜ Taşkışla, TBT Lab‘da yapılacak çalışma için 20 şubat tarihine kadar bu adrese mail atmak gerekiyor. Sizin olacak Wiring kartı dahil, katılım ücreti 120 ytl. 15 kişi ile sınırlı olan kontenjanda yer edinmek için acele etmekte fayda var..

Ayrıntılı bilgi a-m-b-e-r.org‘dan:

Hernando Barragan yazılım, fiziksel nesneler, mimari ve enstalasyon gibi ortam ve araçları kullanarak etkileşimli medyayı araştıran bir sanatçı ve tasarımcıdır. Los Andes Üniversitesi Tasarım ve Mimari Bölümünde Doçent olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda New York’ta yerleşik olan Openwork Stüdyosunun da üyesidir. Yüksek lisansını 2004 yılında İtalyadaki Ivrea Enstitüsünde dereceyle tamamlamıştır.

Wiring, elektronik sanatlara yönelik, varolan gereçlere, program öğrenim ve öğretimine, ve elektronik prototiplemeye uygun bir açık kaynak programlama ortamı ve i/o elektronik devresi sunuyor. Fiziksel etkileşim modellemeleri ve araç özelliklerini incelemek için gerekli olan Elektronik gereçlerle programlamayı ve donanım kontrolünün fiziksel alanını kavramsallaştırıyor. Bu proje sadece sanat ve tasarım okullarındaki eğitimi değil türlü öğrenme alanlarını ve farklı pratiklerle öğrenmeyi de desteklemeyi amaçlıyor. Kullanıcılarına fikir ve kavramlarını çabucak fiziksel olarak prototipleme olanağı sunuyor. Ayrıntılı bilgi için wiring sitesini ziyaret edebilirsiniz..


Kapat
E-posta ile paylaş