engin | September 15th, 2008

Android Neden Önemli?

Android işletim sistemini duymuşsunuzdur. Linux tabanlı, Google destekli, açık kaynaklı cep telefonu işletim sistemi. İlk Android telefonu Dream‘in, T-Mobile cep operatöründen, Ekim 2008′de çıkacağı söyleniyor. iPhone benzeri dokunmatik büyük ekranlı cihazların (mesela) hızla türemeye başladığı şu günlerde Android, cep telefonu dünyasını yerinden oynatabilir. Şu göstergelere dikkat:

Destekçisi bol

Android’in arkasında Google ile birlikte cep operatörlerinden içerik sağlayıcılarına ve çipçilere kadar büyük bir destek var (Open Handset Alliance). Mesela, China Mobile, Çin’in en büyük operatörü. Kullanıcı sayısı yaklaşık 312 milyon! Google’ı anlatmaya zaten gerek yok.

Web 2.0 ile uyumlu

Android, internet ve web 2.0 uygulamaları dikkate alınarak sıfırdan geliştirilmiş ilk cep işletim sistemi. Android telefonlarda uygulamalar hem internet ile hem birbirleri ile iletişim kurabilir, bunu perde arkasında yapabilir. Mesela, harita uygulaması adres defterinin bir parçası olarak çalışabilir. Bu işlemler çok küçük kod parçacıkları ile yapılıyor.

Açık taban, korunabilir yenilik

Açık kaynak sistemlerin 2 avantajı var: geliştirme ve lisanslama maliyetleri düşük, topluluklarının mucitliği sisteme yenilik getiriyor. Ayrıca Android, bir lisanslama çalımı ile operatörlerin uygulama platformunu keyiflerine göre özelleştirip kapalı kaynak olarak lisanslamasının da önünü açmış durumda (Apache lisansı).

Çok cihazda çalışabilir

iPhone süper bir cihaz, ama iPhone donanımı ile sınırlı. Android potansiyel olarak yeni çıkan, çıkmaya hazırlanan tüm kabiliyetli mobil cihazlarda çalışabilir. Hatta, Google vizyonu telefonların da ötesinde, araba navigasyon sistemlerini, sofistike ev aletlerini, süper mobil bilgisayarları da içeriyor.

Bugün eğer geliştirici olarak çalışıyorsanız ya da bu konuya ilgi duyuyorsanız, Android ile hemen oynamaya başlamanızı tavsiye ederim. Bugün Android için geliştireceğiniz uygulamalar yarın bir dünya telefonda çalışabilir.

Uygulama geliştirme paketini’ni şu adresten indirebilirsiniz. Aynı adreste direktifler mevcut, maalesef İngilizce. Eğer ki konuya ilgi duyup da İngilizce bariyeri yaşıyorsanız bu yazının yorumlar kısmında belirtin.

İlham almak isterseniz, Android yarışması için geliştirilen 50 finalist uygulamaya bir göz atın.

Düğümküme'yi zamanında takip edebilmek için öncelikle RSS'den abone olun. Ayrıca bkz RSS nedir, nasıl kullanabilirim?

arikan | July 11th, 2008

iPhone Pazar Yeri Açıldı

Önümüzdeki bir kaç gün içinde iPhone haberlerinden bıkmış olacaksınız muhtemelen. iPhone neden bu kadar heyecan yaratıyor? Dokunmatik ekran internet bağlantılı akıllı telefon olması mı? Bu özellikleri zaten geçen sene ilk çıktığında aklımızı almıştı. iPhone geldi, iPhone nasıl kırılır?, iPhone Türkiye’de çalışır mı? gibi yazılar Düğümküme’de yüksek trafik alan yazılar olmuştu. Şimdi telefona GPS eklenmesi ve 3G hızlı internet bağlantısı tabii ki telefonu daha da kullanışlı kılıyor. Ancak bu yeni heyecanın esas sebebi iPhone’un bir mobil platforma dönüşmesi.

iPhone sadece bir cep telefonu değil akıllı telefon uygulamaları için bir pazar. Bir zamanlar nasıl Microsoft Windows işletim sistemi PCler için pazar oluşturduysa, nasıl Facebook platformu sosyal uygulamalar için bir pazar oluşturduysa, iPhone da üzerinde uygulama geliştirmeye açık platformuyla akıllı cep telefonları için bir pazar oluşturuyor. Daha çıkmadan yüzlerce uygulamanın promosyonu yapılmaya başlandı. 1 dolardan 20 dolara kadar fiyatlandırlımış, reklamlı reklamsız bedava uygulamlar daha iPhone çıkmadan iTunes üzerinden satılmaya başladı. iPhone App Store‘da en çok satanlar arasında SuperMonkeyBall oyunu, OmniFocus üretkenlik arttırıcı, iLoveControl uzaktan kumanda, YellowPages ilanlar, Twitterrific, BigTipper bahşiş hesaplayıcısı, ShopIt alışveriş listesi, ShoutIt uzaktan sessiz bağırma, Metro Haritaları gibi tek fonksiyonlu uygulamalar var.


