<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Comments on: Yeni Medya mı İşlemsel Sanat mı Kime Ne?</title>
	<atom:link href="http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/</link>
	<description>tekno-kültürel üretim eleştirisi</description>
	<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 18:27:07 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
		<item>
		<title>By: düğümküme &#187; Güncel Sanat Tartışmaları: Bağımsız Bünyeler</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-45168</link>
		<dc:creator>düğümküme &#187; Güncel Sanat Tartışmaları: Bağımsız Bünyeler</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 22:04:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-45168</guid>
		<description>[...] Yeni Medya mı İşlemsel Sanat mı Kime Ne? (Düğümküme&#8217;den yoğun katılım) [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Yeni Medya mı İşlemsel Sanat mı Kime Ne? (Düğümküme&#8217;den yoğun katılım) [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: arikan</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-43321</link>
		<dc:creator>arikan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 19:54:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-43321</guid>
		<description>Ali'nin amatör profesyonel küratörlükle ilgili paylaştığı bir bağlantı
http://www.artfagcity.com/2007/10/29/art-curating-on-the-internet-meets-mediocrity/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ali&#8217;nin amatör profesyonel küratörlükle ilgili paylaştığı bir bağlantı<br />
<a href="http://www.artfagcity.com/2007/10/29/art-curating-on-the-internet-meets-mediocrity/" rel="nofollow">http://www.artfagcity.com/2007/10/29/art-curating-on-the-internet-meets-mediocrity/</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: .-_-.</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-42173</link>
		<dc:creator>.-_-.</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2008 08:16:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-42173</guid>
		<description>sahiplik ve muelliflik (authorship) farkli kavramlar. her etkilesim kuran sahibi olmaz belki fakat izleyici merkezli postmodern elestiriyi baktiginda Barthes "müellifin ölümü" (Death of the Author) http://www.vahidnab.com/author.pdf  maklaeisnde metne bir müellif atamanın onu sınırlandırmak, kapatmak olduğunu, bu anlamda bir metnin orjinalliğinin kökeninde değil yolculuğunda (destination) olduğunu söylüyor. Yani anlam izleyicinin yapitla her karsilasmasindaki biricik deneyiminde olusuyor. İzleyici &#62; Yapıt &#62; Müellif. Hatta Duchamp daha onceleri "resmi yapan izleyicidir" demisti. Gunumuzdeki pratiklere baktigimizda ise gerek etkilesimli islerde, gerekse manovich'in "models of authorship in new media" (www.manovich.net) makalesinde bahsettigi kolektif muelliflik modellerine dayali islerde izleyici ile muellifin birbirine girdigini gorebiliyoruz (izleyici/muellif). bu iki denkelmi birlestirdigimizde ise izleyici/müellif  yapıt denklemini eklde ediyoruz ki bu da soz konusu yapitlarda izleyici ile muellifin ic ice gectigini ve bunlar ile yapitin kendisi karsisinda bir hiyerarsinin olmadigini goruyoruz. Saul Albert'in nettime daki "Open Source Tactics for Collective Art Practice" http://www.nettime.org/Lists-Archives/nettime-l-9903/msg00137.html makalesi konu ile ilgili daha genis bir aciklama yapiyor. 
bu mantikla bakildiginda her etkilesimie giren yapitin sahibi olmaz fakat potmodern teoriye gore muellifi olabilir. ben yine konuyu copyleft in bu cikmazi acabilecegine baglayabilecegimize getirmek istiyorum:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sahiplik ve muelliflik (authorship) farkli kavramlar. her etkilesim kuran sahibi olmaz belki fakat izleyici merkezli postmodern elestiriyi baktiginda Barthes &#8220;müellifin ölümü&#8221; (Death of the Author) <a href="http://www.vahidnab.com/author.pdf" rel="nofollow">http://www.vahidnab.com/author.pdf</a>  maklaeisnde metne bir müellif atamanın onu sınırlandırmak, kapatmak olduğunu, bu anlamda bir metnin orjinalliğinin kökeninde değil yolculuğunda (destination) olduğunu söylüyor. Yani anlam izleyicinin yapitla her karsilasmasindaki biricik deneyiminde olusuyor. İzleyici &gt; Yapıt &gt; Müellif. Hatta Duchamp daha onceleri &#8220;resmi yapan izleyicidir&#8221; demisti. Gunumuzdeki pratiklere baktigimizda ise gerek etkilesimli islerde, gerekse manovich&#8217;in &#8220;models of authorship in new media&#8221; (www.manovich.net) makalesinde bahsettigi kolektif muelliflik modellerine dayali islerde izleyici ile muellifin birbirine girdigini gorebiliyoruz (izleyici/muellif). bu iki denkelmi birlestirdigimizde ise izleyici/müellif  yapıt denklemini eklde ediyoruz ki bu da soz konusu yapitlarda izleyici ile muellifin ic ice gectigini ve bunlar ile yapitin kendisi karsisinda bir hiyerarsinin olmadigini goruyoruz. Saul Albert&#8217;in nettime daki &#8220;Open Source Tactics for Collective Art Practice&#8221; <a href="http://www.nettime.org/Lists-Archives/nettime-l-9903/msg00137.html" rel="nofollow">http://www.nettime.org/Lists-Archives/nettime-l-9903/msg00137.html</a> makalesi konu ile ilgili daha genis bir aciklama yapiyor.<br />
bu mantikla bakildiginda her etkilesimie giren yapitin sahibi olmaz fakat potmodern teoriye gore muellifi olabilir. ben yine konuyu copyleft in bu cikmazi acabilecegine baglayabilecegimize getirmek istiyorum:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: engin</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-42137</link>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 19:11:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-42137</guid>
		<description>Internet sanati toplarken uyulmasi gereken kurallar diye 3 madde gorunce ister istemez dusunuyorum. Acaba sanata sahip olmak diye birsey var mi eskisi gibi? Sayisal ortamin dogasi geregi etkilesim kacinilmazsa, her etkilesim kurabilen sanata birsey katmis olmaz mi? Bu durumda, ozellikle sayisal sanatin etkilesim ile evrim gecirdigini dusunursek, her etkilesim kuran aslinda sanatin bir kismina sahip degil mi? 
Bu denklemlerde muze/galeri mantigiyla sahiplik soz konusu mu?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Internet sanati toplarken uyulmasi gereken kurallar diye 3 madde gorunce ister istemez dusunuyorum. Acaba sanata sahip olmak diye birsey var mi eskisi gibi? Sayisal ortamin dogasi geregi etkilesim kacinilmazsa, her etkilesim kurabilen sanata birsey katmis olmaz mi? Bu durumda, ozellikle sayisal sanatin etkilesim ile evrim gecirdigini dusunursek, her etkilesim kuran aslinda sanatin bir kismina sahip degil mi?<br />
Bu denklemlerde muze/galeri mantigiyla sahiplik soz konusu mu?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: arikan</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41983</link>
		<dc:creator>arikan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 22:21:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41983</guid>
		<description>Rhizome'daki "&lt;a href="http://rhizome.org/editorial/fp/blog.php/590" rel="nofollow"&gt;Sanatın Yeniden Maddeleştirilmesi" tartışması&lt;/a&gt;nda &lt;a href="http://art.teleportacia.org/olia.html" rel="nofollow"&gt;Olia Lialina&lt;/a&gt;'nın beyanından bir parçayı çeviriyorum ilgili bizim burdaki tartışmayla:

