Google Cıbır Geliştirmek İsteyenlere Para Veriyor

Google bugün cıbır geliştiricilere para kaynağı sağlayacak Google Gadget Ventures programını açıkladı. Google Gadget Ventures mevcut bir cıbırı geliştirmek isteyenlere $5,000 (6,500 YTL), yeni cıbır işi kurmak isteyenlere $100,000 (130,000 YTL) öneriyor. Ancak cıbırınız haftada en az 250,000 sayfa gösterimi alıyorsa başvurabiliyorsunuz. Eğer kolları sıvayıp mevcut cıbırları geliştirerek işe başlamak istiyorsanız Google Cıbır Listesine bakın.
Google böylece kitlesel boyutta risk sermayesi (”venture capital”) iÅŸine girmiÅŸ oluyor. Bu giriÅŸimiyle yeni baÅŸlattığı iGoogle oluÅŸumunu geliÅŸtirmeyi hedefliyor. Yani binlerce geliÅŸtiriciye para verecek olmasıyla risk alıyor ve yatırım yapacağı ekiplerin iyi cıbırlar geliÅŸtirmelerini umuyor.
Cıbır nedir?
İngilizce “gadget” ya da “widget” olarak kullanılan ÅŸeye biz cıbır diyoruz. Cıbırlar genelde blogların saÄŸ barında gördüğünüz üçüncü parti web servislerine ait olan kutu kutu araçlardır. Sadece Google deÄŸil hemen her web 2.0 servisi çeÅŸitli cıbırlar geliÅŸtirir ve dağıtır. Böylece servisleri pek çok dağıtımlı noktadan ulaşılabilir hale gelir ve servislerine ziyaretçi trafikleri artar. Cıbırların şöyle özellikleri vardır:
- Uzaktan veri okuyup gösterirler.
- Tek fonksiyonları vardır.
- Basit işler yaptığı için geliştirmesi kolaydır.
- HTML içine kolayca kopyala yapıştır şeklinde gömülürler.
- Genelde Flash veya HTML+CSS+Javascript ile yazılır.
Cıbırlara örnek olarak çok sık kullanılan Technorati bağ sayısı cıbırları, Yahoo cıbırları, veya iPhone cıbırlarını düşünebilirsiniz. Cıbır kullanımı çok yaygınlaştığı için blog yazılmı WordPress yeni verisyonunda kolay cıbır eklentisini çıkardı. Ayrıca hemen her gün yeni cıbır sıralama sitesi çıkıyor piyasaya.
June 29th, 2007 at 2:53 am
Cıbır kelimesinin kaynağı nedir, neresidir? Nasıl oldu da 100 yıllık gadget cıbır oldu?
Gadget’ın türkçe karşılığı zımbırtı, alet vs.. Cıbırın ise argoda eÅŸcinseller için “kadın”, sıfırı tüketmiÅŸ, yeni yetme hatun ve yerel kullanımda ise piliç öncesi civcivlik gibi anlamları var. Cıbır ve gadget arasında göremediÄŸim bir baÄŸlantı mı var?
June 29th, 2007 at 3:34 am
Etkin etimoloji gerçekten çok önemli bir konu. BilgilendirdiÄŸin için çok teÅŸekkürler. Aslında düşünecek olursak, argo’nun Türk Dil Kurumu tarafından düzenlenmediÄŸini hemen hatırlıyoruz. Jargon’da (bu tekno-argo olarak düşünülebilir) cıbır kelimesi için eminim bir yer açılabilir. Bunun için geniÅŸleme problemimiz olduÄŸunu sanmıyorum. SormuÅŸ olduÄŸun sorunun cevabını bende çok merak ediyorum. Gözler bu noktada Arıkan’a çeviriliyor.
June 29th, 2007 at 3:47 am
Çok da alakasız değil aslında. Küçük yazılım, cıbır => Küçük piliç, civciv. Aslında ne kadar kolaymış : )
June 29th, 2007 at 5:08 am
Cıbır kelimesini ben önerdim. Karadeniz’in yerel ağızlarından birinde küçük çocuklara cıbır derler, kullanıldığında afacan kelimesine benzer bir sevimlilik çaÄŸrıştırır. Cıbır, daha çok çocuklar boylarından büyük bir iÅŸ becerdiklerinde kullanılır. “Gadget”ların ya da “widget”ların da az alanda çok iÅŸ beceren küçük sevimli nesneler olduÄŸunu düşünürsek Cıbır kelimesinin bahsettiÄŸim kullanımı ile bu anlamı güzel karşıladığını düşünüyorum.
