arikan | February 8th, 2008

Karışık Gerçeklik Sempozyumu

Bugün Boston’da Turbulence Karışık Gerçeklik Sempozyumu başladı. Sempozyumda gerçek ve sentetik dünyaların birbirine geçişmesini tartışıyoruz.

Karışık Gerçeklik nedir?

Karışık Gerçeklik gerçek ve sanal dünyaların birbirine geçişmesi ve içinde fiziksel ve dijital nesnelerin aynı anda varolduğu ve etkileştiği yeni hibrid ortamlar yaratmasıdır.

Şu anda yapılan iki panelden birisi online ekonomilerin gerçek dünya etkileri üzerine diğeri fiziksel ve sanal varoluşun ilişkisi üzerine. Ben online ekonomilerin gerçek dünya etkileri konusunda Meta-Markets ve MYPOCKET projeleri üzerinden sunum yapıyorum ve panelde bu konu üzerine tartışıyoruz.

Nasıl katılabilirm?

Şu anda sempozyumdan yazıyorum, siz de panele bulunduğunuz yerden katılabilirsiniz. Bunun birden fazla yolu var:

Katılımcılar arasında mimarlar, işlemsel sanatçılar, medya tasarımcıları, sanal dünya kurucuları, internet hukukçuları, küratörler, ve öğrenciler var.

Düğümküme'yi zamanında takip edebilmek için öncelikle RSS'den abone olun. Ayrıca bkz RSS nedir, nasıl kullanabilirim?

arikan | February 2nd, 2008

Sosyal Ağ Programlama Arayüzü

Haberleri duydunuz, Google Social Graph API denilen bir sosyal ağ programlama arayüzü çıkararak internet işletim sistemini gerçeğe dönüştürme yolunda önemli adımlar attı. Nedir bu? Google internet’de yayınlanmış arkadaşlık göstergeçlerini toplayarak indeksliyor ve bu ilişkileri programatik olarak sorgulamanızı sağlıyor. Sonuçta “her isteyen” Google’a girip size ait bir websitesini girebiliyor ve tüm arkadaşlarınızın listesini alabiliyor. İsterseniz kimlere bağlısınız hemen deneyip görebilirsiniz.

social-graph-api.png

Nasıl çalışıyor?

Öncelikle kendi web sitenizde veya blogunuzda bir arkadaşınıza bağlantı verirken rel="friend" veya kendinize ait başka sitelere bağlantı verirken rel="me" yazıyorsunuz. Örnek:

<a href="http://flickr.com/photos/arikan" rel=”me”>Flickr fotolarım</a>

<a href="http://darakilicoglu.com" rel=”friend”>Arkadaşım Dara</a>

Google aramada olduğu gibi bir örümcek program bütün web sitelerini tarıyor, bunları yazdıysanız sizin arkadaşlarınızı ve diğer sosyal web servislerinde bulunan profilierinizi kendi veritabanında depoluyor, ve dünyaya sunuyor. Bu biçimde yazım çoktan Wordpress, MovableType gibi pek çok blog yazılımında hali hazırda kullanılıyor, ve tabii ki şu anda Twitter, Flickr, Jaiku, MySpace, YouTube, Vimeo vs. gibi çoğu sosyal web servisi arkadaşlık ilişkilerini bu şekilde bağlantılar ile belirtiyor.

Social Graph API kesinlikle sosyal web endüstrisini ileri taşıyacak bir sistem, ama bu işi dağıtımlı ve açık yapmak varken Google’un bunu merkezi bir veri tabanında toplaması insani değil.

Kimi nasıl etkiliyor?

