arikan | September 8th, 2008

Anket Sonucu: YouTube’a Alternatif Video Paylaşım Siteleri

Vimeo (37%, 41 Oy)
Google Video (26%, 29 Oy)
Kullanmıyorum (20%, 22 Oy)
Daily Motion (17%, 19 Oy)
İzlesene (14%, 15 Oy)
MetaCafe (8%, 9 Oy)
Diğer (5%, 6 Oy)
Blip.tv (5%, 5 Oy)
MySpaceTV (3%, 3 Oy)
Veoh (3%, 3 Oy)
Brightcove (1%, 1 Oy)

Toplamda 111 kişi oy verdi.
Başlangıç: 17 Ağustos, 2008 7:55 pm
Bitiş: 8 Eylül, 2008 12:00 pm

111 kişinin oy verdiği anket sonucu Vimeo ve Google Video YouTube kapandığından beri en çok kullanılan video paylaşım siteleri olarak öne çıkıyor. Üçüncü sırada ise video paylaşım servisi kullanmayı bırakanlar var. Genelde Düğümküme’yi takip edenlerin oy verdiğini düşünürsek Vimeo’nun –genelde yaratıcı videoların paylaşıldığı bir servis– öne çıkması normal. Tabi bu kadar az kişiyle bir kamuoyu oluşturulmaz ancak bu bir başlangıç.

Bir sonraki anketi çevrenize arkadaşlarınıza haber verin, hatta blogunuzda duyurun, daha çok katılım daha doğru anket sonuçları verecektir. Burada hepimizi ilgilendiren konularda kendi kolektif görüşümüzün biraz daha farkında olmamızı sağlayacak anketler planlıyoruz.

Düğümküme'yi zamanında takip edebilmek için öncelikle RSS'den abone olun. Ayrıca bkz RSS nedir, nasıl kullanabilirim?

ogunduz | August 10th, 2008

Google App Engine Üzerinden YouTube’a Nasıl Erişilir?

Bu yazıda Google App Engine kullanarak Türkiye’den erişilebilen YouTube proxy uygulaması nasıl oluşturulur, onu öğreneceğiz. Bu, ucuz reklamlar ve ‘ninja hakaretlerinin’ yer almadığı, sıfır maliyetli ve Google engellenmediği sürece varlığını sürdürecek basit bir uygulama olacak. İki tane çalışan YouTube uygulamasını şuradan (evet Türkiye’den de) görebilirsiniz:

Yazıya “Meet the Sniper” videosu eşliğinde devam ediyoruz :). App Engine YouTube uygulamanın nasıl çalıştığını merak ediyorsanız, okumaya devam edin.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

arikan | March 14th, 2008

Türkiye’de Kitlesel İfade Özgürlüğü Engellemesi

youtube-engellenmistir.jpg

Bugün Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından Atatürk’e hakaret içeren videoların yer alması nedeniyle alınan karar doğrultusunda, youtube.com sitesine hem IP, hem de alan adı yönünden erişimi durdurdu.

Bu hareketle Türkiye’de yaşayan ve YouTube’da video yayınlayan yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü hiç bir suçları olmadığı halde Türkiye Sulh Ceza Mahkemesi tarafından bir anda engellenmiştir. Sadece YouTube.com değil daha önce Wordpress.com gibi yine Türkiye’den yüzbinlerce kişinin yazıp çizdiği blog servisi de kapatılmıştır. Dahası bu servislerde yorumlarla derdini düşüncelerini anlatanların da ifade hakları elinden alınmıştır.

Eskiden ifade özgürlüğü engellemesi dahilinde bir kitap yasaklanırdı toplatılırdı yazarı yargılanırdı, şimdi bu yeni nesil engellemeler milyonlarca kitap ayarında fikri ve bu fikirleri ifade eden yüzbinlerce kişiyi engelliyor, üstelik bir anda, üstelik tek tek herkesi yargılamadan, üstelik haberiniz bile yok, sabah kalkıyorsunuz artık “konuşmıyorsunuz”. Bu düpedüz kitlesel ifade özgürlüğü engellemesi. Son derece bilinçsizce verilmiş bu kararlar vatandaşa saygısızlıktan başka bir şey olamaz.

Türkiye’de yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü nasıl bir anda engellenebiliyor?