&lt;blockquote&gt;"Geçmişte sanatçı olarak insanlarla sadece kendi kişisel bilgisyarları önünden iletişim kurmak anlamlıydı, bugün kolayca galeri ziyaretçileriyle iletişim kurmayı düşünebiliyorum çünkü çoğunlukla daha yeni bilgisayarlarının başından kalkıp galeriye gelmiş olacaklar. Fikirleri şakaları anlamak için medyum hakkında yeterli deneyim ve anlayışa sahipler, ve işlerden keyif alıp satın alabilirler."  &lt;/blockquote&gt;

İngilizce orjinali: 
&lt;em&gt;"Yesterday for me as an artist it made sense only to talk to people in
front of their computers, today I can easily imagine to apply to
visitors in the gallery because in their majority they will just have
gotten up from their computers. They have the necessary experience and
understanding of the medium to get the ideas, jokes, enjoy the works and
buy them."&lt;/em&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Rhizome&#8217;daki &#8220;<a href="http://rhizome.org/editorial/fp/blog.php/590" rel="nofollow">Sanatın Yeniden Maddeleştirilmesi&#8221; tartışması</a>nda <a href="http://art.teleportacia.org/olia.html" rel="nofollow">Olia Lialina</a>&#8216;nın beyanından bir parçayı çeviriyorum ilgili bizim burdaki tartışmayla:</p>
<blockquote><p>&#8220;Geçmişte sanatçı olarak insanlarla sadece kendi kişisel bilgisyarları önünden iletişim kurmak anlamlıydı, bugün kolayca galeri ziyaretçileriyle iletişim kurmayı düşünebiliyorum çünkü çoğunlukla daha yeni bilgisayarlarının başından kalkıp galeriye gelmiş olacaklar. Fikirleri şakaları anlamak için medyum hakkında yeterli deneyim ve anlayışa sahipler, ve işlerden keyif alıp satın alabilirler.&#8221;  </p></blockquote>
<p>İngilizce orjinali:<br />
<em>&#8220;Yesterday for me as an artist it made sense only to talk to people in<br />
front of their computers, today I can easily imagine to apply to<br />
visitors in the gallery because in their majority they will just have<br />
gotten up from their computers. They have the necessary experience and<br />
understanding of the medium to get the ideas, jokes, enjoy the works and<br />
buy them.&#8221;</em></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: arikan</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41980</link>
		<dc:creator>arikan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 21:13:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41980</guid>
		<description>Tom Moody'nin şu yazısı da konuyla alakalı

&lt;b&gt;The Rematerialization of Art&lt;/b&gt;
http://www.tommoody.us/archives/2008/04/05/the-rematerialization-of-art/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tom Moody&#8217;nin şu yazısı da konuyla alakalı</p>
<p><b>The Rematerialization of Art</b><br />
<a href="http://www.tommoody.us/archives/2008/04/05/the-rematerialization-of-art/" rel="nofollow">http://www.tommoody.us/archives/2008/04/05/the-rematerialization-of-art/</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: arikan</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41968</link>
		<dc:creator>arikan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 18:08:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41968</guid>
		<description>Tartışma Aminima sitesinde de şu yazıya yorumlarla sürüyor. İlk yorumu yazan Türkiye'den tanıdığımız Genco Gülan:

&lt;strong&gt;Yeni Medya Sanat Pazarı diye bir şey var mı?&lt;/strong&gt;
http://aminimahamaca.blogspot.com/</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tartışma Aminima sitesinde de şu yazıya yorumlarla sürüyor. İlk yorumu yazan Türkiye&#8217;den tanıdığımız Genco Gülan:</p>
<p><strong>Yeni Medya Sanat Pazarı diye bir şey var mı?</strong><br />
<a href="http://aminimahamaca.blogspot.com/" rel="nofollow">http://aminimahamaca.blogspot.com/</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: arikan</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41960</link>
		<dc:creator>arikan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 16:03:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41960</guid>
		<description>Ali Holy Fire bağlantısı (&lt;a href="http://www.imal.org/HolyFire/" rel="nofollow"&gt;http://www.imal.org/HolyFire/&lt;/a&gt;) için çok sağol. Harika bir olay! :) Rhizome tartışmasının sonunda net.art gibi madde olmayan işleri de almak isteyen Jeremy Levine isimli bir koleksiyoncu şöyle diyor:



&lt;blockquote&gt;Internet sanatı toplarken şu kurallara uymayı eklif ediyorum:

&lt;strong&gt;Teklif 1:&lt;/strong&gt; Internet sanatına "sahip olmak" barındırma sorumluluğu getirir. Internet'te bir internet sanat işine sahip olmak patronluk yapmak olur. 

&lt;strong&gt;Teklif 2:&lt;/strong&gt; Koleksiyon "ya yay ya öl" ilkesine dayanmalı. Koleksiyoncu işi immaterial yapma işlemine dahil olmalı. 

&lt;strong&gt;Teklif 3:&lt;/strong&gt; Internet sanatı sahibi olmak korumak, emülasyonunu yapmak, ve dökümante etmek anlamına gelir. &lt;/blockquote&gt;