  • Kullanıcılar – Yeni bir sosyal web servisine kayıt olduğunuzda şöyle bir uyarı alacaksınız: “12 arkadaşınız bu sistemi kullanıyor, onları da arkadaş olarak ekleyin.” Artık burda kimler varmış diye aramaya gerek kalmıyacak.
  • Servis sağlayıcılar – Yeni kullanıcıları arkadaşlarıyla daha hızlı bağlayarak daha fazla bağlam yaratıyor olacaksınız. Başka hangi servisleri kullanıyor bileceksiniz, başka nelerle ilgileniyor görebileceksiniz. İlgi alanlarına göre reklam gösterebileceksiniz.
  • Google – Ana biriktirici olarak Google, bütün arkadaşlık ilişkilerini ve dağıtımlı kimlikleri topluyor olacak, ve tüm dünya boyutunda dev bir sosyal güven ağının sahibi olacak (bkz diğer bağlantı tipleri, günde 50,000 sorgu limiti).

Google Social Graph API girişiminin Facebook gibi kapalı sistemlere göre kullanıcıya çok daha fazla kontrol verdiğine katılıyorum (Google yayınlanmış olan verileri topluyor). Ancak Google bu sistemle hassas olan insani ilişkilere kaba kuvvetle girişmiş oluyor. Hepimiz biliyoruz ki FOAF ve XFN verileri toplanabilir ve açık bir şekilde sunulabilir, ancak bütün dünya seviyesinde verileri depolamak ve indeksleyip sunmak çok fazla para gerektirir. Bu durumda oturup Google’u yaptığı için alkışlamak mı gerekir yoksa açık ve dağıtımlı bir sosyal ağ programlama arayüzü nasıl kurulur buna mı odaklanmak gerekir.

Ben sömürüldüğümün farkındayım, buna karşıyım, ama biliyorum ki buna sadece karşı olmak bir şey değiştirmez, o yüzden sömürüyle deneysel yollardan uğraşıyorum. Bu sebebple MYPOCKET projesiyle çoktan dünyaya finansal bilgilerimi açtım ve “MACHINE READABLES” başlığıyla kendi sitemde bütün arkadaşlık ilişkilerimi ve kendime ait sosyal web servisi profillerimi makina okunabilir hale getirdim. Bunun ne demek olduğunun farkında değilseniz kendinizde denemenizi tavsiye etmem.

arikan | February 1st, 2008

Microsoft Yahoo’yu Alıyor: Kim Ne diyor?

ms-yahoo-logos.jpgBugün Microsoft Yahoo’ya 44 milyar dolarlık teklif yaptı. En az bir yıldır olacak diye konuşulan bu satın alma girişiminin ilk bakışta altında yatan sebepler neler? Bir yanda Yahoo! hisse senedi Ekim’den beri %50 düşmüştü, bu düşüşten bir türlü kurtulamıyordu ve sonunda geçtiğimiz hafta 1,000 çalışanın işten çıkarılacağı söylentileri ortaya çıktı. Diğer yanda Google’un reklam pazarındaki baskınlığı iyice artıyordu. Google webde çalışan bedava ofis programları ile de Microsoft’u Microsoft yapan bölgere girmeye başladı. Microsoft bunlar üzerine online reklam pazarına gireceğini belirtmişti, ve son zamanlarda 6 milyar dolara aQuantative internet reklam şirketini almıştı. CEO Steve Ballmer tüm Microsoft çalışanlarına yazdığı emailde online reklamın 40 milyar dolarlık bir sektör olduğunu 2010 yılına geldiğimizde 80 milyar dolarlık bir sektöre dönüşeceğini ve giderek büyüyeceğini anlatıyor. Microsoft Yahoo’yu satın alarak bu pastadan büyük bir dilimi kendi tabağına almış olacak.

Bu konuda kullanıcılar açısından, pazarın yeni şekli açısından (Goolge vs. Microsoft çekişmesinde yeni online reklam endüstrisi), ve tekno-kültürel hayata etkisi açısından pek çok açılımı var. Şimdilik kim ne diyor bu bağlantılardan takip edebilirsiniz, biz de kafamızı toplayıp tekrar yazıcaz.

Son dakika
Google Yahoo ve Internet’in Geleceği başlıklı bir bildiri yayınladı.
Microsoft bildiriye cevap verdi

Wall Street’ten Paul Kedrosky’nin analizleri
http://paul.kedrosky.com/
Bu satışı ne önler? Başka bir satış, Google?