En çok satan SuperMonkeyBall 9.99 dolar ve şu ana kadar yaklaşık 12 bin satmış, 120 bin dolar gelir elde etmiş. En pahalı uygulama Omnifocus 19.99 dolar, şu ana kadar yaklaşık bin tane satmış, 20 bin dolar gelir elde etmiş. Bu satışlardan uygulama sahipleri %70 kazanırken Apple %30 kazanıyor. Yani SuperMonkeyBall yapımcısı Sega oyun şirketi 84 bin dolar, OmniFocus yapımcısı Omni Group şirketi 14 bin dolar kazanmış.

Çok satan uygulamalar sahiperine bir gün içerisinde 3-5 bin dolar kazandırırken Apple aynı sürede 50 bin dolardan fazla yapıyor. İngilizce iş alemlerinde “win win” denilen bir durum gerçekleşiyor.


Pinch Media iPhone uygulamaları istatistklerine göre fiyat dağılımı.

iPhone analitik programı Pinch Aanalytics‘in 650+ iPhone uygulaması üzerinden tuttuğu istatistiklere göre bir iPhone uygulamasının ortalama fiyatı 5 dolar. Ancak yukarıdaki grafikde görüldüğü gibi 10 dolar seviyesi de oldukça tutuyor.

Bedava uygulamalardan bazıları reklamlı. Mesela Iconfactory şirketinin geliştirdiği Twitterrific Premium 9.99 dolar iken bedava olanı reklamlı. Aynı şekilde iPhone Flickr uygulaması Exposure reklamsız 9.99 reklamlı bedava. Bu iki uygulamanın reklam dağıtımı ve gösterimi daha önce Reklam Federasyonları Nasıl Kurulur? yazısında bahsettiğimiz The Deck federasyonu ile yapılıyor. Daring Fireball blogundan John Gruber bu iki uygulamanın premium ve bedava sürümlerinin indirilme sayılarını çıkarmış:

Exposure 3,638
Exposure Premium 76
Twitterrific 13,638
Twitterrific Premium 322

Bedava ile premium arasındaki oran, premium/reklamlı yaklaşık 1/40, zamanla değişecektir kesin ama bugün iPhone uygulaması geliştirmek isteyenler veya geliştirmeye başlamış olanlar için ürünlerini iPhone pazarında nasıl konumlandırabileceklerine dair fikir veriyor.

iPhone App Store uyguluması ile direk iPhone üzerinden bu ürünleri satın alıp indirebiliyorsunuz. Bilgi çağında ticaret adına herhalde bugüne kadar yapılmış en büyük gelişmelerden bir tanesidir. Cebimde kullanacağım ürünleri, cebimden alıyorum. Çoğu web ürünlerinde, Facebook uygulamlarında olduğu gibi, alışveriş ile kullanım ortamı aynı…

iPhone bu haliyle bir pazar yerine dönüşüyor. Bir yanda uygulama geliştirenler platform’un sağladığı özellikler üzerinden (gps yer bilgisi, internet bağlantısı, hareket algilayıcıları vs.) çeşit çeşit uygulamalar geliştiriyorlar. Bir yanda iPhone kullanıcıları ihtiyaçlarına göre bu zengin uygulama çeşitlerinden istediklerini satın alıyorlar. Diğer yanda Apple platform’u hızlı, kullanışlı, ve hatasız tutmaya çalışıyor. Kapitalizmin temel kuralı rekabet ortamı daha gelişmiş uygulamlar çıkmasını sağlıyor. Teknolojik platform oluşturma stratejisi Microsoft Windows’dan öğrendiğimiz, yıllar sonra Facebook Platformu ile tekrar karşımıza çıkan, ve şimdi de iPhone plafromu ile tekrar akılları almaya başlayan çok kuvvetli bir kapital stratejisi.

iPhone uygulaması geliştirmek istiyorsanız iPhone Developer Center‘daki belgeleri okuyarak başlayabilirsiniz.

ali | January 25th, 2008

Cepler Sonuna Kadar Açık

mypocket-graph.png

Burak Arıkan’ın Turbulence tarafından desteklenen, finans ağları, kendi günlük yaşamı ve bilgisayar ağlarını buluşturduğu yeni projesi MYPOCKET yayımlandı. MYPOCKET, finansal kayıtların bir yandan bizim için mahrem bilgiler olmasını, diğer yandan da çeşitli kuruluşlarca pazarlama verisi toplamak amacıyla veya finansal anlamda güvenilirliğimizin analiz edilmesi için kullanılmasını birer çıkış noktası olarak almış. Burak, son iki yıldır elektronik olarak kayıtlara geçen ne kadar finansal bilgi varsa bunları toplayan, arşivleyen ve gelecekteki harcamaları analiz eden, başka bir deyişle ağda yaşayan ve geleceği öngören bir yazılım geliştirmiş. Bu analizler bir yandan gelecekteki harcamalar hakkında tahminler yürütürken, diğer yandan da bu analizlerin değerlendirilmesi yoluyla sanatçının yaşamına etki ederek gelecekteki harcama alışkanlıklarında da değişiklikler yaratabiliyor, böylelikle iki yönlü bir etkileşim sunuyor.