Bu son madde özellikle iyi. Çünkü daha önce bu yorumlarda bahsi geçtiği gibi bugünün teknolojisyle üretilmiş bir iş yarının teknolojisiyle çalışmayabilir. Bunn en iyi örneği eski bilgisayar oyunları. Bu oyunlar için yapılan emülatörler sayesine bugün de aynı kailtede çalıştıraibliyoruz eski oyunlari (Atari, Amiga oyunlari etc.)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ali Holy Fire bağlantısı (<a href="http://www.imal.org/HolyFire/" rel="nofollow">http://www.imal.org/HolyFire/</a>) için çok sağol. Harika bir olay! <img src='http://www.dugumkume.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Rhizome tartışmasının sonunda net.art gibi madde olmayan işleri de almak isteyen Jeremy Levine isimli bir koleksiyoncu şöyle diyor:</p>
<blockquote><p>Internet sanatı toplarken şu kurallara uymayı eklif ediyorum:</p>
<p><strong>Teklif 1:</strong> Internet sanatına &#8220;sahip olmak&#8221; barındırma sorumluluğu getirir. Internet&#8217;te bir internet sanat işine sahip olmak patronluk yapmak olur. </p>
<p><strong>Teklif 2:</strong> Koleksiyon &#8220;ya yay ya öl&#8221; ilkesine dayanmalı. Koleksiyoncu işi immaterial yapma işlemine dahil olmalı. </p>
<p><strong>Teklif 3:</strong> Internet sanatı sahibi olmak korumak, emülasyonunu yapmak, ve dökümante etmek anlamına gelir. </p></blockquote>
<p>Bu son madde özellikle iyi. Çünkü daha önce bu yorumlarda bahsi geçtiği gibi bugünün teknolojisyle üretilmiş bir iş yarının teknolojisiyle çalışmayabilir. Bunn en iyi örneği eski bilgisayar oyunları. Bu oyunlar için yapılan emülatörler sayesine bugün de aynı kailtede çalıştıraibliyoruz eski oyunlari (Atari, Amiga oyunlari etc.)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ali</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41952</link>
		<dc:creator>ali</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 14:25:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41952</guid>
		<description>@orton, genel anlamda bilginin paylaşımı, bunun dışında müzik, edebiyat, sinema gibi alanlarda p2p ağlar dediğin gibi etkili olabiliyor ama 'çağdaş sanat dünyası' zaten az insandan oluşan bir ağ, bu yüzden bir çağdaş sanat eserinin bir milyon kopyası olması için önce çağdaş sanat olmaktan vazgeçmesi gerekiyor ki popüler olsun, herkes onu eğlenceli/şirin bulsun ve istesin. popüler kültür ve çağdaş sanatın sadece içerikleri, işleyişleri değil ekonomileri de çok farklı, o yüzden ikisini birden aynı p2p mantığına koymak pratik gelmiyor bana.. bunun dışında maddesizleşmenin de özgürleşme yolunda bir adım olup olmadığından emin değilim. batı'da bilişim ve servis sektörlerinin, üretim sektörünün önüne geçtiğini gözönüne alırsak, sanatçının nesne üretmeden yaratma eylemini ön plana çıkarması, günümüzün baskın değer yaratma biçimini taklit etmekten öteye gidemiyor diyebilir miyiz?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@orton, genel anlamda bilginin paylaşımı, bunun dışında müzik, edebiyat, sinema gibi alanlarda p2p ağlar dediğin gibi etkili olabiliyor ama &#8216;çağdaş sanat dünyası&#8217; zaten az insandan oluşan bir ağ, bu yüzden bir çağdaş sanat eserinin bir milyon kopyası olması için önce çağdaş sanat olmaktan vazgeçmesi gerekiyor ki popüler olsun, herkes onu eğlenceli/şirin bulsun ve istesin. popüler kültür ve çağdaş sanatın sadece içerikleri, işleyişleri değil ekonomileri de çok farklı, o yüzden ikisini birden aynı p2p mantığına koymak pratik gelmiyor bana.. bunun dışında maddesizleşmenin de özgürleşme yolunda bir adım olup olmadığından emin değilim. batı&#8217;da bilişim ve servis sektörlerinin, üretim sektörünün önüne geçtiğini gözönüne alırsak, sanatçının nesne üretmeden yaratma eylemini ön plana çıkarması, günümüzün baskın değer yaratma biçimini taklit etmekten öteye gidemiyor diyebilir miyiz?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ali</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41950</link>
		<dc:creator>ali</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 13:48:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41950</guid>
		<description>"Holy Fire" ile ilgili başka bir tartışma; hem "yeni medya" teriminin neden hala kullanılıyor olduğu hem de maddesizleşme/tekrardan maddileşme üzerine önemli: 
http://post.thing.net/node/1990</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Holy Fire&#8221; ile ilgili başka bir tartışma; hem &#8220;yeni medya&#8221; teriminin neden hala kullanılıyor olduğu hem de maddesizleşme/tekrardan maddileşme üzerine önemli:<br />
<a href="http://post.thing.net/node/1990" rel="nofollow">http://post.thing.net/node/1990</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ali</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41945</link>
		<dc:creator>ali</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 12:38:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41945</guid>
		<description>brüksel'de şu anda sürmekte olan bir sergi: "Holy Fire", http://www.imal.org/HolyFire/en/
"yeni medya sanatı" denilen şeyin "zamanımızın sanatı"ndan başka bir şey olmadığı ve yazılım/donanım kullanarak günümüz hakkında konuşan sanatın maddiyat-dışılık iddialarına rağmen sanat pazarına çoktan girmiş olduğunu öneren bir sergi.. sergide sadece alınır-satılır eserler var; isimler arasında, çoğu bir zamanlar bu sistemin dışında çalışmış gözüken alexei shulgin, vuc cosic, jodi, 0100101110101101.org, olia lialina, mark napier'ı görebiliyoruz.. bu konuda rhizome'da da "The Rematerialization of Art" başlığı altında bir tartışma var: http://rhizome.org/editorial/fp/blog.php/590</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>brüksel&#8217;de şu anda sürmekte olan bir sergi: &#8220;Holy Fire&#8221;, <a href="http://www.imal.org/HolyFire/en/" rel="nofollow">http://www.imal.org/HolyFire/en/</a><br />
&#8220;yeni medya sanatı&#8221; denilen şeyin &#8220;zamanımızın sanatı&#8221;ndan başka bir şey olmadığı ve yazılım/donanım kullanarak günümüz hakkında konuşan sanatın maddiyat-dışılık iddialarına rağmen sanat pazarına çoktan girmiş olduğunu öneren bir sergi.. sergide sadece alınır-satılır eserler var; isimler arasında, çoğu bir zamanlar bu sistemin dışında çalışmış gözüken alexei shulgin, vuc cosic, jodi, 0100101110101101.org, olia lialina, mark napier&#8217;ı görebiliyoruz.. bu konuda rhizome&#8217;da da &#8220;The Rematerialization of Art&#8221; başlığı altında bir tartışma var: <a href="http://rhizome.org/editorial/fp/blog.php/590" rel="nofollow">http://rhizome.org/editorial/fp/blog.php/590</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: .-_-.</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41867</link>
		<dc:creator>.-_-.</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Apr 2008 12:15:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41867</guid>