VC Fred Wilson
Bunun geleceğini görüyor olmalıydınız

Nicholas Carr @ Forbes
Yazılım Medya İşine Dönüşüyor

Yahoo Basın Duyurusu
Yönetim Kurulu Teklifi Değerlendiriyor

Daring Fireball
Microsoft Açık Kaynaklı Bir Sistem Sahibi mi olacak?

TechCrunch yorumları
İlk teklif haberi
Microsoft + Yahoo ne eder?
Yahoo’nun Microsof tarafından alınması Avrupa için ne demek?

ComScore
Reklam Gösterimine Göre En İyi Şirketler

New York Times
Microsoft Yahoo’ya $44.6 Milyar Teklif Etti

Web Trafik Analiz Şirketi Compete Blogu (Grafikli pazar analizleri)
Microsoft Yahoo Birleşmesi sonucu bir Yahoo kullanıcısı $1,200 eder

arikan | January 19th, 2008

Video Wiki Çıktı

Kaltura

Wikipedia Vakfı web video editörü Kaltura ile ortaklaşa video-wiki servisine başladı. Bir nevi YouTube + Wikipedia karışımı olan bu yeni servisle birden fazla kişi beraber bir video oluşturabiliyor. İsterseniz varolan bir videoya görsel, ses, ve başka video ekleyip videoyu geliştirebiliyorsunuz veya isterseniz kendi video-wikinizi başlatabiliyorsunuz. Yani artık sadece wiki makalelerini değil videoları da ortaklaşa hazırlayabiliyor olacağız.

Gömülü video wiki

Tabii ki Kaltura video wiki’leri blogunuza gömerek okuyucularınızla paylaşabilirsiniz, hatta okuyuclarınız da başlattığınız video wikilere katkıda bulunabilir. Böylece video wikilere katılım sadece Wikipedia adresinde tek noktadan olmayacak bütün dünyaya virüs gibi yayılacak. Yukarıdaki video wiki oynatıcısında hemen sağ üst köşede [Credits] bağlantısı bu videoya kimlerin hangi parçalarla katkıda bulunduğunu gösteriyor. Resmin altındaki zaman çizelgesi üzerinde de farklı kişiler tarafından eklenmiş bu parçalar belirtiliyor. Alttaki iki düğmeyle bu videoyu düzenleyebilir veya yeni videolar ekleyebiliyorsiniz.

Açık Kaynaklı

Bildiğiniz gibi MediaWiki dağıtımı ile isteyen herkesi kendi wiki yazılımını kendi sunucusunda çalıştırabilir. Kaltura aynı zamanda MediaWiki dağıtımına da ekleniyor. Böylece MediaWiki ile kendi wikinizi kurduğunuzda sizin de video wikiniz de olabilir. Video programlama ve paylaşım teknolojileriyle ilgileniyorsanız siz de projenin gelişimine katkıda bulunabilirsiniz, çok öğretici bir çalışma olacaktır, Kaltura MediaWiki kaynak kodu burada (php):

http://sourceforge.net/projects/kaltura/

Nasıl kullanılabilir?

Video wiki’nin pek çok kullanım alanı olabilir. Tarihi konular, biyografiler, dersler, müzik videoları, politik kampanyalar, eleştiriler, belgeseller ve tabii ki sonu olmayan uzun-kısa filmler video-wiki olarak yapılabilir. Kaltura video editörü aynı zamanda içinden çeşitli video kütüphanelerine erişim veriyor. Kütüphanelerde bulunan Creative Commons lisanslı videolardan istediğiniz gibi alıp montajlayabilirsiniz. Ben en çok video wiki belgesellere katkıda bulunmak isterim. Mesela Mehmet Ali Birand’ın 12 Eylül Belgeseli bir video wiki dökümanı olarak daha zengin bir şekilde tekrar hazırlanabilir. Bugün NTVMSNBC’de oldukça bilgilendirici bir Hrant Dink belgeseli yayınlandı. Bu belgesel video wiki yapılabilir ve böylece suikastin karanlığı mesela herkesin (uzmanların, susturulanların, tanıkarın) bildiklerini / belgelerini eklemesiyle biraz daha aydınlanabilir.