 

interfaces.jpg

 

MYPOCKET, günümüzün tekno-kültürel ortamından esinlenerek, kendisini 3 değişik arayüz üzerinden gösteriyor:


  1. Banka İşlemleri RSS beslemesi: Internet’te en yaygın kullanılan RSS haber yayımlama formatı binlerce kaynaktan sürekli akan bir bilgi seline bağlanmamızı sağlar. MYPOCKET Burak’ın günlük alışverişlerine RSS okuyucunuzdan tıpkı haberleri takip ettiğiniz gibi takip edebilmenize imkan veriyor. Böylece erişilebilirliği arttırarak açıklığın altını çiziyor.
  2. Banka İşlemleri Ağı: Bir sonraki alışverişleri tahmin etmek için iki yıllık alışverişlerin birbirleriyle olan ilişkisine bakılıyor. Ortak alışveriş kategorileri, ortak haftanın günü ve aynı haftası gibi noktalardan kurulan ilişkiler zaman içinde gelişiyor. Banka İşlemleri Ağı ile bu dinamik ilişkilerin tümüne bir anda, yani henüz işlenmemiş bir mantık örgüsüne bakıyoruz.
  3. Tahmin Edilmiş Nesneler: Kasıtlı bir analiz sonucunda gelecekte olacağı tahmin edilen bir olayın gerçekleştikten sonraki fiziksel kanıtları. Yaşamın yan ürünleri. MYPOCKET projesinde Burak banka kartıyla yaptığı alışverişlerin fişlerini saklıyor, ve tahmin edilenleri “tahmin edilmiştir” diye işaretliyor. Bu fişler hem yapılan alışverişin bilgilerini içerdiği için hem de varlıkları önceden bilinmiş oldukları için birer eşsiz nesne oluyor.

 

Burada ilginç bulduğum noktalardan biri, daha önce pek çok sanatçının kullanmış olduğu gözetlenme olgusunun özel bir alanına, finansal verilere bakması. Özellikle 11 Eylül’den sonra Batı’da artan güvenlik önlemlerinin özgürlükleri kısıtlamasına dikkat çeken birçok sanatçı bunu vurgulamak için çeşitli yöntemler kullanmışlardı. Bunlardan en can alıcısı Hasan Elahi‘nin FBI’a vermesi gereken raporu canlı bir GPS verisi izleme projesi haline getirmesi idi. Bu projede ise takip edilme ne üstten gelen bir otoritenin güvenliği artırma amacıyla ne de bunu yayarak eğlence haline getirmekle ilgili. Burada söz konusu olan, bankalar tarafından zaten sürekli olarak takip edilen harcamalarımız. İlk bakışta sadece birer veri akışından ibaret, amacı ne yeryüzündeki koordinatlarımızı vermek ne de nasıl bir insan olduğumuzu belirlemek. Ancak bu veriler yeterince toplandığı ve istisnasız olarak her harcama bir veri akışıyla Internet’ten yayımlandığı zaman bunun aslında mahrem bir bilgi olduğunu ve bankalarda toplanma amacının çok ötesinde kullanılabileceğini daha iyi görebiliyoruz.

 

mypocket-graph-2.jpg

Banka işlemlerinin birbirleriyle kurdukları ilişkilerin görsellemesi. İki işlem arasında bağlantı oluşması için ya aynı kategoride olmaları, ya haftanın aynı gününde gerçekleşmiş olmaları, ya da ayın aynı haftasında gerçekleşmiş olmaları gerekiyor. Çizgi kalınlıkları bağlantının iki ucundaki harcamaların toplamını gösteriyor.

 

Diğer bir can alıcı nokta da, bu verilerle yapılan tahminler ve sanatçı-yazılım arasındaki iki yönlü adaptasyon. Popüler kültürde de BBG gibi TV programlarında gözetlenmenin insanlar üzerindeki yapaylaştırıcı etkisini, hayatı izlenen televizyondan izlenen kişinin gerçek hayatı ile rol oynama eyleminin iç içe girdiğini görmüştük. Burada, içinde rol oynanan kontrollü bir ortamdan söz edemesek de ve yayımlanan veri yaşamın sadece kısıtlı bir alanına dahil olsa da, bu aslında yaşamın kolaylıkla sayısallaştırabilir bir kesiti üzerinde yoğunlaşmamızı ve etkilerini daha ayrıntılı bir şekilde görmemizi sağlıyor. TV sinyalleri yerine Internet üzerinden banka ve kredi kartı işlemlerini RSS akışları bize bilgileri anında ulaştırırken, Internet’in etkileşimli yapısına da uygun olarak bu akışın tek yönlü olmadığının bilinci ile geleceğe dair tahminler de veriyor, bugün Amazon benzeri birçok alışveriş sitesinde bize yapılan “Daha önce şu ürünü almışsınız, o halde bu ürünü de beğenebilirsiniz” tarzında tavsiyeler veya kredi kartı şirketlerinin yaptıkları puanlandırmalar gibi… Bu tahminlerin, insan davranışının karmaşası nedeniyle ne kadarının sonucu etkilemeden nesnel olarak dışarıdan yapıldığı; ne kadarının, parçacık fiziğinde ölçüm eyleminin ölçülen ile aynı ölçekte gerçekleşmesi nedeniyle ölçüm sonucunu etkilemesine benzer şekilde, sanatçının finansal kaderini önceden çizdiği meçhul. Burak, belki de işin bu yönüne vurgu yapmak, halkayı tamamlamak için doğru tahmin edilen harcamaların fişlerini işaretleyerek tüm bu fiziksel-ağlı-işlemsel performansın yanında, henüz oluşmamış olan nesnelerin adeta anılarını önceden oluşturup, sonradan gerçekleştikleri takdirde onları da birer hazıryapım nesne (veya tahmin edilmiş nesne) olarak işin içine katıyor. Böylece gelecek sadece tahmin edilmiş değil, aynı zamanda da maddeleştirilmiş oluyor; bu da insanların alışveriş alışkanlıklarının izlenmesi yoluyla yapılan tahminlerin doğrudan ekonomik değeri olduğu bu zamanları gayet iyi yansıtıyor.