5651 sayılı Internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun bu kararların ana sebebi. 23 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren bu kanun hakkında yazan avukat İlker Atamer şunları diyor:

5651 sayılı kanun, ‘toplu kullanım sağlayıcı’ kavramını, “kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlayan gerçek ve tüzel kişiler” olarak tanımlamıştır. Kanundaki bu tanım eksik ve yanlış anlaşılmaya müsaittir. Zira tanımda yer alan “kişilere” sözcüğü ‘toplu’ ifadesini tam olarak karşılamadığı gibi, bu tanım herhangi bir toplu kullanım ölçütü veya toplu kullandırma amacı aramamakta ve bu nedenle başkalarına internet kullanımı sağlayan herkesi kapsamaktaymış izlenimi vermektedir.

“Toplu kullanım” ifadesinin problemli olduğunu belirterek devam ediyor:

‘Toplu kullanım’ ifadesi, topluca diğer bir deyişle birden fazla kişi tarafından bir arada veya aynı anda kullanımı ifade eder. Kanunda asıl ifade edilmek istenen budur ancak mevcut tanım eksik ve yanlış anlaşılmaya oldukça müsaittir.

Şöyle bir çözüm getiriyor:

…kanundaki bu tanıma ek olarak bir tanım yapmak gerekirse, toplu internet kullanım sağlayıcı kavramı için ‘kişilerin topluca yararlanmasını sağlamak amacıyla, birden fazla kişiye aynı anda ve genel amaçlarla internet ortamını kullanma imkânı sunan gerçek veya tüzel kişiler’ denilebilir.

Avukat İlker Atamer’in “Toplu İnternet Kullanım Sağlayıcıların Hukuki Yükümlülükleri ve Sorumlulukları” başlıklı bir yazı dizisi var. Kitlesel ifade özgürlüğü engellemesinden siz de rahatsız oluyorsanız mümkünse kendi blogunda bunu yazın, bu çalışmalara bağlantı verin, alıntılar yapın, sizin için önemli yerleri yazın, tekrar tekrar başkalarına anlatın, bu cahillikle beraber mücadele edelim.

Güncelleme 1:

Güncelleme 2:

Toplu İnternet Kullanım Sağlayıcıların Hukuki Yükümlülükleri ve Sorumlulukları - 1
Yazar: Av. İlker Atamer
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19998

2.Nesil İnternet Sitelerinin, 5651 Çerçevesinde Hukuki Statüsü - 1
Yazar: Av. İlker Atamer
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19982

5651 No’lu Online Yayıncılık Yasası Yazıları
Yazar: Fusun S.Nebil
http://turk.internet.com/dosya/0708/yazilar/

Av.Purut; 5651′e Göre Web 2.0 Siteler İçerik mi, Yer Sağlayıcı mı Belirsiz
Yazar: Fusun S.Nebil
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=19795

İlgili Düğümküme Yazıları

arikan | March 12th, 2008

YouTube Platformu ile Yeni Nesil Televizyonculuk

youtube_logo_july07.pngBu sabah –Silikon Vadisi’nde*– Youtube Platformu çıktı. Yeni YouTube API ile videolarınızı programatik yükleyebiliyorsunuz. Yani kendi web servisinizde kullanıcılarınızın yüklediği videoları otomatik (programatik) olarak yükleyip YouTube’da barındırabiliyorsunuz. Bu platformla YouTube’un sahibi Google webdeki tüm videoları barındırmayı hedefliyor. Google’un “dünyadaki tüm bilgiyi” düzenleme stratejisine son derece uygun bir hareket.

Kendi servisinizde video gösterip trafikten arttırıyorsunuz ve reklamdan para kazanıyorsunuz. YouTube ise video’nun içindeki reklamların gelirini alıyor, bunu paylaşmıyor. Yeni YouTube API bilgi yüklemek için her türlü fonksiyon içerirken gelir dağılımı ile ilgili en ufak bir fonksiyon içermiyor. API’nin genel özellikleri şöyle:

  • Video ve video cevap yükleme
  • Kullanıcı ve video metaveri (başlık, tanım, oy, yorum, favori, arkadaş, vb.) ekleme ve düzenleme.
  • RSS besleme toplama ve erişim
  • 18 yerel bölge için özel sorgu desteği
  • Video oynatıcı özelleştirmesi