kaltura-wiki-video-editor.jpg
Kaltura video düzenleme arayüzü

Video okur yazarlığı

Video wiki’nin en önemli kullanım alanı kuşkusuz slide şovlar olacaktır. Hazırlaması kolay, bir kaç resim ve yazı biraraya getirilip bir çok şey anlatılabilir. Ancak video montajlamak yazı yazmak gibi daha ilk okulda öğrenilen bir beceri olmadığından bir çok kişi başta zorlanacaktır. Zamanla katılımcılar televizyonu taklit edilerek ve diğer yapılmış videolardan görerek video okur yazarlığını arttıracaktır. Video montajıyla hikaye anlatmayı başlamak isteyenlere biraz fazla klasik ama temel olan “5 C’s of Cinematography” kitabını öneririm. Tabii ki 2008 yılı boyunca bloglarda “beraber video nasıl montajlanır”, “iyi video düzenlemenin 7 yolu” gibi pek çok pratik öğretici yazı görücez. En önemlisi üniversitelerin sinema ve televizyon bölümleri gelişen paylaşımcı / sosyal medya ortamında geçerli iş yapabilecek öğrenciler yetiştirmek için ders programlarını tekrar düzenlemeli.

Bu zamanın en önemli bilgi kaynağı Wikipedia video wiki ile bilgi derleme adına büyük bir adım atmış oluyor.

arikan | January 19th, 2008

MySpace Türkiye

MySpace Türkiye’ye geliyor. Bu ne demek? Çoğunluğunu genç kesimin oluşturduğu Türkiye internet ortamını (16 milyon) MySpace kazançlı bir pazar olarak görüyor.

TechCrunch blogunda yayınlanan habere göre MySpace arayüzlerini Türkçe yapmadan önce Türkiye’deki pazarı anlamak istiyor. Yerel müzik gruplarını ve sanatçıları nasıl sisteme sokacağını görmek istiyor. Bildiğiniz gibi MySpace en çok müzk gruplarının sayfa yapıp binlerce “fan” edindiği bir sosyal ağ servisi. Bu yerelleştirme operasyonu için MySpace İstanbul’da çalışmak üzere eleman arıyor. Webrazzi önceki yazısında LinkedIn’de verilmiş MySpace iş ilanını göstererek olayı haber vermişti.

Farklı Sınıflar Farklı Pazarlar

Her ne kadar Türkiye Facebook sosyetesi şu anda çok ilgi görüyorsa da, MySpace açık yapısıyla pazara egemen olacaktır diye düşünüyorum. Bu muhtemel egemenliğin birbirini tamamlayan iki sebebi var:

  1. MySpace ve Facebook farklı sosyal sınıflara hitab ediyor.
  2. Türkiye’de İngilizce bilenler ve bilmeyenler farklı sosyal sınıflar oluşturuyor.

Bu iki tartışmalı sav da bana ait değil, sadece bağlama göre burada bir araya getiriyorum ki üzerine düşünelim. MySpace ve Facebook’un farklı sosyal sınıflar tarafından kullanıldığı sosyal ağ araştırmacısı Danah Boyd’un geçtiğimiz yıl yayınlanan makalesi ile belirtildi ve tabii küresel boyutta büyük tartışmalar açtı.

Amerikan Sınıf Farklarına Facebook ve MySpace Üzerinden Bakış
http://www.danah.org/papers/essays/ClassDivisions.html

İngilizce bilen ve bilmeyen arasındaki sosyal sınıf farkını Türkiye’de yaşayan bir çok kişi biliyordur, bu sadece Türkiye’ye özgü bir durum değil tabi, ben bu yorumu Murat Belge’nin bir yazısında okumuştum (online bulamıyorum).

Eğitim seviyesi, gelir seviyesi, ve dolayısıyla yaşam biçimi internet’teki sosyal ağlara kökünden yansıyacaktır. Türkiye’ye gelen sosyal ağlı internet şirketleri bu şartlarla uğraşmak durumundalar.