June 29th, 2007 at 12:01 pm
Biz, widget yerine çok daha anlamlı bir isim öneriyoruz, “KIRINTI”, aÅŸağıdaki yazıda mantığınız bulabilirsiniz, kodu kendimiz de geliÅŸtirdiÄŸimiz için gerçekten de pratik kullanımda kırıntı kelimesinin çok daha anlamlı oldugunu farkettik.
1) Bir kere kırıntının eklendiği siteyi içeriğinizle beslemis oluyorsunuz, bu anlamda Rss Feed yani RSS Besleme keimesinden de bir mantığı var.
2) Kırıntı’yı eklediÄŸiniz siteden size bir yol göstermiÅŸ oluyorsunuz, böylece karşı sitedekiler sizin kırıntılarınızı izleyerek sizin sitenize de geliyorlar.
Bu tam anlamıyla widget’ların yaptığı iÅŸe karşılık geliyor ve bence İngilizce’deki kelimeden kat kat daha anlamlı.
Widget, Yerine Kırıntı Terimini Öneriyoruz
Not: Bu yazıda da aslında cıbır yerine, kırıntı kullanılsa önemli bir terimi Türkçemize çok mantıklı ve ssmpatik bir kelimeyle geçirmiş oluruz. Konuştuğum birçok önemli web geliştirisi ve site sahibi bu terimden hoşlandı.
June 29th, 2007 at 12:08 pm
Hemen aÅŸağıda sizin yazdığınız yazıdaki cıbır’arı kırıntı’yla deÄŸiÅŸtirdim, bence cok daha sempatik ve anlamlı oldu. Bunu izninizle, kendi yazımda da kullanacağım, heyecanlandım.
—————-
İngilizce “gadget� ya da “widget� olarak kullanılan şeye biz kırıntı diyoruz. Kırıntılar genelde blogların sağ barında gördüğünüz üçüncü parti web servislerine ait olan kutu kutu araçlardır. Sadece Google değil hemen her web 2.0 servisi çeşitli kırıntılar geliştirir ve dağıtır. Böylece servisleri pek çok dağıtımlı noktadan ulaşılabilir hale gelir ve servislerine ziyaretçi trafikleri artar. İnsanlar kırıntıları takip ederek kırıntı dağıtan siteye de ulaşırlar.
—————
June 29th, 2007 at 1:43 pm
Google’da konu demiÅŸ.
“Ana sayfanıza konu ekleyin”
http://www.google.com/ig/directory
June 29th, 2007 at 2:04 pm
SaÄŸol Engin açıklama için. Cıbır‘ın sözlük anlamı yok. Engin’in bahsettiÄŸi gibi halk arasında kullanılan bir kelime. “Cıbıl” ile karıştırmamaya dikkat edin.
GeçtiÄŸimiz günlerde müzik paylaşım sitesi Last.fm Türkçe açıldı bildiÄŸiniz gibi. Last.fm.tr “widgets” için “Ciciler” kullanmış! Tabii doÄŸal olarak kullanıcılardan hemen tepki gelmiÅŸ bu nedir böyle ÅŸey olur mu diye. Last.fm.tr cıbır tartışması forumunda biz de “widgets” için cıbırlar kullanılmasını önerdik.
June 29th, 2007 at 2:14 pm
gadget veya widget’larla ilgli tespitine katılıyorum Engin. Gadget candır:) Burak’ın haberi de bence çok yerinde; Google’ın bu hamlesi kesinlikle dikkate deÄŸer.
Cıbır’a geri dönersek…Yerel kullanımdaki cıbırla, gadget’ın çeÅŸitli örtüşmeler yaÅŸaması güzel. Hatta sevimli bile. Ama Türkçe’ye yeni kelimeler kazandırırken daha bilimsel bir yaklaşımla hareket etmemiz gerekmez mi? Gadget-Widget’ın diÄŸer dillerdeki karşılığı nedir, bunların dil kökleri nerelerdedir, muadili olan kelimelerle paralellikleri nelerdir, sakıncalar nedir, esnekliÄŸi ne seviyededir.