 

Proje adresi: http://transition.turbulence.org/Works/mypocket

 

arikan | June 29th, 2007

Bugün Satışa Çıkacak iPhone İçin Her Yerde Uzun Kuyruk

iphone-apple-store-live1.jpg

Bugün (29 Haziran) saat 6pm’de Apple iPhone satışa çıkıyor. Tüm Apple dükkanları önünde kuyruk var. CEO’sundan blogcusuna çoluk çocuk tüm azmış tüketiciler iPhone’a herkesden önce sahip olmak için uzun kuyruklar oluşturuyor. Uzun Kuyruk meğer sadece bir internet ekonomisi teorisi değilmiş, pratik olarak da karşımızda.

Biz de Düğümküme olarak bu tarihi olaya yakından bakalım dedik, New York 5th Ave Apple Dükkanı önünde 24 saat önceden iPhone beklemeye başlayan insanların fotoğraflarnı çektik (aşağıda). Ayrıca bu vesile ile daha önce Düğümküme’de yazdığımız iPhone yazılarına bir bakın:

Haziran 2007

Mart 2007

Ocak 2007

Ayrıca New York 5th ave Apple Dükkanı önündeki uzun kuyruklardan çektiğimiz videoları canlı canlı YouTube’a koyuyoruz. Gün içinde devamı gelicek, bu tarihi tüketim çılgınlığı anını merak ediyorsanız takip edin.

EK: Bu sabahtan yeni iphone kuyruğu fotoğrafları ve videoları. + Kuyruğun başında 48 saattir bekleyen ilk iPhone sahibi olacak kişinin videosu

iphone-apple-store-live0.jpg

iphone-apple-store-live3.jpg

iphone-apple-store-live2.jpg

iphone-apple-store-live4.jpg

engin | June 16th, 2007

İlk iPhone Uygulaması

iphone-digg.jpgiPhone daha piyasaya çıkmadı ama azimli bir programcı genç iPhone için ilk 3. parti uygulamayı geliştirdi. Uygulamayı şurada görebilirsiniz.

Uygulamanın en ilginç yanlarından biri, Javascript ile geliştirilmiş olması. Geliştiren genç yeterince ilgi olması durumunda bir Javascript kullanıcı arayüzü geliştirmek istediğini söylüyor ki herkes kullanabilsin. Uygulama ile ilgili tartışmayı şurada okuyabilirsiniz.

Apple hali hazırda kullanıcılara iPhone’un güzelliklerini erişilebilir kılan bir arayüz sunmuyor. Fakat, Apple’ın stratejisi, tıpkı cıbırlarda (Widgets) olduğu gibi programcılara html+javascript kullandırmak. Steve Jobs son Apple Developer Konferansında şöyle dedi: “iPhone için uygulama geliştirme platformu mu istiyorsunuz, Safari kullanın.”

iphone-uygulama.jpg
Apple Developer Konferasında Jobs iPhone uygulamalarını anlatıyor. Fotoğraf: Engadget.

GÜNCELLEME: iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

engin | June 9th, 2007

iPhone Türkiye’de Çalışır mı?

iPhone Türkiye'de Çalışır mı?

GÜNCELLEME:
iPhone Pazar Yeri Açıldı
iPhone Kilidi Nasıl Kırılır?

Apple iPhone‘un lansman tarihi (29 Haziran) yaklaştıkça Düğümküme’de Burak Arıkan’ın yazdığı iPhone geldi ve iPhone Dedikoduları yazılarına bazı sorular gelmeye başladı. İnsanlar merak ediyor: iPhone Türkiye’de çalışacak mı? Amerika’dan eşe dosta sipariş verip getirtsek de Türk operatörün SIM kartını taksak olur mu? Evden işten çeker mi? Telefon henüz piyasaya çıkmadığından ve resmi bilgilerin eksikliğinden dolayı bu soruların bazıları hala havada. Yine de, mevcut bilgilerden yola çıkarak bazı cevaplar bulmak mümkün.

iPhone, Türkiye’deki cep operatörleri ile uyumlu mu?

Apple sitesinde belirtildiği üzere iPhone bir quad-band (4-bant) GSM telefon. Yani 4 ayrı frekans üzerinde (MHz: 850, 900, 1800, 1900), bildiğimiz SIM kart ile çalışıyor. Türkiye’deki cep telefonu operatörleri (Turkcell, Avea, Vodafone) GSM 900 ve 1800 frekanslarında hizmet veriyor. Yani ham teknoloji açısından bakarsak sim kartınızı iPhone’a takınca çalışması lazım. Ne yazık ki iş sadece ham teknoloji ile bitmiyor.

iPhone, AT&T servisi ile Türk operatörler üzerinden kullanılabilir mi?

iPhone 29 Haziran’da Amerika’da sadece AT&T (eski Cingular) aracılığı ile pazara sürülecek. iPhone sahibi olmak için 2 yıllık AT&T sözleşmesi yapmak gerekiyor, yani cep telefonunu operatöre 2 yıl abone olmadan alamıyorsunuz. Mümkün olmakla birlikte tahminimce çok az kişinin başvuracağı bir yöntem Amerika’dan aldığınız iPhone’u AT&T uluslararası dolaşım (roaming) anlaşması yapmış Türk operatörler üzerinden kullanmak (AT&T SIM kartı kullanarak). Türkiye’de telefonunu kullanan Amerikalı turist olmak gibi bir şey. Bu durumda fatura AT&T tarafından kesilir ve arayıp arandığınız sürece dolar bazında aşırı tuzluya gelir.