Yasaklar

Türkiye’de yabancı internet servisleri girişiminde bir başka boyut da Türkiye mahkemelerinin henüz anlamadığı internet’te ifade özgürlüğü konusu. Daha dün YouTube ikinci defa bir video yüzünden Türkiye’de milyonlarca kişinin erişimine kapatıldı. Daha önce blog servisi Wordpress.com’a erişim bir kişinin şikayeti yüzünden (Biri bu adamı durdursun) kapatılmıştı. Bu yasakların kitap vs. yasaklamaktan çok daha ağır olduğunun farkında değil maalesef Türkiye’deki mahkemeler. Bu yasakçı ülkede ayakta açık kalabilmek için MySpace Türkiye ofisinin görevlerinden biri de RTÜKçülük olacaktır.

arikan | January 17th, 2008

Internet’te Açık Kimlik Yayılıyor

openid.gifOpenID açık kimlik sistemi dev internet servislerinin de benimsemesiyle giderek yaygınlaşıyor. Bugün Yahoo! yaklaşık 250 milyon kullancısı için resmen OpenID sisteminin hazır olduğunu açıkladı. 30 Ocakt’ta kullanımına başlıyor. Bir yıl kadar önce Düğümküme’de açık kimlik sistemlerinin ayağa kalkması için Yahoo Google Amazon gibi dev Internet servislerinin de bunu benimsemesinin önemli olduğundan bahsetmiştik. Bugün Yahoo’nun attığı adımı Google ve Amazon gibi devler ve hatta Facebook ve MySpace gibi sosyal ağlı servisler de takip edecektir.

http://openid.yahoo.com

Daha önce Düğümküme’de Internet’te Açık Kimlik Sistemi diye anlattığımız OpenID Internet servislerine tekrar tekrar kimlik bilgilerinizi vererek üye olmadan girebilmenizi sağlıyor. Yani artık mesela Yahoo’ya girmek için üye olmanız gerekmiyor. Açık kimlik nasıl çalışıyor daha detaylı öğrenmek için önceki yazdığımız OpenID yazısına bakmanızı tavsiye ederim.

Türkiye’de Açık Kimlik

5 ay kadar önce sosyal imleme servisimiz Bagcik.com‘da açık kimlik sistemine geçtik, ancak açık söylemek gerekirse benden başka kullanan yoktu. Sanırım ilk önce Türkiye’de açık kimlik kavramının ne olduğu ve nasıl kullanılacağı anlaşılmalı. Biz bu konuda ilk önce yazmaya başladık sonra uygulamasını da yaptık, eğer konuyla ilgileniyorsanız siz de internet’te açık kimlik kavramını blogunuzdan gazetenizden kendi dilinizle yazın çizin. Açık kimlik kullanımının artması güç odaklarını dağıtır ve daha demokratik bir internet ortamı sağlar.

arikan | January 2nd, 2008

Yeni Nesil Internet Uygulamaları Yaratırken Dikkat Edilecekler

yeni-nesil-varis-sayfasi1.png

2008 yılında web, sayfalardan oluşan bir ağ yapısından çok bir kaynak-insan ağı olarak algılanacak. Web’in yaratıcısı Tim Berners-Lee bu gelişmeyi WWW (World Wide Web)’den GGG (Giant Global Graph)’e geçiş olarak tarif etmişti. Son zamanlarda kaynak-insan ağına odaklanarak geliştirilen yeni nesil internet uygulamaları artık farklı tasarım örüntüleri gösteriyor. Eskiden web sitesine sayfa tasarımından ve site haritasından başlanırdı, ancak bu alışkanlıklar yerini yeni tasarım yaklaşımlarına bırakıyor. Bunların farkında olmanız daha kullanışlı web servisleri yaratmanıza yardımcı olacaktır. Öncelikle yeni nesil internet uygulamları ile ne kastettiğimizi tekrar edelim.