Öte yandan cıbırın en yakın örtüşmesi bir “öncül dönemi” iÅŸaret ediyor. Gadget’lar ise tam tersine adanmış iÅŸlevleri olan, öncesi ve sonrası ile mütevazı yazılımlar. Diyelim ki openstudio için bir dashboard gadget’ımız var. Bu gadgetta en güncel grafik çalışmalar görüntülenebiliyor ve anında alışveriÅŸ yapılabiliyor. Bu gadgeta cıbır dendiÄŸinde, sanki büyüyünce open studio olucakmış gibi bir durum beliriyor kafamda. Oysa gadgetlar büyümez. Orta dünyanın cüceleridir onlar:)
June 29th, 2007 at 2:22 pm
@Umut kırıntı önerisi için teşekkürler. Ancak kırıntı kelimesi bir web sitesinde sayfalar arasında dolaştıkça yolunuzu kaybetmemek için kullandığımız hiyerarşik gösterim için kullanılıyor:
June 29th, 2007 at 2:28 pm
Cıbır sosyal imleme servisi bagcik.com’da etiket olarak da kullanılıyor.
bagcik.com/etiketler/cıbır
Cıbırlar konusundaki gelişmeleri takip etmek için bu etiketle kurulan bağları kullanabilirsiniz.
June 29th, 2007 at 2:52 pm
Bu arada cıbır kırıntı ile karşılaştırıldığında pek bilinmemesi ve yaygınca kullanılmaması açısından daha iyi gibi. Kırıntı bende bir bütünden arta kalan parçacıkları çağırıştırıyor. Ayrıca Karadeniz bölgesindeki kullanım şekli, bence cıbır için ilerde sağlam etimolojik bir taban oluşturacaktır. Ben cıbırı tek seferde değil heceler arasında çok hafif bir duraklama ile okuyorum. Cı-bır gibi harika oluyor valla.
June 29th, 2007 at 3:02 pm
bagcık.com’da burak ve arıkan kullanıcıları tarafından sıkça kullanıldığı aÅŸikar. Ancak cıbırın yaygın olarak kullanıldığı söylemek yanlış olur. Yani henüz kabul görmüş bir kelime deÄŸil. Henüz vakit varken bir kez daha düşünelim mi?
Yeni kelimelerin şıpadanak üretilmemesinin temel sebebi, bunun bilimsel bir süreç gerektirmesidir. Bu bilimsel sürecin amacı herşeyden önce en uygun kelimenin bulunması için gerekli araştırmaların yapılması ve sonuçta türk dilinin hatalı yönlere esnemesini engellemektir.
Konu sınırlı bir ilgi alanı dahilinde özgün bir terim arayışı olmadığı sürece, bu işi dil uzmanlarına bırakmayı öneriyorum. Yaygın kullanılan teknoloji isimlerinin yerelleştirilmesi, teknologların değil ama dil bilimcilerin işidir.
June 29th, 2007 at 4:08 pm
Yazı güzel olmuÅŸ ama bence “cıbır”‘a takılmaktan çok dolar kurunun dikkatinizi çekmiÅŸ olması gerekmeliydi. Ne zamandan beri $5.000 = 3,800 YTL ya da $100,000 = 76.000 YTL?
June 29th, 2007 at 4:42 pm
Etkin dil uzmanlarının gelip danışacağı insanlar aslında bizleriz diye düşünüyorum. Yani bu konulara kafa koymuÅŸ bir beklentisi olmadan fikirlerini paylaÅŸan insanlarız. Teknolojiye uzak bir savcı Youtube’u CD’ye çekin diyebiliyor. TDK nın websitesindeki sözlüklerin yarısından çoÄŸu ise çalışmıyor. Sanırım bizim onlara yardım etmemiz gerek diye düşünüyorum. Düğümküme yavaÅŸca kendi dilini oluÅŸturmaya baÅŸladı. Tıpkı Microsoft’un Türkiye’de yaptığı gibi veye İTÜ’nün yaptığı gibi. Gadget ve Widget iliÅŸkisinden yola çıkarak bir noktaya varmak bence alakasız olacak ve yanlış olacaktır. Farklı diller arasında çevirim yapmak komik sonuçlar doÄŸuruyor. İTU Türkcesinde bu kabus ornekler ile dolup taÅŸar. Mesela İlhan MimaroÄŸlu Ring Modulator’den 50′lerde yazdığı kitaplarında bahsederken “Halkalı Dönüştüreç” i kullanmıştı. Kimsede haliyle birÅŸey anlamamıştı. Hakkaten hassas konular bunlar.
June 29th, 2007 at 5:09 pm
Türkçe’ye -ya da herhangi bir dile- yeni bir kelime kazandırılması üzerine not:*
Diller yaşayan şeyler olduğu için dil konusunda idealist degil gerçekçi bir tavır takınmak ve arılık, saflık, vs adına ne “öz� Türkçe kelime arayıp türetmek, ne de önerilen kelimeleri eleştirmek günümüzde dilbilimciler ve etimologlar arasında tutulan bir yaklaşım değil.