Yeni YouTube APIyi şimdiden kullananlar YouTube Partners programı dahilindeki kurumlar. Bu kurumlar Electronic Arts (oyun videoları), Berkeley Üniversitesi (eğitim videoları), Animoto (müzik videoları), Tivo (etkileşimli TV) ve daha bir çok Silikon Vadisi şirketleri sağladıkları içerik karşılığında reklamlardan gelir elde ediyorlar. Ancak bu sadece partner programına dahil şirketlerle sınırlı, YouTube’daki içeriği esas oluşturan kitle, yani siz, biz, Türkiye’den televizyon dizilerini, maçları, müzik videolarını yükleyenler, türlü türlü video sosyal imleme servisleri, İspanya’daki gitarcı, Brezilya’daki webcam kızı, Çin’deki sebest film yapımcısı yani dünyanın geri kalanı verdiği emek karşılığında gelirden pay alamıyor…

YouTube videolarınızı “barındırmak karşılığında” tüm video reklam gelirini kendine alıyor. Bu karşılığa biraz daha yakından bakalım. Bir web servisim var, servisi kullanan kişiler video yükleyebiliyor, bu videolar hem benim servisimde hem YouTube’da gösteriliyor. Kendi sitemde bu video’ya bakan kişilerin yarattığı trafikden reklam geliri elde ediyorum. Ancak kendi servisim içinde gösterilen video reklamından geliri YouTube (yani sahibi Google) alıyor. Bu durumda YouTube 3+1 yerden reklam geliri kazanıyor.

  1. Video benim servisimde gösterilirken video içi reklamdan
  2. Video youtube.com’da gösterilirken video içi reklamdan
  3. Youtube.com içinde benim videolarımın bulunduğu sayfalardaki reklamlardan
  4. Video kopyalanıp yüzlerce siteye dağıtıldığında video içi reklamlardan

Google’un senin kendi sitende reklam göstermesi ve onca yerden senin videoların üzerinden reklam geliri yapması karşılığında sen sadece video barındırma servisi alıyorsun, bu sence adil mi?

İlgili Düğümküme Yazıları

* Neden yazılarımda “Silikon Vadisi sabahı”, “Amerikan Interneti” gibi tamlamalar kullanıyorum? Çünkü bu yazılarda bahsedilen üretim tamamiyle Silikon Vadisi’nde yapılıyor ve dolayısıyla hayatımıza bir Kaliforniya gerçekliği (yeniden hortlamış Kaliforniya ideolojisi) katıyor. Özellikle Türkiye’de teknoloji çok az ya da hiç geliştirilmiyor dolayısıyla ortaya çıkan gerçekliklerin ithal edilmiş gerçeklikler olduğuna dikkat çekmek istiyorum.

Güncelleme: Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından Atatürk’e hakaret içeren videoların yer alması nedeniyle alınan karar doğrultusunda, youtube.com sitesine hem IP, hem de alan adı yönünden erişimi durdurdu. Türkiye’de yaşayan ve YouTube’da video yayınlayan yüzbinlerce kişinin ifade özgürlüğü hiç bir suçları olmadığı halde Türkiye Sulh Ceza Mahkemesi tarafından sınırlandırılmıştır.

cenk | September 25th, 2007

İnternet Yasağı Nasıl Aşılır?

Düğümküme’de konu ile ilgili yazılmış yazılar:

Biri Bu Adamı Durdursun, Etkin Çiftçi
http://www.dugumkume.org/biri-bu-adami-durdursun

Youtube’a Türkiye’den erişim, Türk Mahkemesi Tarafından Engellendi!, Dara Kılıçoğlu
http://www.dugumkume.org/youtube-turk-mahkemesi-tarafindan-engellendi

Mahkeme Kararıyla Internet Sitesi Kapattırma Formu, Burak Arıkan
http://www.dugumkume.org/mahkeme-karariyla-internet-sitesi-kapattirma-formu

İfade Özgürlüğü Yazılımları, Ali Miharbi
http://www.dugumkume.org/ifade-ozgurlugu-yazilimlari

Sıkıysa gerekçelerinizi uluslararası platformlarda tartışın ve galip gelin, sahipleri değil biz kullanıcılar yakalım o sunucuları törenle. Her sene de kutlayalım, evet çok doğru bir karar vermişiz bilgi uzayından malum verileri atmış olmakla diyerek halay çekelim…

Ağa Türkiye topraklarından erişen arkadaşlar, aslında bu tür engellemeleri (Bu siteyi göremezsin kardeşim) ufak bir yazılım ayarı sayesinde aşabiliriz.

