Günün Resmi: Son-DA

Slovenya’lı sanatçı grubu Son-DA‘nın New York Bitforms galerisindeki “.psd” sergisinden.
Düğümküme'yi zamanında takip edebilmek için öncelikle RSS'den abone olun. Ayrıca bkz RSS nedir, nasıl kullanabilirim?

Slovenya’lı sanatçı grubu Son-DA‘nın New York Bitforms galerisindeki “.psd” sergisinden.
Düğümküme'yi zamanında takip edebilmek için öncelikle RSS'den abone olun. Ayrıca bkz RSS nedir, nasıl kullanabilirim?
1950 ve 60′ların en önemli sanatçılarından; Marcel Duchamp, Kurt Schwitters, Joseph Cornell’in mirasçısı ve Amerikan pop sanatının öncülerinden Robert Rauschenberg 12 Mayıs gecesi öldü.

Rauschenberg, resim, heykel, performans, baskı, fotoğraf yanında daha çok ‘kombine’ işleriyle tanınmıştı. Jasper Johns ile beraber yaptıkları soyut dışavurumculuktan pop sanatına geçiş olarak görülen işlere Neo-Dada tabiri yakıştırılmış, geleneksel sanat formlarının dışına çıkmak isteyen sanatçılara ve kavramsal sanat, pop sanatı, süreç sanatı, happening’lerin ortaya çıkmasında ilham kaynağı olmuştu. 1953′te bir Willem de Kooning resmini silerek sergilemesi; 1961 yılında, Galerie Iris Clert tarafından galerinin sahibi Clert’i betimlesi için birçok sanatçı ile beraber davet edildiğinde galeriye “Bu, eğer ben öyle diyorsam, Iris Clert’in bir portresidir” yazılı bir telgraf göndermekle yetinmesi; eserlerinde araba lastiği, tenis topu, bisiklet lastiği, doldurulmuş keçi, tuval üzerine doldurulmuş kartal gibi malzemeler kullanması bu tarihsel geçişin habercileri olarak görülebilir.


1966′da, Billy Klüver ve Rauschenberg sanatçılar ve mühendisler arasında işbirliği ortamı sağlaması amacıyla E.A.T.’yi (Experiments in Art and Technology) kurmuşlar ve yine o zamanlar aralarında doldurulması gereken bir boşluk gördükleri sanat ve günlük yaşamı yakınlaştırmak için performanslar yapmışlardı.
İlgili Düğümküme Yazıları:


Emre Hüner Mutlak Krallık‘ı oluştururken bütün bir cumhuriyeti resmediyor. Modernizmin karanlık ilkelerine ait totaliter imgeler kesişen zaman dilimleri boyunca yeniden şekilleniyor. Bir yolcu uçağı prototipi betonarme bir şehirin üzerinden uçuyor, Antonio Sant’Elia’nın La Città Nuova’sı üzerinden doğu güneşi doğuyor, Yapılandırmacı (Constructivist) heykeller Simpsons çizgi filminin bulutları arasından yükseliyor ve I. Dünya Savaşı’ndan kalma zeplinler 1936 tarihli bir Life Dergisi’nin kapağı üzerinde dolanıyorlar. Aynı esnada üçgen bayraklar mekanik kolların ucunda dalgalanıyor. Bir zamanlar İtalyan futurist sanatçılar tarafından yeni toplumu geleceğe doğru taşımak için tasarlanan üçgen bayraklar şimdi ise tarihsel panoramaya karşı çıkıyorlar. Modernist ütopya imgesi muz cumhuriyetinin sarı rengine boyanıyor. Burası Mutlak Krallık.
Mutlak Krallık yama ekranının kamusal alandaki yeri göz önünde bulundurularak üretildi. Şehir sakinleri ekranı sokaktan yukarı bakarak görüyor. Eserde ise şehirler çoğunlukla yukarıdan gösteriliyor ve böylece herşey görsel olarak tersine çevriliyor. Açıların tutarsız olduğu ve perspektifin bozulduğu tersine dönmüş bir dünya görüyoruz. Hüner iyi kavradığı canlandırma teknikleri ile ütopyanın dilini bozmak için basit mekanik jestler kullanıyor. Mükemmel bir şekilde çizilmiş ve canlandırılmış manzaralarla fantastik retro-gelecekçi dünyalar yaratıyor.
Daha fazla bilgi için:
Mark Aerial Waller
yama.opening@earthlink.net
www.yama.com.tr
Bu arada daha önce burada Emre Hüner Kim? başlıklı bir yazı yazmıştık. Bu sefer elime geçen basın bülteninde Hüner ile ilgili kısa biyografik bir yazı da var ve ekliyorum:
Emre Hüner 1977′de İstanbul’da doğdu ve halen İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Çizim, video ve yerleştirmeler yoluyla hiper teknolojik endüstriyel gelişmeleri; insanın doğa ve mimariyle ilişkisini; ve toplumda risk kavramını irdeliyor ve Internet’ten, bulduğu fotoğraflardan ve kitaplardan topladığı imgelerden oluşan bir görsel arşivden yararlanıyor.
Yakın zamanda katıldığı sergiler arasında Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi tarafından Westfälischer Kunstverein, Münster’de düzenlenen ‘Son Şeyler’ (2008); Hou Hanru’nun küratörlüğünü yaptığı 10. Uluslararası İstanbul Bienali ve TICA Tirana Contemporary Art Institute (Tiran Güncel Sanat Enstitüsü) tarafından düzenlenen ‘Fairytale’ (2007) adlı sergi yer alıyor. 2007′de BAS, İstanbul Hüner’in Bent 003 adlı sanatçı kitabını yayınlandı. Aynı zamanda, Via Farini, Milano’da düzenlenen ‘Video Invitational #2′ (2006) ve Palazzo della Ragione, Milano’da düzenlenen ‘Con Altri Occhi’ (2005) sergilerinde eserleri yer aldı.
2 hafta kadar önce İstanbul’a kısa bir ziyaret yaptım. 1.5 senedir İstanbul’a gitmediğim için iyi-kötü bir dolu yenilik gözüme çarptı. İyi tecrübelerimden bir tanesi, Take Away İstanbul ile tanışmam oldu. Take Away İstanbul, bir avuç tasarımcının İstanbul kültürü üzerine düşünüp, tasarlayıp, ürettirdikleri objeleri Kanyon Alışveriş Merkezi’nde küçük bir standda satıyor. Kendilerini şöyle anlatıyorlar:
Take Away İstanbul tasarımcıların İstanbul ile ilgili ürünler tasarlayacağı, üreticilerin tasarımcılar ile beraber ürünler üzerinde çalışacağı ve sonucunda müşterilerin tasarım değeri olan ürünler bulabilecekleri bir proje olarak düşünüldü. Proje Mayıs 2007’de ürünler ve konsept çalışmaları üzerindeki ilk görüşmeler ile başladı ve o zamandan beri birçok kişi projeye dahil oldu. Yeni tasarımcıların, üreticilerin ve müşterilerin de zaman içinde bu ana gruba dahil olmaları düşünülüyor. 5 aylık hazırlık çalışmaları sonucunda, proje, Kanyon Alışveriş Merkezi’ndeki ilk satış noktası ve şimdi de ziyaret etmekte olduğunuz alışveriş sitesi ile bir marka çalışmasına dönüştü.
Take Away İstanbul tasarımcıların düşüncelerini gerçekleştirmek için üretimden satışa kadar kurulmuş hazır bir platform. Kanyon’daki ithal ürünler satan birçok mağazanın arasında, sunduğu ürünler ile pırıl pırıl parlıyor. Ürünler son derece İstanbul’a has. Özellikle tellak, dolmuş şöförü gibi karakterler içeren ürünlerini mutlaka görün. İstanbul silüetli koli bantından İski rögar kapağı nihalesine, ince belli shot bardağından İstanbul dolmuş haritasına kadar Türkiye’yi tanıyan herkesi gülümsetecek güzel ürünler satıyorlar.
Grubun üretim ve satış konularındaki koordinasyonunu sırtlayan Seda Ertem’i Kanyon Alışveriş Merkezi’ndeki standda görebilir, ürünler hakkında küçük hikayeler dinleyebilirsiniz. Ben ‘denize ağzında sigara ile girenler için boyun askılı küllük’ projesini sabırsızlıkla bekliyorum.
Bakmak isterseniz, İstanbul’da çektiğim resimler de şurada.

Bugün Resmi Görüş blogunda karşıma çıktı. Böyle elektronik mesaj görmedim!
Günün resmi.