“Gadget� sözü “ufak yazılım parçası� anlamında bu kelimeyi kullanan kişiler tarafından Türkçe okur, yazar ve konuşurken anlaşılıyorsa buna Türkçe bir karşılık bulmamız gerekmez. internet’in ya da disko kelimesinin karşılığı olmadığı gibi. (Diğer yandan hem fare hem mouse diyoruz, ki mouse daha bir sevimli.)
Dilbilimsel olarak bir dilin bir yabancı kelimeyi özümseyip, sindirmiş olmasının en büyük kanıtı, kelimenin o dilin kurallarına göre yazılmasıdır. Buna örnek olarak da kürdan’ı (Fr. cure-dent) gösterebiliriz; çoğu Türkçe konuşan kişi bu kelimenin Fransızca olabileceğini aklının ucundan bile geçirmez. “Gecıt� yazsak ideal bir durum olurdu, ancak 80 darbesi sonrasi dile katılan yabancı kelimelerin orijinal imlalarının korunması gibi bir eğilim ortaya çıktığından, gadget’ı gadget olarak yazıp kullanabiliriz.
Eger gadget kelimesini yukarıda bahsedilen anlamıyla kullanan kişiler arasında “cıbır� ya da “kırıntı� ya da “cici� üzerinde bir mütakabat sağlanabilirse; ve bu kelimelerden birini kullanım ve dolaşıma sokarak kabul görmesi (bu da ilgili üçüncü kişilerin cıbırdan ya da diğer önerilenlerden ne kastedildiğini anlaması demek) sağlanırsa dilimiz yeni bir kelime kazanır ve zenginleşir.
Bence en çok hangi karşılığı sevdiÄŸiniz üzerinde bir mutakabata varın ve o kelimenin kabul görmesi için çalışın. “Bizim önerimiz”, “sizin öneriniz” tartışmalarının kimseyi bir yere götürmeyeceÄŸi kesin.
* ya da etimolog asistanının bilir kişi raporu! (müstehzi bir tebessümle)
June 29th, 2007 at 5:21 pm
Hımmm, o zaman benim sevdigim “kırıntı”dır, diÄŸerlerinden birisi kabul görecek olursa tabi ki onları da kullanırım.
Kırıntı’ya benden bir oy…
Bu arada aÅŸağıdakiler için ben de birkaç kitapta dediginiz gibi bir ÅŸeye rastladım, fakat biz kendi kod ve ürümlerimizi geliÅŸtirirken aÅŸağıdaki öğelere “yer gösterimi” diyoruz, daha mantıklı çünkü, nerde oldugunuzu gösteriyor.
anasayfa > profiller > ayÅŸe
anasayfa > projeler > kiÅŸiler > ahmet
anasayfa > kategoriler > teknoloji > web2.0
June 29th, 2007 at 8:58 pm
bence bu kelime için üretici konumunda olanlar karar vermeli. işin en ince detayını bilen bir kişi en uygun kelimeyi bulacaktır diye düşünüyorum.
örneÄŸin yoÄŸurt, kebap vs. “founder” konumunda olsa idik daha rahat isim bulurduk.
önce kelimenin ne anlama geldiÄŸini öğrenip sonra Türkçe’de bu kelimeye karşılık aramak bence iÅŸgüzarlıktır.
şahsen ben o kelimeyi aslı ile özümsedim. bu saatten sonraki değişimler bana garip gelir açıkçası.
June 29th, 2007 at 9:07 pm
Detayli bilgi, ornekler ve goruslerin icin cok tesekkurler Elif. Oylama mantigi ise cok yerinde (demokratik.)
@mali hangi kelimeden bahsediyorsun? cibir? kirinti? gadget? widget?
@umut yer gosterimi kesinlikle kirintidan daha iyi.
arkadaslar kirintiyi moda sahilde guzel spanish hamburgerler yapan bir restoran olarak hatirlasak olmaz mi?
June 29th, 2007 at 11:37 pm
@Maykil Ceksin döviz kuru uyarısı için teşekkürler, tarihi bir hesap makinesi kullanıyormuşuz meğer
Yazıda düzelttim kuru…
June 29th, 2007 at 11:57 pm
@Etkin bilimsel hareket etmek isteÄŸini anlıyorum. Ancak teknoloji almış başını giderken hangi dilbilim uzmanı veya kurumu hergün yeni çıkan kelimeleri Türkçe’ye uygun çevirecek veya çeviriyor?