Sim kartımı iPhone’a taksam çalışır mı?

AT&T sözleşme ile verdiği telefonlara SIM lock denilen bir kısıtlama / yazılım kilidi koyuyor ki telefon başka operatörlerin SIM kartları ile çalışmasın. Tabii ki iPhone için de benzer bir kısıtlama söz konusu olacak. Kahraman Türk cep telefoncuları iPhone öncesi bir çok cihazın SIM kilidini çoğunlukla telefonun sistemini yeniden yüklemek (flash) marifetiyle kaldırabiliyordu. Fakat bir rivayete göre Apple ve AT&T kilit kırma durumuna karşı derin önlemler almış. Kısacası, AT&T iPhone’u sunan tek operatör olmanın meyvelerini yemek istiyor. iPhone’un Amerikan modeli SIM kilidi kırılmadıkça Türkiye’deki operatörlerin sim kartları ile çalışmaz. Gerçi hep tanık olduğumuz üzere, her kilit eninde sonunda kırılır.

iPhone normal yollardan Türkiye’ye gelecek mi?

iPhone’un Avrupa lansmanı için Apple’ın Avrupa’da cep operatörleri ile anlaşmaya çalıştığı yönünde söylentiler var. Bu söylentilerde bir dolu firmanın adı geçiyor, bunlardan biri de Vodafone. Tabii Avrupa deyince bu iş Türkiye’yi ne zaman kapsar kestirmek zor. Söylenti aynı zamanda Avrupa’da lanse edilecek iPhone’un 3G (3. nesil) telefon olacağına işaret ediyor, yani data bağlantı hızı Amerikan versiyonundan daha yüksek (2.5G-EDGE) olacak.

iPhone ile ilgili resmi bilgiler içeren siteler
Apple iPhone resmi web sitesi
AT&T iPhone sayfası

Düğümküme’de iphone ile ilgili yayımlanan önceki yazılar
iPhone’daki Çoklu Dokunmatik Ekranın Sırları
iPhone dedikoduları
Apple iPhone Geldi
İlk iPhone Uygulaması (kaynak kodu ile)

GÜNCELLEME: iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

arikan | June 6th, 2007

Vodafone Türkiye telekom pazarına nasıl bir vizyonla girdi?

“İster Amsterdam ister Amasya her yer aynı para” gibi reklamlarla Türkiye pazarına girdi Vodafone. Avrupa Birliği’ne girememişlik sürecinde toplumsal hafızaya kazınan artıkları kullanmaya kalktı belki Vodafone Reklamcısı. Belki de sadece en basit tüketici yemine, yani ucuzluğa yüklendi bu reklamlarla. Ama görünen o ki yeni bir şey getirmedi ortama, yeni bir teknoloji getirmiş olsa bile ne bunu bilen tadan oldu ne de bundan haber verildi.

Oysa daha 2004 yılında İngiltere’de yaptığı online lansmanda Vodafone Gelecek Vizyonunu gösteren nefis multimedya senaryolar sunmuştu dünyaya. Bu senaryolar her zaman her yerde ağlı bağlı hayat vaadediyordu. Ekranlı bileziklerden elektronik kağıtlara, wifi kolyelerden sanal reklam panolarına kadar bir çok yeniliği anlatıyordu.

Aradan 2 yıl geçti Vodafone Türkiye’de ve sadece ucuzluktan bahsediyor, dünyanın her yerini aynı fiyattan arayın gibi naif planları öne sürüyor. Bu Vodafone Gelecek Vizyonu sunumunda görülen teknolojiyi Türkiye’de gerçekleştirmesini, bunu yapamıyorsa Türkiye’de bunları yapabilecek tasarımcılara ve teknolojicilere bütçe vermesini bekliyoruz.

vodafone-future-0.jpg
Vodafone Gelecek Vizyonu’nu sunan “asil” Viktoryan kadın.

vodafone-future-1.jpg
Ekranlı bilezik. Dokumnatik ekranda seçim arayüzü: A mi B mi?

vodafone-future-3.jpg
Her renkden gençler şehirde elektronik kağıda bakıyorlar, haritayadan arkadaşlarıyla konuşacaklar. Wifi kolye elektronik kağıdı Google haritaya ve Twitter’a bağlıyor mesela.

vodafone-future-4.jpg
Richard Twitter’dan yazıyor: “Hey ben flaanca bardayim, hadi gelin müzik çok güzel.”

vodafone-future-2.jpg
Nancy kamera telefonuyla derginin içinden “belirmek süretiyle” sizi partiye çağırıyor: “Hadi bak Richard da geliyor çok eğlenicez.”

behiç | May 9th, 2007

Wildnet: Uzak Mesafe Kablosuz İnternet Nereye Gidiyor?