İnsanların katkısını yani toplu zekayı uygulamanın gelişimi doğrultusunda kullanan sosyal bileşenli uygulamalar.

Bahsettiğimiz uygulamalar klasik portal, haber sitesi, dergi gibi merkezden-kitleye durağan modeller değil sosyal imleme, video paylaşımı, sosyal ağ servisleri gibi kitleden-kitleye etkileşimle büyüyen uygulamalar, popüler deyişle web 2.0 uygulamaları.

Bir web 2.0 servisi yaratırken dikkat edilecek noktalar şunlar:

  1. Internet’teki veri birikimine değer katıyor mu?
    Bu servisi kullanarak internet’ten yeni ne öğreniyoruz. Mevcut servislerin sağladığı bilgilerin üzerine ne tür yeni bilgiler katıyor.
  2. Servisi oluşturacak ana veri modelleri neler?
    Tasarıma sayfalardan değil veri modellerinden başlayın. Sayfa iki boyutludur, model çok boyutludur daha derin ve yalın kurgulamanızı sağlar.
  3. Adresler (URL) okunaklı, kalıcı, ve tahmin edilebilir mi?
    Veri yapısını yansıtan, veriler arası hiyerarşiyi gösteren adresler oluşturun. Adres yapısı alan adı kadar önemlidir, akılda kalıcı adresler servise erişimi arttırır.
  4. İçerik tekrar tekrar karıştırılıp yeni içerik oluşturulabiliyor mu?
    Servisi kullananlar mevcut içeriği kullanarak yeni içerik üretebilmeli ve uygulamayı oluşturan işlemler kullanıcı katkısıyla gelişebiliyor olmalı.
  5. Hem normal kullanıcılar, hem geliştiriciler, hem de makinaların anlayabileceği şekilde çalışıyor mu?
    İçerik XML, JSON, RSS, Microformats gibi veri standardları ile de sunulabiliyor olmalı. Böylece programatik kullanıma açık olarak dışardan sizin servinizin üstüne yeni servisler geliştirilebilmeli.

yeni-nesil-varis-sayfasi-ayrik.png

Artık bir web sitesinin içinde veya siteden siteye değil, kaynaktan kaynağa dolaşıyoruz.

Web siteleri artık içine girilip dolaşılan bir yer olmaktan çıkıyor. Sitenin anasayfası değil sitenin içeriği internet’de dolaşırken uğradığımız noktalaradan bir tanesi. Yani artık sitenin içinde veya siteden siteye değil, kaynaktan kaynağa dolaşıyoruz. Bu gözlem bizi sayfa metaforundan veri modeli metaforuna taşıyor. Buna en güzel örnek Wikipedia sayfaları, bir kavramı sadece bir sayfa ve bir adres temsil ediyor ve buna herhangi bir yerde doğrudan bağlantı veriliyor.

Veri modellerini önce adres ile sonra yine sayfa ile temsil ediyoruz. Adreslerin veriyi en iyi şekilde yanısıtması, okunaklı ve akılda kalıcı olması mesela bloglardan veya hatta diğer servislerden bağlantı yapılabilmesini kolaylaştırıyor. Olay kaynak ve kaynağın adresine dönüşüyor. Bu durum birbirine bağlı bir kaynaklar ağının daha çabuk gelişmesini sağlıyor.

Bu yeni bakış açısına göre sayfa tasarımları da değişiyor. Veri modellerini temsil eden üç sayfa türü var:

  1. Varış Sayfası
    Ana içerik ve destekleyen ikinci derece bilgi. Mesela ana içerik video, fotograf, slayd şov, profil, kitap, çizim olabilir. Destekleyen içerik etiketler, yorumlar, oylar, içerğin sahibi, sahibinin diğer içerikleri olabilir.
  2. Liste Sayfası
    Ana içerikler arasında dolaşmayı sağlayan liste. Mesela indeks, arama sonuçları, kişiye ait belgeler olabilir. Listelenen içerik biribirne göre oranlı dizilebilir.
  3. Düzenleme Sayfası
    Ana içerikleri toplu düzenlemeyi ve karıştırmayı sağlayan arayüz. Mesela Flickr toplu photo edit ve YouTube video edit sayfaları buna iyi örnekler.