Cıbır’ı zaten burada tartışıyoruz ortada böyle bir kurum veya bilim adamı yok diye. Bu temelden bir hareket, kimse kimseye bunu böyle kullan demiyor. Benimseyen kullanır.
Düğümküme’de senin yazıların da dahil olmak üzere hepimiz bu konuda hassasiyet gösteriyoruz ve yazılarımızda dikkat ediyoruz. Bence diÄŸer siteler, bloglar ve eposta listeleri de buna dikkat etmeli.
June 30th, 2007 at 12:56 am
@Dara Kilicoglu, bahsettiÄŸim kelime “gadget”.
ben gadget’ın Türkçe’deki karşılığının “araç” kelimesi olduÄŸunu düşünüyorum, tabi ki bu bir öneri deÄŸildir. sadece bana göre karşılığı budur. daha önce de dediÄŸim gibi en uygun ismi üretici konumunda olanların vereceÄŸini düşünüyorum.
bence herkes isim bulmaya kalkışmasın. zaten kendi haddimize olmayan işlerle yeteri kadar uğraşıyoruz.
June 30th, 2007 at 1:47 am
@mali uretici yabanci bir ulkeden uretiyorsa, derdini haliyle kendi dilinde bir soz ile anlatmak istiyor. ilkogretimin ilk senelerinde ogretildigi gibi isimler ikiye ayrilir: ozel isimler ve cins isimler. biz ozel isimler ile ilgilenmiyoruz. ikincil olan cins isimler ile ilgileniyoruz. soz konusu olan ‘google ufak yazilim parcalari’ ise, ne boyle uzun uzun kullanmak istiyoruz ne de buna ne gagdet demek istiyoruz. sizin oyunuzu mali -> ‘araç’ (1) olarak aldık.
June 30th, 2007 at 4:21 am
Dilde geçmişe gittikçe, yani etimolojik araştırmaya daldıkça, Türkçe sandığım veya kullandığım kelimelerin İngilizce, Fransızca, Arapça, Farsca, Persçe (İran), hatta Çince olduğunu öğreniyorum. Bazen bir kelimenin doğrusunu kullanalım diye İngilizcesinden vazgeçip daha eski diye Arapçasına sonra da bu Arapçaymış deyip Farsçasına geçildiğini görüyoruz. Tabiiki bu karmaşıklık binlerce yıldır bütün bu dilleri konuşan kültürlerle etkileşim içinde olmaktan geliyor. Karmaşıklık zenginlik demek.
Sanırım dilbilimde dilin yapısı ile dile giren çıkan isimler farklı ÅŸeyler. Klasik örnek “television”dan aynen okunduÄŸu gibi alınan “televizyon”a bakalım. Televizyonu, televizyona, benim televizyonum, televizyonda oynuyor gibi sonuna ekler takıp çıkardıkça isim dilin içinde yerini buluyor. Haliyle bu matematik düzen her yeni girecek isim için çalışıyor. Ben sadece Türkçe kullanan biri olarak gözlemlerimi belirtiyorum. Bir yanlışım varsa hayrola, dilbilimcileri düzeltmeye davet ediyorum
Ancak dile giren kelimeler teknolojik olduğunda durum biraz farklı sanırım. Çünkü teknolojik bir kelime kendi içinde mantık barındırıyor ve zamanla kullanan insanların aklını fikrini düzenliyor, dolayısıyla toplumu dönüştürüyor.
“Bilgisayar”a hala “kompüter” deseydik belki de Türkiye’de bugün 16 milyon Internet kullanıcısı olmayacaktı.
June 30th, 2007 at 11:44 am
Dile yeni kelime kazandırmanın ideal olarak bilimsel bir süreç olması fikrini anlıyorum, ne de olsa geleneksel olarak “en mantıklısı” bu. Bir ÅŸeyi en iyi bilenin yapması gerekir.
Ne var ki, ben bu bilir kişi kavramını bir kaç gözlemle masa altına yatırmak, bilir kişi kavramının nasıl evrim geçirdiğini göstermek istiyorum.