Şu adrese bir göz atın: http://publicproxyservers.com/

Sol tarafta gördüğünüz ‘proxy server 1′ bağına tıklayın. Karşınızda ücretsiz olarak kullanabileceğiniz, hergün güncellenen sunucular listesi var. Hem yurdumuza yakın hem de teknolojik olarak gelişkin olması muhtemel ülkelerden birini seçin.

Şimdi tek yapmanız gereken, uygun bir sunucu seçip tarayıcınızda (browser) gerekli ayarlamaları yapmak.

Firefox’da bu ayar şöyle yapılıyor:

Preferences / Advanced / Network / Settings / Http Proxy kısmına Ip adresini ve port numarasını yazacaksınız. Şimdi herhangi bir siteyi açıp kontrol edin, çalışıyorsa tamamdır.

Notlar:

  • Ücretsiz bir çözüm
  • Bu sitelerden bazıları listenin tazelenme periodu ile alakalı olarak çalışmayabilir. Başkasını deneyiverin
  • Ayarları her zaman ‘Direct Connection to the Internet’ ya da ‘Auto-Detect’ seçimleriyle geri almak mümkündür
  • Kullandığınız bir proxy bir süre sonra hizmet dışı kalabilir, kapanabilir, herşey olabilir. Başkasına geçersiniz. Bir gün Internet çalışmıyor diye paniklemeyin
  • Proxy Kullanırken anonim gezinti yaparsınız
  • Http proxy im ve benzeri uygulamaları etkilemez

Hepimize özgür gezintiler!

arikan | September 22nd, 2007

Yeni Flash Gösterici Her Tür Videoyu Destekliyor

Adobe geçtiğimiz günlerde usulca yeni Flash Gösterici’den bahsetmeye başladı. Yeni Flash Gösterici H264 video dosyalarını detekliyor. Bunlar hemen hergün kullandığımız video formatları demek: .mp4, .m4v, .mov ve dahası… Bu gelişme neye yarar?

YouTube ve benzeri video paylaşım siteleri bugüne kadar hep kullanıcıların yüklediği videoları sunucu tarafında karmaşık işlemlerle FLV formatına çevirip Flash içinde yayınlıyordu. Şimdi yeni Flash Gösterici sayesinde YouTube, Vimeo, Metacafe gibi servisler sunucuda çevirme işi yapmaktan kurtulabilirler. Bu gelişme video paylaşım endüstrisini şu anda olduğundan çok daha ileri taşıyacaktır. Zaten ilerde, daha ne ileri taşınacak diye aklımıza takılıyor tabi?

Video paylaşım endüstirisini devleştirmesi bir yana yeni Flash Gösterici ile bilgisayarınızda bulunan her videoyu anında internette bir siteye koyabilirsiniz. İlla YouTube gibi bir servise ihtiyacınız yok. Ancak şöyle bir muhabbet hemen gözümüzün önüne geliyor:

Ama bir dakika, videoları sadece kendi siteme koyarsam kimse izlemez ki?
O zaman hem kendi sitene hem Youtube'a koy.
Nasıl yani?
Tabi YouTube kodu veriyor, iki satır kopyala yapıştır bloguna.
A tamam en iyi çözüm bu.

Bugün videolarımızı YouTube ve benzeri sosyal paylaşım sitelerine koymak zorundayız. Adobe’un yeni çıkardığı Flash Gösterici diğer etkileri yanında bu zorunluluğu arttırıyor.

arikan | August 25th, 2007

Mahkeme Kararıyla Internet Sitesi Kapattırma Formu

ipnic_seal1.gifBir siteyi kapattırmak istiyorsanız karmaşık savcılık işleriyle uğraşmadan kendiniz mahkemeye kapattırma başvurusunda bulunabilirsiniz. Evrensel Alan Adı Kapattırma Formu‘nu doldurun herhangi bir ekstra işleme gerek kalmadan mahkemeye başvurmuş oluyorsunuz. Bu formu doldurup gönderdikten sonra IPNIC sunucusunda bir mahkeme kararı yaratılıyor. Sonra basılabilir PDF formatındaki bu karar,

  • sitenin kayıtlı olduğu DNS servisine,
  • site sahibine,
  • ve yasal ve kamusal işlemler için avukatlara ve gazetecilere

gönderiliyor. Tek yapmanız gereken bu forma site bilgilerini ve kapattırma gerekçenizi yazıp göndermek. Site kapatılırsa IPNIC size mesaj gönderiyor. Daha önce bu formla kapatılmış örnekler için şu ve şu mahkeme kararlarına bakın.