Haftasonu dergileri karıştırırken gözüme Wildnet takıldı. WiFi tabanlı olması, düşük maliyetlerle kurulmasına karşın kilometrelerce alanda internet erişimi sağlaması gibi özellikler beni fazlasıyla cezbetti ve araştırmaya itti.

Wildnet (WiFi-based Long Distance Networks) WiFi tabanlı bir teknoloji, basit bir bilgisayar ve IEEE 802.11 tabanlı yüksek kapasiteli bir wireless karttan oluşuyor. Özellikle birden çok noktaya koyulduğunda noktadan noktaya kablosuz ağ kurabiliyorsunuz. Teknolojiyi geliştirenler 10 - 100 km uzaklıklarda uygulanabileceğini söylüyor.

Şimdi gelelim uzun süredir gündemimizi meşgül eden Wimax ile Wildnet i karşılaştırmaya ve hangisinin gelecekte başarılı olacağı yönünde yorumları paylaşmaya. Wimax, IEEE 802.16 standardı üzerinden çalışmaktadır, Wildnet ise WiFi tabanlı olmasının avantajını kullanarak IEEE 802.11 standardını kullanmaktadır.

Peki aralarındaki 11 ve 16 farkı son kullanıcı için neyi ifade eder? IEEE 802.11 standardını günlük hayatta kullandığımız tüm kablosuz destekli cihazlar (laptop, pda, smartphone vb) destekler, böylece Wildnet, Wimax e göre daha çok son kullanıcıya yönelik, öte yandan Wimax in kullandığı 802.16 standardını destekleyen son kullanıcıya yönelik cihazlar ne yazikki, hala prototip yada test aşamasında. Bu yönden bakıldığında Wildnet, Wimax i döver.

Bir başka açıdan baktığımızda, Wildnet‘in kurulum ve işletim maliyetleri Wimax e göre çok daha ekonomik ve kolay, bu yönüylede Wildnet, Wimax i hırpalıyor.

Wildnet‘in bir başka avantajı da kullanım lisansları, Wimax özellikle Türkiye’de GSM muamelesi görmekte ve üzerinde lisans çalışmaları yapılmakta. Öte yandan Telekomonikasyon Kurumu lisans çalışmalarını sonuçlandırsa da Wimax 802.16 standardı nedeni ticari ve günlük kullanıma hitap etmiyor. Öte yandan Intel‘in 3GPP ve GSM operatörlerinden gelen baskılar nedeni ile Wimax tabanlı çiplerin üretimini bilinçli olarak ağırdan aldığı dedikodularıda azımsanmayacak boyutta. Oysaki Wildnet evimize koyduğumuz WiFi ile aynı standartlarda. Bu nedenle lisanslama sürecini by pass edebilir.

Bu nedenle Dünya’da ve Türkiye’de uzak mesafa kablosuz internet erişimi hizmetlerinde Wildnet aradığımız kan olabilir. Wildnet ile bir yanda gelişmekte olan ülkelerde ve kırsal alanlarda ekonomik ve hızlı kablosuz internet altyapısı kurulabileceği gibi, diğer yanda Wildnet çevresinde VOIP, IP TV, IP Tabanlı Dijital Medya Yayıncılığı gibi katma değerli servisler geliştirilebilir ve mobil internet için GSM operatörü tekelinden kurtulabiliriz.

engin | May 7th, 2007

Faydalı Cep Uygulamaları

Cep uygulamalari

Ağlı bağlı yaşamda cep telefonlarının rolü arttıkça artıyor. Nerede olursak olalım, cep telefonu ile bir yandan diğer insanlara bağlanıyoruz, diğer taraftan da ağ servislerine ve dosyalarına erişebiliyoruz. Bu amaçlara hizmet etmek icin geliştirilen uygulamaların kabiliyetleri de cep telefonlari ile paralel gelişiyor, güzelleşiyor. Uzaktan Çalışan Takımlar için Yazılımlar yazısında olduğu gibi biz de Düğümküme’de bu cep uygulamalarını severek kullanıyoruz. Sevgi paylaştıkça artar:

İletişim / Sosyalleşme

  • Gmail Mobile
    E-posta okuyucu. Gmail hesabı olanlar icin kullanılabilirliği yuksek email uygulaması.
  • Twitter
    Sosyalleşme aracı. Eşe-dosta-ahbaba şu anda ne yaptığınızı mesaj aracılığı ile yollamak, sürekli bağlı kalmak için.

Bağlamda Kalma

  • Opera Mobile
    Web/Wap tarayıcı. Cep telefonu için tasarlanmamiş ağ sayfalarını dinamik olarak düzenliyor, okunabilir ve bakılabilir bir hale getiriyor.
  • WidSets
    RSS okuyucu. RSS yayınlarını kutucuklar halinde hesabınıza ekleyebilir ve pratik bir arayüzden okuyabilirsiniz.
  • Yahoo Go
    Yahoo cep portal uygulaması. Yahoo servislerinin (e-posta, harita, haber yayinları vs) tek bir arayüzde almak icin.

Ağ-Cep Senkronizasyon

  • Shozu
    Cepten internete yükleme. Cep telefonunuzdaki medya dosyalarını (resim, video, yazı) dinamik olarak web servislerine (flickr, youtube, wordpress blog vs) gönderme arayüzü. Cep telefonunun işletim sistemine gayet iyi entegre olduğu için ugulamayı açmadan yükleme yapabiliyorsunuz.
  • GCalSync
    Takvim güncelleyici. Cep telefonunuzdaki takvimi Google Calendar servisine bağlıyor ve periyodik olarak güncelliyor.