1. Teknolojik kavramların oluşum-değişim hızı
2. Disiplinler arası etkileşimin öneminin artması
3. Merkezden-kitleye iletiÅŸimin etkisini yitirmesi
1 HIZ
Kavramların çok hızlı deÄŸiÅŸtiÄŸi bir dönemde yaşıyoruz. “Åžey”ler çok hızlı türüyor, evrim geçiriyor. Bazısı kalıyor, bazısı geçip gidiyor. Bu dünyanın aktif üyesi olmayan bir dil bilimcinin teknoloji konusunda dil ve anlam teorilerinden yola çıkarak kelime önermesi doÄŸal olarak bu kavramın derinliÄŸini sorgulatabiliyor, kavramı her gün kullanan kiÅŸileri gülümsetebiliyor. Önerilen karşılığın kullanım performansı ne yazık ki sadece etimolojik, morfolojik, semantik ve fonetik mükemmellik ile ölçülmüyor. Bazen kelimenin kendisi anlam olarak yüzde yüz doÄŸru olmasa da iÅŸin içinde olan birinin gözünden bize küçük bir hikaye anlatıyor, bizi kendisine yakınlaÅŸtırıyor (Mesela: Bilgisayar).
2 DİSİPLİNLER ARASI
İletişim araçlarındaki inanılmaz gelişmeler farklı alanlarda iş-araştırma yapan insanları birbirine son derece yaklaştırıyor, beraber çalışmalarını kolaylaştırıyor. Bu ortaklaşmalardan melez disiplinler doğmaya başlıyor. Melezleşme süreçlerinde her katılımcının katkısı büyük önem taşıyor. Buna güzel bir örnek, tıbbi veri görselleştirmesi; katılımcılar bir tıp insanı, bir bilgisayar bilimcisi, bir grafik tasarımcı. Bu melezleşme sonucu ortaya çıkan perspektifi bu üç katılımcıdan bağımsız yakalamak zor. Benzer şekilde,
dile yeni katkılar yaparken belki de bilir kişi değil, bilir kişiler düşünmeliyiz.
3 MERKEZ
Merkezden kitleye iletiÅŸim internet ile ciddi bir ÅŸekilde yerinden oynadı. Artık kitleler her an her yerde kitle iletiÅŸimi kurabilir. Bu tartışmayı TRT1 yerine Düğümküme’de yapabiliyor olmamız, bunu internet eriÅŸimi olan herkesin okuyabiliyor olması en somut kanıt. Asırlar öncesi olduÄŸu gibi, verilen bir kararın baskın radyo-televizyon kanalı ile tüm topluma duyurulması ve herkesin buna uymasını beklemek de söz konusu deÄŸil. Elimizdeki sistemler mesajı ulaÅŸtırmayı ve deÄŸerlendirmeyi küçük merkezciklere dağıtmış durumda.
—
Paylaşmaya değer gördüğümüz bir yeniliği Türkçe okuyan bir kitleye ulaştırıyoruz, gelişmenin özü yazıldığı gibi okunmayan bir kelime etrafında dönüyor. Kelimenin aslını kullanmak ya da Türkçe karşılık önermek gibi anlık bir karar vermek söz konusu. Böyle bir ihtiyaçtan dolayı ortaya bir öneri getirmek işgüzarlık değil, yapıcı olmaya çaba sarfetmektir.
Bu konu için geleneksel anlamda bilirkişi olan dil bilimcinin proaktif olarak karşılık bulmasını beklemek yerine o kişinin uzmanlığını var olan önerileri değerlendirmek için kullanmak, yeni dünya düzeninde çok daha mantıklı. Bunun dayanağı yukarıda bahsettiğim üç gözlemdir.
Cıbır kelimesinin küçük güzel bir hikayesi olduğunu, bunun adı geçen gadget-widget denen şeyler ile örtüştüğünü düşünüyorum. Sadece bir öneri
June 30th, 2007 at 1:07 pm
@Dare Kilicoglu, lütfen benim kafamdaki karşılığı oy olarak saymayınız
@Arikan, kesinlikle “Çünkü teknolojik bir kelime kendi içinde mantık barındırıyor ve zamanla kullanan insanların aklını fikrini düzenliyor, dolayısıyla toplumu dönüştürüyor.” cümlenize katılıyorum.
@engin, yazınızı çok beğendim. %95 katılıyorum. çok mantıklı ve modern bir bakış açınız var. saydığınız maddeler gerçekten de mantıklı.