IPNIC Servisi (”Internet Partnership for No Internet Content”) ve Evrensel Alan Adı Kapattırma Formu Viyanalı aktivist sanatçı grubu Ubermorgen tarafından 2003 yılında başlatıldı. Amaç sadece devletin ve paralı kişilerin (Adnan Hoca gibi) değil herkesin Internet üzerinde kontrol sahibi olabilmesi.

Etkin Çiftçi | August 24th, 2007

Biri Bu Adamı Durdursun

Teknoajan.com‘daki habere göre wordpress.com ve tüm alt-alan adlarının erişiminin engellenmesinin altından yine Adnan Oktar çıktı. Adnan Oktar kamuoyunda Adnan Hoca ve Harun Yahya gibi takma isimlerle tanınan kendi web sitesinde uluslararası bir kahraman olarak tanıtılan bir adam. En büyük davası ise herkesin bildiği üzere evrim karşıtlığıdır. Bu yolda kebebçılarda evrim karşıtı sergiler açmak, meydanlarda kendi inancına hizmet eden kitaplar dağıtmak gibi ilginç yöntemlere başvuruyor.

Oktar, eksisozluk’e yonelik sansür girişimlerinin ardından bu sefer de wordpress’s el atmış ve avukatı vesilesiyle kamuoyuna aşağıdaki dudak uçuklatıcı açıklamayı yapmış.

Konuyla İlgili Kamuoyu Açıklaması

Kamuoyunca da bilindiği üzere, internet kullanıcılarına ücretsiz site (blog) açma imkanı veren “wordpress.com” isimli blog servisinin yayınlarının Türkiye’ye girişi mahkeme kararıyla engellenmiştir. Bu mahkeme kararı 17.8.2007 tarihinde uygulanmış ve böylece wordpress.com servisi ile bu servisten hizmet alan tüm alt-sitelerin yayınlarının Türkiye’ye girişi durdurulmuştur. Bu yayın durdurma kararının nedeni, adı geçen blog servisinin yasadışı yayınlara sınırsızca imkan tanıması, bunların durdurulması yönündekibaşvuruları dikkate almaması ve belli alt sitelerin durdurulmasına ilişkin olarak Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararları da yok saymasıdır.

Adı geçen servisin sağladığı ücretsiz ve denetimsiz olanaklar kötü niyetli kişileri bu servise yönlendirmiş ve wordpress.com kısa sürede bölücü-yıkıcı ideolojilerin, kişisel husumetlerin, kanunsuz hedeflerin sesi ve yayın merkezi haline dönüşmüştür.Öncelikle belirtmek gerekir ki, herkes bağımsız Türk Mahkemelerinin kararlarına saygılı olmalıdır. Basın özgürlüğü, kişilere hakaret etme özgürlüğü demek değildir. Devletimizin temel değerlerine, Cumhuriyet ilkelerine, bütünlüğümüze ve birliğimize saldırma özgürlüğü hiç değildir. Herkes her konuda görüşünü açıklamakta ve savunmakta özgürdür ama bunu, eleştiri sınırları içinde kalarak, kamu düzenine zarar vermeden ve kişilik haklarına saygılı biçimde yapma yükümlülüğündedir. Bu sınırları aşanların Yargı tarafından engelleneceği tartışmasızdır.

Nitekim önce tarafımızca söz konusu hukuka aykırı yayınların durdurulması için YAKLAŞIK 17 KEZ adı geçen site yönetimine başvurulmuş, ancak site yönetimi bu yayınlar hakkında hiç bir tedbir almamıştır. (Bizim bu başvurularımızdan bir tanesini kendi sitelerindeki açıklamalarında yayınlamışlardır) Bunun üzerine tarafımızca SADECE MÜVEKKİLİMİZİN KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL EDEN ALT SİTELERLE İLGİLİ OLARAK yapılan başvurular üzerine Türk Mahkemeleri Wordpress altında yayın yapan illegal alt-sitelerin kapatılması için çok sayıda kararlarvermişlerdir. Bu kararlar söz konusu firmanın ABD’de bulunan merkezine ve Türkiye’deki temsilcisine de ulaştırılmış, bu kez Türk Mahkemelerinin kararlarına uyarak yasadışı yayınları durdurmaları istenmiştir. ANCAK, YAZILI VE SÖZLÜ TÜM BAŞVURULARA RAĞMEN ADI GEÇEN FİRMA VE TEMSİLCİLERİ BİZİM TALEPLERİMİZİ DE TÜRK MAHKEMELERİNİN KARARLARINI DA TANIMAMAKTA VE UYGULAMAMAKTA ISRARLA DİRENMİŞLERDİR.