		<description>nesneden bagimsizlasma icin kurmaya calsitigim modeli tam olarak aciklamak biraz karisik fakat soyle deneyebilir. ; 1) internete bagli olmayan bir bilgisayar bir meta. 2) internete kablo ile bagli bir bilgisayar yine bir meta. 3) çözüm kablosuz internete bagli bilgisayar. soyle ki; yukarida potumda bahsettigim p2p mantiginda (server-client degil) calisan bir sistemde bilgi, son makinadan silininceye kadar agda var olur. bir milyon makinada olan ve copyleft olarak p2p uzerinden paylasilan bir bilgi, bir bilgisayardan silindiginde aga deger kaybettirmez, ag icin meta olarak bir degeri yoktur. bu bilgiye ulasmak icin ise "herhangi" bir bilgisayar kullanilabilir. bu da bilgisayarin meta olarak degerini onemsiz kilar. baska bir bilgisayar ile "switching cost" u bulunmaz. 2000 lere gelirken "sayisal bolunme" onemli bir tartisma alaniydi. william mitchell "Me++: The Cyborg Self and the Networked City" kitabinda bugun "mobility divide" in digital divide" dan daha onemli oldugunu soyluyor. nicholas negroponte nin 100dolara bilgisayar projesinin dusunelim... yani fiziksel olarak bir biligisayarin erisilebilirlik acisindan meta olmasi yakinda asilabilecek gibi gozukuyor. icindeki bilginin metalasmasi ise (yanilmiyorsam yine negroponte ye sigorta icin bilgisayarinin degerini sorduklarinda 1 milyon dolar demisti!) copyleft ve p2p ile asilabilir. internete kablosuz olarak ulasim ise mobility ve aga baglanmak icin gerekli maliyeti azaltmasi acisindan onemli. her bir bilgisayara kablo cekildiginde burada yine ekonomik olarak geri kazanilmasi gereken bir maliyet doguyor. bu da bilgisayarin meta oalrak degerinin geri cagiriyor.  internetin nesneden bagimsizlasmasi icin bu yuzden yerel yonetimler gibi vergiler karsiliginda hizmet sunmakla gorevli kamu organlarinin tum sehiri kapsayacak ucretsiz kablosuz internet hizmeti sunmalari onemli. New york da bu amacla calisan nycwirelss http://www.nycwireless.net/ gibi olusumlarin da onemli oldugunu dusunuyorum. bahsettigim buyuk olcekli istasyonlar da elbette oldukca maliyetli, ozellikle bandwith maliyeti sozkonusu fakat yerel yonetimlerden bunu talep etmek, ozellikle sosyal devlet anlayisinda olan yerlerde herkesin hakki. soyledigim bazi seyler biraz radikal ve zor gibi olabilir fakat dijital kulturu yasiyorsak ve bazi seyelrin degisme potansiyeli oldugunu gorebiliyorsak, bunun icin adim atmak, farkindalik yaratmak onemli. bilemiyorum nasil bir "nesneden bagimsizlasma" dan bahsettigim konusunda aciklayici olabilidim mi? tekrar deneyebilirim:)  kablosuz aglar ile internete bagli bir bilgisayar "switching cost" dogurmadigindan ve baska bir bilgisayar ile (hatta kamusal bir bilgisayar!) bunun sunacagi bilgiye ulasilabildiginden, bilginin ise p2p ile copyleft olarak ag uzerinden ulasilabilir oldugundan bilginin deneyimlenmesini saglayacak nesneden bile bagimsizlasma potansiyeli oldugunu soylemek istiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>nesneden bagimsizlasma icin kurmaya calsitigim modeli tam olarak aciklamak biraz karisik fakat soyle deneyebilir. ; 1) internete bagli olmayan bir bilgisayar bir meta. 2) internete kablo ile bagli bir bilgisayar yine bir meta. 3) çözüm kablosuz internete bagli bilgisayar. soyle ki; yukarida potumda bahsettigim p2p mantiginda (server-client degil) calisan bir sistemde bilgi, son makinadan silininceye kadar agda var olur. bir milyon makinada olan ve copyleft olarak p2p uzerinden paylasilan bir bilgi, bir bilgisayardan silindiginde aga deger kaybettirmez, ag icin meta olarak bir degeri yoktur. bu bilgiye ulasmak icin ise &#8220;herhangi&#8221; bir bilgisayar kullanilabilir. bu da bilgisayarin meta olarak degerini onemsiz kilar. baska bir bilgisayar ile &#8220;switching cost&#8221; u bulunmaz. 2000 lere gelirken &#8220;sayisal bolunme&#8221; onemli bir tartisma alaniydi. william mitchell &#8220;Me++: The Cyborg Self and the Networked City&#8221; kitabinda bugun &#8220;mobility divide&#8221; in digital divide&#8221; dan daha onemli oldugunu soyluyor. nicholas negroponte nin 100dolara bilgisayar projesinin dusunelim&#8230; yani fiziksel olarak bir biligisayarin erisilebilirlik acisindan meta olmasi yakinda asilabilecek gibi gozukuyor. icindeki bilginin metalasmasi ise (yanilmiyorsam yine negroponte ye sigorta icin bilgisayarinin degerini sorduklarinda 1 milyon dolar demisti!) copyleft ve p2p ile asilabilir. internete kablosuz olarak ulasim ise mobility ve aga baglanmak icin gerekli maliyeti azaltmasi acisindan onemli. her bir bilgisayara kablo cekildiginde burada yine ekonomik olarak geri kazanilmasi gereken bir maliyet doguyor. bu da bilgisayarin meta oalrak degerinin geri cagiriyor.  internetin nesneden bagimsizlasmasi icin bu yuzden yerel yonetimler gibi vergiler karsiliginda hizmet sunmakla gorevli kamu organlarinin tum sehiri kapsayacak ucretsiz kablosuz internet hizmeti sunmalari onemli. New york da bu amacla calisan nycwirelss <a href="http://www.nycwireless.net/" rel="nofollow">http://www.nycwireless.net/</a> gibi olusumlarin da onemli oldugunu dusunuyorum. bahsettigim buyuk olcekli istasyonlar da elbette oldukca maliyetli, ozellikle bandwith maliyeti sozkonusu fakat yerel yonetimlerden bunu talep etmek, ozellikle sosyal devlet anlayisinda olan yerlerde herkesin hakki. soyledigim bazi seyler biraz radikal ve zor gibi olabilir fakat dijital kulturu yasiyorsak ve bazi seyelrin degisme potansiyeli oldugunu gorebiliyorsak, bunun icin adim atmak, farkindalik yaratmak onemli. bilemiyorum nasil bir &#8220;nesneden bagimsizlasma&#8221; dan bahsettigim konusunda aciklayici olabilidim mi? tekrar deneyebilirim:)  kablosuz aglar ile internete bagli bir bilgisayar &#8220;switching cost&#8221; dogurmadigindan ve baska bir bilgisayar ile (hatta kamusal bir bilgisayar!) bunun sunacagi bilgiye ulasilabildiginden, bilginin ise p2p ile copyleft olarak ag uzerinden ulasilabilir oldugundan bilginin deneyimlenmesini saglayacak nesneden bile bagimsizlasma potansiyeli oldugunu soylemek istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: .-_-.</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41861</link>
		<dc:creator>.-_-.</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Apr 2008 11:34:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41861</guid>
		<description>&lt;em&gt;arikan: "Nesneden mi alınır satılan bir mal’dan mı bağımsızlaşmak? Eğer ikincisi ise bugün internet üzerinde dolaşan bilgi çoktan para ile alınır satılır bir değere sahip. Mesela Facebook 15 milyar dolar ediyor. Türkiye’de binlerce çalışan havayla suyla beslenen insan istihdam eden değerli bir çelik fabrikası kadar ederi var.&lt;/em&gt;