Türkiye’de, bahsettiÄŸiniz kavramlar ve sentezlerden sonuçlar çıkarıp mantık yürütebilecek kitlenin yok denilebilecek kadar az olması, herhangi bir Türk dilbilimcinin de bu detaylı ve teknolojik konuda doÄŸru bir mantık yürütemeyeceÄŸini düşünmek çok fazla mantık dışı deÄŸil. Ancak;
“Bu dünyanın aktif üyesi olmayan bir dil bilimcinin teknoloji konusunda dil ve anlam teorilerinden yola çıkarak kelime önermesi doÄŸal olarak bu kavramın derinliÄŸini sorgulatabiliyor, kavramı her gün kullanan kiÅŸileri gülümsetebiliyor.” demiÅŸsiniz, bir örnek verirseniz sevinirim. tahminimce otobüs kelimesinin karşılğı olarak “çok oturgaçlı götürgeç” ya da yumurta kelimesinin karşılığı olarak “tavuksal fırtkangaç” söz öbeklerinin gösterilmesi gibi efsanelerin gerçekten TDK tarafından üretildiÄŸini zannediyorsunuz.
açıkçası ben TDK’ya güveniyorum. TDK’nın çok duyarlı ve özenli çalıştığını da biliyorum. ayrıca sizin de verdiÄŸiniz “Bilgisayar” kelimesi örneÄŸi TDK’nın ürünüdür.
yeni kelimeler geniş zaman aralıklarında toplum tarafından benimsenir yada benimsenmez. TDK da bu benimsemeleri göz ardı etmez. kısacası bir kelimenin benimsenip benimsenmeyeceği zaman ile belli olur.
sizin, kelimenin belirlenmesi konusundaki önermeleriniz kesinlikle mantıklı, ancak bu size bir yetki vermez kanaatindeyim. bu konunun gerçekten düşündüğümüzden daha zor olduğu, üzerinde uzun süre düşünülmesi gerektiği ve uzmanlık gerektirdiğini düşünüyorum.
elbette ben de tartışmanın gidiÅŸatına göre yorum yaptım. Google’ın risk sermayesi hakkında bir yorumum yok. ancak haberde ve yorumlarınızda “cıbır” kelimesini kabul ettirmeye çalışır bir hava sezildiÄŸinden tüm bu serzeniÅŸ.
June 30th, 2007 at 2:20 pm
“Bilgisayar” kelimesini TDK deÄŸil Aydın Köksal bulmuÅŸtur. “Yazılım”, “donanım” ve “biliÅŸim” de bilgisayar bilimcisi Aydın Köksal tarafından bulunmuÅŸtur. Aydın Köksal hepimize örnek olacak çok önemli bir düşünür. Bugün Türkiye’de iyi bildiÄŸimiz bir çok biliÅŸim kurumunun kurucusu. Hacattepeden ayrılı BiliÅŸim Ltd ÅŸirketini kurdu.
June 30th, 2007 at 2:25 pm
Vikipedi’de Elektronik Beyin diye eski bir reklam resmi buldum. “Elektronik beyin” 1950-1970′li yıllarda Türkiye’de bilgisayar yerine kullanılan sözcükmüş.
June 30th, 2007 at 2:26 pm
zaten Aydın Köksal da TDK’dan
June 30th, 2007 at 2:36 pm
@mali ancak arada önemli bir fark var. Bir insan bir kurumdan daha deÄŸerlidir. Yani sen “bunu TDK bulmuÅŸtur” dediÄŸinde “Google lazer yaptı” demekle eÅŸ deÄŸer. Halbuki hangi insan veya ekip tarafından icat edildi bu yenilik? DeÄŸerli olan bunu icat eden insanlar.
Engin’in yorumu da buna baÄŸlanıyor. Yüz yıl önce dünyada sanayii devrimi hakimken kurumların bir anlamı vardı. Türkiye’de de dünyadaki bir çok ülkede olduÄŸu gibi binlerce kurum kuruldu. Ancak bu eski merkeziyetçi kurumlar bugün giderek daha da etkisiz hale geliyor. Internet ve iletiÅŸim teknolojilerini yarattığı aÄŸlı baÄŸlı toplumun merkezden-kitleye deÄŸil içinde insanların deÄŸerli olduÄŸu kitleden-kitleye yapılara ihtiyacı var.
June 30th, 2007 at 3:22 pm
@arikan, “kitleden-kitleye” felsefesine katılıyorum.
ben engin’in yorumundan TDK’nın çağın gerisinde kalmış olduÄŸu anlamını çıkarttım. aksini düşündüğümü belirttim. çünkü çok fazla efsane var TDK ile ilgili. bunlara dayanarak TDK hakkında yorum yapmasını istemedim. kısacası anlatmak istediÄŸim TDK üyeleri deÄŸerlidir, çağın gerisinde kalmamışlardır. Aydın Köksal da bunlara dahildir.
ayrıca engin’in sıraladığı 3 maddeyi çok beÄŸendim, sizin bakış açınızı da beÄŸendim, ben de o açıdan bakıyorum. ve o açıdan baktığımda kelimenin benimsenmesini zamana bırakmayı uygun görüyorum. en gerçekçisi de bu bana göre.
