ULTERIOR ve Douglas Hart (19 Temmuz 2008, Cumartesi) @ Dogzstar Istanbul
Ne yalan söyleyeyim son zamanlarda çok fazla müzik dinliyorum. O kadar çok müzik dinliyorum ki yeni müzik hiç dinleyemiyorum gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bunun sebebi yeni müzik kötüdür değil, artık çok fazla güzel müziğe erişimimin olması. İnternet kullanıcıları arasındaki birebir dosya alışverişinden çok müzik ile ilgili blogları ilginç buluyorum. Aslında şikayetim de yok değil; ortalıkta o kadar kötü ve banal müzikler var ki tek yapabildiğim onları aktaran kanalları tümden kapatmak. Peki iyi ve yeni müzik nereden takip edilir? Bu konuda tavsiyelere açığım ve bu yazıya yorum olarak kendi favorilerimi ekleyeceğim. (Burda sanırım apaçık sosyal-web ortamlarında gruplara duyulan mutlak ihtiyacın bir başka örneğini görüyoruz.)
Eskiden müzik dergilerini okurdum. Radyo dinlerdim. Listeleri takip ederdim. Müzik yazarlarının ne dediklerine kulak kabartırdım. Şimdi spesifik bir müzik grubu veya sanatçı hakkında ne yazıldığını da okuyamaz hale geldim. Müzik videolari ne kadar sıkıcı oluyorlar? Müzik videosu ne kadar saptayıcı oluyor… Sanırım şu an okuyabildiğim müzik dergileri WIRE ve Straight No Chaser kaldı. NME, Melody Maker gitti, John Peel göçtü. Çok kötü değil, WIRE’in roportajları bazen çok keyifli olabiliyor. Geçenlerde burda URA’daki Nam June Paik videosu gösteriminden bahsetmiştik. Ustanın eski bir işini URA!‘nin yerinde izlemeye gittim. Orada Mihda ile karsılaştım ve bana bu şimdi size yazmak istediğim programdan bahsetti. Benim müzik kültürüm özellikle ve özellikle ada muziği söz konusu olduğunda oldukça yetersiz kalır. Sabres of Paradise ve Andrew Weatherall hayranıyım. Ne tesadüf Mihda da bana Jagz Kooner’den bahsediyordu (Sabres of Paradise‘in kurucu üyelerinden, zaten konuşma bir noktada name-dropping’e dönüşmüştü.) Müzik konuşurken name-dropping yapmak doğal birşey, Bacağındaki tüyleri kesmeyen, vagan aktivist lezbiyenlerden, Soğuk savaş dönemindeki Gorbaçov’dan ve buna karşılık Amerika’nın uyguladığı asimetri politikasından, kapitalist sistemin transactional ekonomiye dönüşümü veya daha da fanatikleşerek Türklerden hoşlanmayan Bono’yu ırkçılık ile suçlamak vs.. gibi konuları da konuşabileceğiniz gibi zaman eğer darsa name-dropping ile anlaşırsınız ya.
Şimdi burada The Face dergisinin yaptığı gibi kimin eli kimin cebinde tarzında bir harita çıkartamam. Ve üzülerek söylüyorum ki bu yazıyı başka biri yazsaydı yüzde yüz daha iyi olurdu. Bu Cumartesi Mihda dedi ki Ulterior Dogzstar’da sahne alacak. Mihda’nin bana verdiği PDF’i yazının aşağısına ekliyorum. Grubun fotograflarını da yazının aşağısına ekliyorum. Cumartesi günü ben Ulterior’da olucam (PDF’i okuduktan sonra gitmeye karar verdim.)
ULTERIOR TÜRKÇE PDF!
u-l-t-e-r-i-o-r-tukce-basin-duyurusu
Düğümküme'yi zamanında takip edebilmek için öncelikle RSS'den abone olun. Ayrıca bkz RSS nedir, nasıl kullanabilirim?





Semantik (anlama göre) arama yaparak sonuç veren bir arama motoru olan 