&lt;em&gt;arikan: "Bilgi nesne değil ama nesne gibi alınıp satılabilir."&lt;/em&gt;

bilginin gunumuzde en degerli sey oldugu kesin. degerin para ile olculmesi ise bahsettigimiz duzenin bir kosutu. "Sayginlik", "hurmet gormek" de bazilari icin hala "degerli". anlasildigi uzerine yine "armagan" a donuyorum. 

veri ile bilgiyi de ayirmak gerekiyor. veriden degeri ureten onu isleyip enformasyona ceviren. (bu arada data-informatin-knowledge ayrimini biz turkce yazarken kaybediyoruz. aslinda bilgi olarak bahsettigimiz sey "enformasyon") bahsettigim butun bu alternatif formulu kurarken bazi kavramlarin onemlil oldugunu vurgulamaya calisiyorum hep. kilit de copyleftte. bilgi, baskasindan saklandigi zaman rekabet iliskilierini asip para ediyor. borsa bunun en iyi gostergesi. haberi erken alan avantajli konuma geciyor. eger uretilen bilgi veya oncesinde veri, ekonomik kazanc motivasyonu ile degil de armagan motivasyonu ile uretilirse ve bu bilgi copyleft mantiginda paylasilirsa o zaman bundan para yapmak icin katma deger uretmek, veriyi islemek, bilgiyi tasniflemek hatta belki bundan knowledge uretmek gerekiyor. burada da rantran uzaklasiyorsunuz, yani herkesin sahip oldugu bir bilgiyi satabilmek icin emek harcamaniz (yeni ekonomide fikir üretmeniz, innovasyon yapmaniz) gerekiyor. "ozgur yazilim" in is modeli de buna dayaniyor. tabii ki veri isleyip bilgi uretiyor olamak ranti tamamen ortadan kalkmiyor. buyuk medya sirketlerinin facebook, myspace gibi aglari satin almalarinin sebeplerinden biri de her birinin verisini birlestirip, match edip, data mining yaparak bunlardan yeni bilgiler uretme potansiyelleri.

kisaca urettigimiz bilginin kapitalist ilisikilerin parcasi olmasina politik olarak karsiysak bilgiyi copyleftlemek iyi bir baslangic.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>arikan: &#8220;Nesneden mi alınır satılan bir mal’dan mı bağımsızlaşmak? Eğer ikincisi ise bugün internet üzerinde dolaşan bilgi çoktan para ile alınır satılır bir değere sahip. Mesela Facebook 15 milyar dolar ediyor. Türkiye’de binlerce çalışan havayla suyla beslenen insan istihdam eden değerli bir çelik fabrikası kadar ederi var.</em></p>
<p><em>arikan: &#8220;Bilgi nesne değil ama nesne gibi alınıp satılabilir.&#8221;</em></p>
<p>bilginin gunumuzde en degerli sey oldugu kesin. degerin para ile olculmesi ise bahsettigimiz duzenin bir kosutu. &#8220;Sayginlik&#8221;, &#8220;hurmet gormek&#8221; de bazilari icin hala &#8220;degerli&#8221;. anlasildigi uzerine yine &#8220;armagan&#8221; a donuyorum. </p>
<p>veri ile bilgiyi de ayirmak gerekiyor. veriden degeri ureten onu isleyip enformasyona ceviren. (bu arada data-informatin-knowledge ayrimini biz turkce yazarken kaybediyoruz. aslinda bilgi olarak bahsettigimiz sey &#8220;enformasyon&#8221;) bahsettigim butun bu alternatif formulu kurarken bazi kavramlarin onemlil oldugunu vurgulamaya calisiyorum hep. kilit de copyleftte. bilgi, baskasindan saklandigi zaman rekabet iliskilierini asip para ediyor. borsa bunun en iyi gostergesi. haberi erken alan avantajli konuma geciyor. eger uretilen bilgi veya oncesinde veri, ekonomik kazanc motivasyonu ile degil de armagan motivasyonu ile uretilirse ve bu bilgi copyleft mantiginda paylasilirsa o zaman bundan para yapmak icin katma deger uretmek, veriyi islemek, bilgiyi tasniflemek hatta belki bundan knowledge uretmek gerekiyor. burada da rantran uzaklasiyorsunuz, yani herkesin sahip oldugu bir bilgiyi satabilmek icin emek harcamaniz (yeni ekonomide fikir üretmeniz, innovasyon yapmaniz) gerekiyor. &#8220;ozgur yazilim&#8221; in is modeli de buna dayaniyor. tabii ki veri isleyip bilgi uretiyor olamak ranti tamamen ortadan kalkmiyor. buyuk medya sirketlerinin facebook, myspace gibi aglari satin almalarinin sebeplerinden biri de her birinin verisini birlestirip, match edip, data mining yaparak bunlardan yeni bilgiler uretme potansiyelleri.</p>
<p>kisaca urettigimiz bilginin kapitalist ilisikilerin parcasi olmasina politik olarak karsiysak bilgiyi copyleftlemek iyi bir baslangic.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: .-_-.</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41856</link>
		<dc:creator>.-_-.</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Apr 2008 11:08:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41856</guid>
		<description>&lt;em&gt;4. Azra: Paylaşım mekanı meselesi de önemli. Bu sistemler genelde-internet üzerinden işledigi için galerilere-galericilere ihtiyaç duymaz hale gelirken, paylaşım mekanı olarak tek bir medyumu mu kullanır olacaklar? Değilse, ve galeriye-müzeye vs vs girmiyorsa, nerelerde varolabilir? Bu mekanlar hakkındaki öngörünüz nedir?&lt;/em&gt;