June 30th, 2007 at 3:56 pm
mali’ye katılmamak elde deÄŸil. Åžanslıyız ki bu ülkede duyarlı ve özenli çalışan bir takım üst kurumlar var.
Görünen o ki 70′lerin başında “kompüter”, “elektronik beyin” demeyi bırakmışız, “bilgisayar” kelimesini benimsemiÅŸiz. Yani bir kelimeden diÄŸerine atlamışız. Bu deÄŸiÅŸim genellikle “doÄŸru anda müdahele” olarak anılır. Yani “bilgisayar” kelimesinin türkçe karşılığı, bilgisayar daha evimize girmeden yıllar önce bilgisayar olarak belirlenmiÅŸti, kabul görmüştü. Daha güncel bir örnek olarak otomobilden bahsedebiliriz. Son yıllarda üreticiler “araba” yerine otomobil sözcüğünü kullanmakta ısrar ediyorlar. Bizlerse çok da bilinçli olmamakla beraber araba demekte direniyoruz.
@burak <belki konputer demeye devam etseydik ülke olarak internet kullanımında ilk 20 yerine, ilk 10′da olurduk. kim bilir? Hangi kelimenin nasıl kabul göreceÄŸini kestirmek pek kolay deÄŸil.@engin <yeni bilirkiÅŸi kavramı hakkında çok güzel bir yazı yazmışsın. Klavyene saÄŸlık:) Kabul edersen eklemek istediÄŸim bazı noktalar var.Son Söz
“ben cıbıra cıbır demem cıbır benim olmadıkça”
June 30th, 2007 at 5:57 pm
bu tür dil tartışmaları genelde bir yere varması güç; çünkü “dil nasıl olmalıdır?”, “dilin düzenleyicisi kim olmalıdır, kimin kontrolünde olmalıdır?” tarzı sorular ideolojik görüşlere yönlendiriyor insanı, sonuçta iÅŸ ideolojik temelli bir tartışmaya dönüşüyor farkına varmasak, bilimsel kılıflar uydurmaya kalksak da… tdk’nın toplumun dilini “düzeltme” ve “iyileÅŸtirme” görevi, artık teknolojik geliÅŸmelerle bu “düzeltme” iÅŸlevinin kitleden-kitleye yapılıp yapılamayacağı veya tüm bunların çocukken bize öğretilen “yabancı kelimelerin ulusal egemenliÄŸimizi tehdit ettiÄŸi” ÅŸeklinde bir paranoyadan kaynaklandığı ve zaten böyle modernist bir düzeltmeye gereksinimiz olmadığı gibi görüşlerin hiçbirinin “bilimsel” bir yanı yok, tamamen ideolojik bence ve bu yüzden bu tartışmalar çıkmaza girmeye devam edecek gibi..
June 30th, 2007 at 6:28 pm
Bu tartışma sayesinde yol aldığımızı düşünüyorum. Sorular yanıtlandı, yeni ÅŸeyler öğrenildi, eleÅŸtiriler yapıldı. En kötü ihtimalle bile tüm bunlar Düğümküme’de kayda geçti. Söz uçtu, yazı kaldı.
Elbette yazarların görüşleri, farklı bilim dallarına referans verebilir veya farkli dünya görüşleri-ideolojierle paralellikler taşıyabilir. Kafalarda misyoner düşünceler olmadıkça, bu durum niçin bizi çıkmaza soksun ki?
June 30th, 2007 at 7:55 pm
böyle zaman zaman bilgilendirici içeriÄŸe de sahip uzun bir tartışmanın ortaya çıkması güzel bence de, sadece elif özgen’in, ” ‘Bizim önerimiz’, ’sizin öneriniz’ tartışmalarının kimseyi bir yere götürmeyeceÄŸi kesin.” söylemine ne ÅŸekilde katıldığımı ifade ettim.. bu iÅŸi gerçek anlamda çözecek olan ÅŸey zaman bence, tartışmalar ise bize ancak yan ürün olarak yararlar saÄŸlayabilecek arada.. bir anlamda genetik havuza genler atmak gibi yapılan iÅŸ, hangi genlerin üstünlük saÄŸlayacağını öngörmek zor..
July 1st, 2007 at 1:51 pm
sonuç olarak ben de zamana bırakmak gerekir diye düşünüyorum.