Özetle veri kaynağını temsil eden en önemli sayfa varış sayfası. Bu sayfaya herhangi bir web sitesinden bağlantıyla gelinebilir. Bir kişi bu sayfaya geldiğinde dikkatini nereye yönelendireceği tasarımınıza bakıyor. Vermek istediklerinizi önem sırasına göre dizip sayfa tasarımını ona göre düzenleyebilirsiniz. Yazıda kullanılan görseller varış sayfası dediğimiz sayfanın tasarımına dair web 2.0 / sosyal ağlı servisler üzerinde yapılan bir BBC analizinden alıntı, tasarımlarınıza örnek olabilir. Yine tekar edelim, varış sayfasını kaynak yapan şey kolay hatırlanacak bir adresi olması.

arikan | December 10th, 2007

Le Web Konferansı Başlıyor

leweb.jpg

Avrupa web endüstrisi 11-12 Aralık’da Paris’de Le Web Konferansı için toplanıyor.

Avrupa mı?

Le Web programı bu yıl Digg’den Facebook’a, TechCrunch gibi endüstri bloglarından sosyal yazılım gurularına bütün Silikon Vadisi peygamberlerini içeriyor. Konferans bir Avrupa toplantısından çok hakim Amerikan şirketlerinin Avrupa çıkarması gibi duruyor.

Konferans görselleri durumu iyi anlatıyor. Diyor ki: ey internet yolcusu, dünyanın hakimi olmak istiyorsan bu konferansa gelip dünyaya uzaydan bakman lazım.

arikan | December 8th, 2007

Türkiye’de Sosyal İmleme Servisi Kullanmak

ntv-sosyal-imleme.jpg

Bugün NTVMSNBC web sitesinde yeni yayına geçen sosyal imleme bağlantıları (haber paylaş) gördüm. Ancak bunlar sadece İngilizce servisler (Del.icio.us, Digg v.s) içeriyor. Oysa şu anda Türkiye’de kullanımda olan Türkçe içerikli sosyal imleme servisleri var. NTVMSNBC web sitesinde bunlara da bağlantı verilmesini isteriz.

Biz Düğümküme’de kendi geliştirdiğimiz ve işlettiğimiz Bağcık servisini kullanıyourz. Örneğin Düğümküme’de her yazının altında “Bu Yazıyı Paylaşın” bağlantısından paylaşmak istediğiniz yazıları Bağcık’a kaydedebilirsiniz. Bildiğim diğer Türkçe sosyal imleme servisleri YumiYum ve LinkiBol da aşağı yukarı aynı şekilde çalışıyor, muhtemelen faklı topluluklara hitap ediyordur.

arikan | November 24th, 2007

RSS Besleme Hatırlatması

Geçenlerde Düğümküme RSS beslemesi bozuk diye duydum bir arkadaşımdan. Eğer bizden RSS besleme alamıyorsanız bağlantı adresinizi kontrol edip yenileyin. Düğümküme RSS besleme adresi tam olarak şöyle:

http://dugumkume.org/feed

Bugünlerde yaklaşık 400-450 kişi Düğümküme RSS beslemesini takip ediyor. Popüler konular ve haberler yazmamamıza rağmen takip eden sayısı hemen hergün artıyor. İlginiz için teşekkürler.

RSS nedir, nasıl kullanılır?

Eskiden bir yayına abonelik vardı, şimdi bir yayından besleme var. Yani eskiden kesintili bilgi akışı vardı artık sürekli bilgi akışı var. Bunları tekrar tekrar yazmak yerine daha önce burada yazdığımız veya başka yerlerde yazılan şu yazılara bakmanızı tavsiye ederim:

Güne “Beslemeyle” Başlayın: RSS
http://www.dugumkume.org/gune-beslemeyle-baslayin-rss/

RSS nedir?
http://www.teknoseyir.com/rss-nedir/