Bunun üzerine adı geçen firmaya Türk Mahkemelerinin kararlarının uygulanmamasına asla göz yumulamayacağı, bu kabul edilemez halin sürmesi halinde kaçınılmaz olarak Wordpress.com’un tüm yayınlarının Türkiye’ye girişinin engelleneceği hatırlatılmıştır. Bu son uyarının da dikkate alınmaması sonucu, mahkeme kararlarını uygulamayan Wordpress.com’un tüm yayınlarının Türkiye’ye girişi yeni bir mahkemekararıyla engellenmiştir.

Hiç kimsenin mahkeme kararlarını uygulamamak gibi bir ayrıcalığı olamaz. Mahkeme kararları uygulanmak için vardır. Her devletin kendi yargı kurumlarının verdikleri kararların yerine getirilmesini sağlayacak önlemleri alma hakkı vardır.

Türk Yargı organları ve kamu kurumları da, Türk Mahkemelerinin kararlarını uygulamama konusunda direnen gerçek veya tüzel kişilerin yasadışı dirençlerini etkisiz hale getirecek önlemleri alma ve icra etme hakkına sahiplerdir. Devlet kurumlarının, kötü niyet sahiplerinin saldırılarına karşı Türk vatandaşlarını korumasız bırakmayacakları açıktır.

Bu nedenle, daha önceki mahkeme kararlarını uygulamayarak yasadışılığı yaptırımsız bırakan bir blog servisinin yayınlarının tamamen durdurulması doğru bir karardır, haklı bir karardır, örnek bir karardır.

Bu mahkeme kararından tüm blog servislerinin ve internet hizmet sağlayıcılarının almaları gereken dersler vardır. Blog servislerinin, özellikle ücretsiz hizmet verenlerin, kendi firmaları üzerinden yasadışı faaliyet yapan sitelere karşı dikkatli olmaları gerekir. Bu servislerin kendilerine ulaşan şikayetlere ve bilhassa mahkeme kararlarına karşı duyarsız kalmamaları gerekir. Bunun aksi bir tutum sergileyen servislerin Wordpress’in karşılaştığı yaptırımla karşılaşmaları kaçınılmazdır.

Blog sahiplerinin de hizmet alacakları servisi seçerken itinalı ve dikkatli olmaları gerekir. Rasgele bir servisi değil, hukuka, insan haklarına, yargı kararlarına saygılı servisleri tercih etmelidirler. Böyle yaptıklarında kendi yayınlarının kesintisizce devam etmesini sağlamakla kalmayacaklar, blog servislerini de hukuka ve yasalara uygun davranmaya mecbur etmiş olacaklardır. Böylece hem haber alma özgürlüğü, hem de kişilik hakları korunmuş olacaktır.

Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız

Adnan Oktar Vekili
Avukat Kerim Kalkan

Wordpress’in Türkiye’deki faaliyetini durdurmayı bir zafer olarak gören Oktar, aslında tüm başvurularına rağmen wordpress’i engelleyememiş, bunun yerinde türk insanın erişimini kısıtlamıştır. Umarız türk yargısı bu ve benzeri sansürü ve sansürcülüğü destekleyen davalarda daha özenli çalışır ve konuyu küresel insan hakları, düşünce özgürlüğü bağlamında değerlendirmeye başlar.

Güncelleme:
Wordpress’in kurucusu Matt Mullenweg blogunda “Turkey Update” başlıklı bir yazı yayınladı ve WordPress.com’a koyulan engel karşısındaki şaşkınlığını yazdı. Matt Türkiye’deki blogculardan yorumlarıyla tartışmaya katılmalarını bekliyor.

Türkiye’den sansürsüz ulaşmak için bağlantı
http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://photomatt.net/2007/08/25/turkey-update

Direk bağlantı
http://photomatt.net/2007/08/25/turkey-update/

Ayrıca bu yazıya yorumlarınızı yazın. Yazın ki bu utanç verici olay anıtlaşsın, bir süre sonra Wordpress.com açılsa bile unutulmasın, Türkiye’de gelecek nesiller bugünlere bakarak bilgiye erişim hakkının gerçekten önemli, sahip olunması gereken bir şey olduğunu bilsin.


Kapat
E-posta ile paylaş