cevap basit bence; yapildiktan sonra hafizalarda veya bu hafizalarin tutulduğu merkezsiz sunucularda... Andreas Weberg isimli bir sanatçının "P2P Art - The aesthetics of ephemerality" http://www.p2p-art.com/ isimli bir projesi var. Yaptığı deneysel filmleri p2p uzerinden bir kisi ile paylasinca kendi makinasindan siliyor ve is sadece p2p uzerinde son paylasimci kendi makinasindan silinceye kadar var oluyor. bu proje yuksek lisans tezimde kurmaya calistigim, ozellikle "kablosuz" aglar sayesinde dijital olarak ifade edilebilen bir yapitin kultur endsutrisi ve mevcut ekonomik iliskiler disinda nasil var olabiliecegini ve dagitilabilecegini, sanat yapitinin tam olarak nasil "dematerialize" olabilecegine cok iyi bir ornek. Su an internetteki server-client modelinde serverlarin kontrolü belli kurum ve kisilerde olmak durumnda oldugundan bilgininkontrolu de bu kisi veya kurumlarda. her ne kadar web 2.0 kullanicilarin icerik uretip paylasmalari icin onemli bir adim da olsa, blogger (www.blogger.com)i satin alan google herhangi bir sebepten dolayi servverlarini kapatsa bir cok insanin blogu ortadan yok olacak. bu kapatma sirketlerin istekleri dogrultusunda da olmayabilir. Youtube ataturk videolarini "ulke oalrak hassasiyetimiz"den dolayi yayindan kaldirdi.! hadi daha da zorlayayim, bu servarlarin oldugu çeşitli mekanlarin ve yedekelrin tutulduğu mekanlarin hepsinin birden uzerine birer uçak dusse? p2p'nin potansiyeli hem sansuru kontrol edilemez kilmasi hem de son bilgisayar uzerindeki enformasyon yok oluncaya kadar enformasyonun ortadan kalkmamasi. Taiwan'daki National ChungCheng University sinde yeni bir web 3.0 projesi olarak duyrulan ve her kullanicinin biligisayarini birer server a donusturecek NUweb isimli bir proje okumustum nettime da.
http://www.nettime.org/Lists-Archives/nettime-l-0701/msg00021.html
bu projenin mantigi da yukarida bahsettigim sansuru ortadan kaldirabilecek bir fikir fakat p2p den farkli olarak enformasyonu bir bilgisayara bagladigindan tek basina enformasyonu maddeden bagimsizlastiramiyor. 