Erişim / Paylaşım

  • Orb
    Uzaktan dosya erişimi. Bilgisayarinizdaki dosyalara cep telefonunuzdan her an her yerde erişmenizi sağlıyor.
  • PeerBox
    Dosya paylaşım. Acik P2P ağlarında dosya arama ve indirme uygulaması.

Yer Bulma

  • Google Maps Mobile
    Harita uygulaması. Bildiğimiz Google haritalarinin cep telefonunda yerel uygulama olarak calişanı.

Müzik Çalar

  • OggPlay
    Açık kaynaklı, şaşırtıcı derecede seri arayüzlü muzik çalar.

Siz de kullandığınız bildiğiniz ağlı bağlı hayatta lazım olduğunu düşündüğünüz cep uygulamalarını ve deneyimlerinizi bu yazıya yorum olarak yazın, öğrenelim, paylaşalım.
Not: Bu uygulamalar icin mobil internet servisi gerekiyor. Kullanmadan once operatorunuzun internet baglanti servisini nasil ucretlendirdigi konusunda mutlaka bilgi edinin, faturada supriz olmasin.

arikan | January 10th, 2007

Apple iPhone Geldi

iPhone

GÜNCELLEME:
iPhone Pazar Yeri Açıldı
iPhone Türkiye’de Çalışır mı?
iPhone Kilidi Nasıl Kırılır?

Steve Jobs MacWorld 2007 konuşmasında uzun süredir beklenilen yeni Apple ürününü açıkladı. Job konuşmasında üç yeni ürün çıkardık dedi:

  1. Dokunmatik kontrollü geniş ekran iPod
  2. Yeni bir cep telefonu
  3. Internet iletişim cihazı

Üçü bir arada = iPhone. Steve Jobs’un iPhone sunuşunu kısaca özetliyoruz:

Çok Parmakla Dokunmatik Ekran

iphone0.jpg

iPhone plastik düğmeli telefonlara alternatif yeni bir kullanım arayüzüyle geliyor. Apple düğmeleri atıp dev bir dokunmatik ekran koyuyor. Üstelik çok parmakla dokunabileceğiniz patenti alınmış bir düzen. iPhone’da iki parmak hareketiyle farklı ve daha kontrollü işler yapılabiliyor. Bu teknoloji yazılım ve donanım arasında bir arayüz sağlıyor.

Telefon İşletim Sistemi: OS X

iphone1.jpg

iPhone’da OS X çalışıyor. Bu masaüstü kalitesinde uygulama ve ağ yönetimi anlamına geliyor. OS X de kullandığınız her tür medya oynatma ve grafik kalite mevcut. Steve Jobs Alan Kay’in 30 sene önce söylediği bir şeyi hatırlatıyor: “Yazılımda ciddi olan insanlar kendi donanımlarını yapmalılar.”

Senkronizasyon

iphone2.jpg

iPhone iPod gibi bilgisayarla senkronize olabiliyor. Sadece muzik veya video degil, email, notlar, adres defteri, takvim gibi her gün kullanıdığımız verileri de bilgisayarınızla iTunes üzerinden senkronize ediyor.

Tasarım

iphone3.jpg

3.5 inch ekran, 160ppi çözünürlük, 11.6 mm kalınlık, arkada 2 megapiksel kamera, önde sadece bir tane “eve dön” düğmesi. Ayrıca iPhone’da yeni nesil telefonlarda daha sık görmeye başlıyacağımız üç tane algılayıcı gömülü:

  1. Uzaklık algılayıcı: Telefonu kulağınıza götürdüğünüzde ekranı kapatıyor. Hem enerji tasarrufu yapmış oluyor hem de ekrana yüzünüz değdiğinde birşey olmasın diye ekrandaki dokunma algılayıcısı kapanıyor.
  2. Ambiyant ışık algılayıcı: Ortam ışığına göre ekran parlaklığı ayarlanıyor. Yine enerji tasarrufu sağlıyor.
  3. İvme algılayıcı: Telefonu yan çevirdiğinizde “landscape” moduna geçiyor, tüm ekrandaki görüntü de yan dönüyor ve telefonu daha geniş kullanabiliyorsunuz.

iPod özellikleri

Klasik iPod özellikleri dışında geniş ekran film izleme ve dokunmatik film kontrolleri hemen dikkat çekiyor. “Tut at” menu kaydırma ise nerdeyse en iyi liste kullanım özelliği.

Telefon özellikleri

iphone4.jpg

iphone5.jpg

iphone8.jpg

Steje Jobs “telefon konuşmasının” telefonda en iyi (”killer app”) uygulama olduğunun altını çiziyor. Buna odaklandıklarını ve bu deneyimi en iyi hale getirdiklerini söylüyor. Görsel sesli mesaj sistemiyle sesli mesaji kolayca mp3 gibi dinliyorsunuz, bir oynatıcı mesajin ne kadar uzun oldugunu gosteriyor. Wifi + blueetooth ile artık telefonda Internet var. Kolay konferans konuşma ile cep telefonunda toplantı. Adres defterine kayıt işlemi favorilere ekle kadar kolay hale geliyor. SMS uygulamasında daha bir kişiden daha önce atılmış mesajları bir arada görebiliyoruz. Böylece muhabbet SMS üzerinde chat gibi sürüyor. Dokunmatik klavye. Fotograf yönetimi bir kaç parmak hareketiyle çok kolaylaşıyor. Resimleri kaydırarak geçebiliyorsunuz. İki parmakla fotoğrafları büyütüp küçültüp detaylarına bakabiliyoruz.

Internet iletişim özellikleri

iphone6.jpg

Internetli telefon. Jobs en çok şu dört Internet uygulaması üzerinde duruyor.

  1. Zengin HTML Email: Fotoğraflı zengin text editorü. Ayrıca bir email’deki telefon numarasına tıklayınca direk arıyabiliyorsunuz. Email yazarken klasik email adres tamamlama mevcut. Internet ile telekom burada neredeyse birleşiyor.
  2. Safari Web Browser: Bir adrese gittiğinizde tüm siteyi olduğu gibi görüyorsunuz ancak daha küçük bir şekilde. Telefonu yan çevirince bir anda otomatik site genişliyor ve rahat okunabiliyor. Bir parmak hareketiyle daha da çok yaklaşıp büyük yazılar okuyabiliyorsunuz. Ayrıca Safari’de açılmış siteler arasında yine bir parmak hareketiyle kolayca geçiş yapabiliyorsunuz.
  3. Google Harita: Aradığını harita üzerinde bul ve direk telefon et. Daha önce kaydettiğin yerlere git ve sadece cep telefonunda detaylı uydu görüntüleri al.
  4. Widgetlar: Aynı Mac bilgisayarda olduğu gibi borsa veya havadurumu widgetlar çalışıyor. Hava durumu veya borsa gibi Internet üzerinden çalışan küçük programları telefonda kullanabiliyorsunuz.

Ayrıca Steve Jobs Yahoo Mail ile ortaklık yaptıklarını ve iPhone alana 3 IMAP Yahoo email verileceğini söyledi. IMAP sunucuda biriktirilebilien email anlamına geliyor.

Ortaklar

iPhone için Apple ile iş ortaklığı yapan üç şirketin başkanları kısa konuşmalar yaptı.

Google CEO Eric Schmidt – Biz artık “birleşmeden birleşebiliyoruz” dedi. (”Merge without merging”). Internet veri servislerinden bahsetti ve dinamik içerik üretici olarak iPhone’u desteklediklerini belirtti.

Yahoo Co-founder Jerry Yang iPhone’da Yahoo IMAP email servisi olacağını söyledi.

Cingular CEO Stan Sigman Cingular’un diğer bir Amerikan telekom devi ATT ile ortaklığını anons etti ve Apple iPhone’un sadece Cingular ile çalışacağını açıkladı.

Pazarın Durumu

iphone7.jpg

26 Milyon Oyun Konsolu
94 Milyon Dijial Kamera
135 Milyon MP3 Çalar
209 Milyon Kişisel Bilgisayar
1 Milyar Cep Telefonu

Dünyada cep telefon pazarı %1′i 10 Milyon telefon demek oluyor. Apple 2008 yılında cep telefonu pazarındaki bu %1 dilime ulaşmayı hedefliyor.

Ne kadar? Ne zaman?

iphone9.jpg

4GB iPhone $499

2007 Haziran Amerika’da
2007 Sonbahar Avrupa’da
2008 Asya’da

Apple Inc.

iphone11.jpg

Bu son ürünle Apple ürünleri Mac, iPod, MacTV, ve iPhone oldu. Mac sebebiyle Apple sadece bilgisayar şirketi olarak algılanıyor. Steve Jobs “ismimizi tekrar düşündük” dedi. “Apple bugüne kadar Apple Computer Inc. olrak biliniyordu. Bundan sonra “computer” atılıyor ve bundan sonra Apple Inc. olarak degiştik” açıklamasını yaptı.

Sonuç olarak Steve Jobs iPhone için “cebinizdeki hayat!” (”Life in your pocket!”) dedi.

Peki “cebimizdeki hayat” ne anlamlara gelebilir?

2007 yılı telefon şirketlerinin ve telekom servis sağlayıcıların savaşına tanıklıkla geçecek gibi gözüküyor. Filler ve Çimen (2000) filmindeki metaforu belki hatırlarsınız, tüketicilere sözde kaliteli hayatlar sunan dev filler tepinirken insanlar bu dünyada kaliteli bir hayatı nasıl sürdürecek bu çok tartışmalı bir durum. Cebimde Internet ne anlama geliyor? Telefonu ben kullanmıyorken telefona Internet üzerinden gelen giden bilgiler nelerdir? Hangi kurallarla çalışıyor? Bu protokolleri kim yaratıyor? Telekom gibi karanlık/kapalı bir sistem ile Internet gibi açık protokollerle çalışan iki ağın birbirine bu kadar yaklaşması ne gibi sonuçlar doğuracaktır?

* Resimler Apple ürün tanıtım web sitesinden ve orada yayınlanan Steve Jobs’un Keynote konuşma videosundan alınmıştır.

EK: iphone etiketiyle bağlanmış bağları takip edin.

GÜNCELLEME: iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

GÜNCELLEME: Türkiye’de kullanmak için iPhone Kilidi Nasıl Kırılır?