bunun yaninda tartisma basliklarimi hep "bilisim teknolojilerinin olanaklari" olarak tutmamin sebebi meseleyi sadece bir sunum ortami olarak internet uzerinden dusunmemeye calismam. Bazi isler sadece gelistirilmesi, duyurulmasi, tartisilmasi acisindan interneti ve diger araclari kullanabiliyor. flash mob bunun iyi bir ornegi. cok kisa bir surede yuzlerce hatta binlerce insan internet uzerinden bir eylemden haberdar olabiliyor, hatta bir kismi bu eylemlere katiliyor. yani sorun bu islerin hangi medium da var olacaklari degil bence. sunum ve paylasilma icin p2p de bir potansiyel oldugunu dusunuyorum fakat bunun disinda bazi islerin de  zamani geldiginde sadece hafizalarda kalmasi veya belgeleri ve etrafinda olusturduklari tartismalarin kayitlari ile merkezsiz sunucularda yer almasi kafidir kanimca...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>4. Azra: Paylaşım mekanı meselesi de önemli. Bu sistemler genelde-internet üzerinden işledigi için galerilere-galericilere ihtiyaç duymaz hale gelirken, paylaşım mekanı olarak tek bir medyumu mu kullanır olacaklar? Değilse, ve galeriye-müzeye vs vs girmiyorsa, nerelerde varolabilir? Bu mekanlar hakkındaki öngörünüz nedir?</em></p>
<p>cevap basit bence; yapildiktan sonra hafizalarda veya bu hafizalarin tutulduğu merkezsiz sunucularda&#8230; Andreas Weberg isimli bir sanatçının &#8220;P2P Art - The aesthetics of ephemerality&#8221; <a href="http://www.p2p-art.com/" rel="nofollow">http://www.p2p-art.com/</a> isimli bir projesi var. Yaptığı deneysel filmleri p2p uzerinden bir kisi ile paylasinca kendi makinasindan siliyor ve is sadece p2p uzerinde son paylasimci kendi makinasindan silinceye kadar var oluyor. bu proje yuksek lisans tezimde kurmaya calistigim, ozellikle &#8220;kablosuz&#8221; aglar sayesinde dijital olarak ifade edilebilen bir yapitin kultur endsutrisi ve mevcut ekonomik iliskiler disinda nasil var olabiliecegini ve dagitilabilecegini, sanat yapitinin tam olarak nasil &#8220;dematerialize&#8221; olabilecegine cok iyi bir ornek. Su an internetteki server-client modelinde serverlarin kontrolü belli kurum ve kisilerde olmak durumnda oldugundan bilgininkontrolu de bu kisi veya kurumlarda. her ne kadar web 2.0 kullanicilarin icerik uretip paylasmalari icin onemli bir adim da olsa, blogger (www.blogger.com)i satin alan google herhangi bir sebepten dolayi servverlarini kapatsa bir cok insanin blogu ortadan yok olacak. bu kapatma sirketlerin istekleri dogrultusunda da olmayabilir. Youtube ataturk videolarini &#8220;ulke oalrak hassasiyetimiz&#8221;den dolayi yayindan kaldirdi.! hadi daha da zorlayayim, bu servarlarin oldugu çeşitli mekanlarin ve yedekelrin tutulduğu mekanlarin hepsinin birden uzerine birer uçak dusse? p2p&#8217;nin potansiyeli hem sansuru kontrol edilemez kilmasi hem de son bilgisayar uzerindeki enformasyon yok oluncaya kadar enformasyonun ortadan kalkmamasi. Taiwan&#8217;daki National ChungCheng University sinde yeni bir web 3.0 projesi olarak duyrulan ve her kullanicinin biligisayarini birer server a donusturecek NUweb isimli bir proje okumustum nettime da.<br />
<a href="http://www.nettime.org/Lists-Archives/nettime-l-0701/msg00021.html" rel="nofollow">http://www.nettime.org/Lists-Archives/nettime-l-0701/msg00021.html</a><br />
bu projenin mantigi da yukarida bahsettigim sansuru ortadan kaldirabilecek bir fikir fakat p2p den farkli olarak enformasyonu bir bilgisayara bagladigindan tek basina enformasyonu maddeden bagimsizlastiramiyor. </p>
<p>bunun yaninda tartisma basliklarimi hep &#8220;bilisim teknolojilerinin olanaklari&#8221; olarak tutmamin sebebi meseleyi sadece bir sunum ortami olarak internet uzerinden dusunmemeye calismam. Bazi isler sadece gelistirilmesi, duyurulmasi, tartisilmasi acisindan interneti ve diger araclari kullanabiliyor. flash mob bunun iyi bir ornegi. cok kisa bir surede yuzlerce hatta binlerce insan internet uzerinden bir eylemden haberdar olabiliyor, hatta bir kismi bu eylemlere katiliyor. yani sorun bu islerin hangi medium da var olacaklari degil bence. sunum ve paylasilma icin p2p de bir potansiyel oldugunu dusunuyorum fakat bunun disinda bazi islerin de  zamani geldiginde sadece hafizalarda kalmasi veya belgeleri ve etrafinda olusturduklari tartismalarin kayitlari ile merkezsiz sunucularda yer almasi kafidir kanimca&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: arikan</title>
		<link>http://www.dugumkume.org/yeni-medya-mi-islemsel-sanat-mi-kime-ne/#comment-41732</link>
		<dc:creator>arikan</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 00:15:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.dugumkume.org/?p=1216#comment-41732</guid>
		<description>Konu emek hesabına giriyor. 2006 Kasım ayında yaptığımız &lt;a href="orton’un bahsettigi bu kultur endustrisi meselesi ve nesneden bagımsızlasmak hikayesinin baska bir boyutu." rel="nofollow"&gt;Manevi Emek Borsası&lt;/a&gt; tamamen bu gerçek-sanal-fiziksel-ekonomik karmaşası üzerine bir projeydi. 

Bilgi nesne değil ama nesne gibi alınıp satılabilir. Bilgi ağda başka heryrde olduğunda çok daha hızlı dolaşır. Buna bilgi ekonomisi (ilk &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Manuel_Castells" rel="nofollow"&gt;Manuell Castells&lt;/a&gt;) diyoruz. Ekonomi fiziksel gibi gerçek bir şey olduğundan, havaya suya enerjiye denk geldiğinden (Bkz: Bulutsuzluk Özlemi: Hava Bedava Ama Su Değil) bulunduğu heryeri ciddileştirir gerçek kılar. İnternet ilişkileri de içine ekonomi girdikçe böyle baştan aşağı gerçek hale dönüşmektedir. </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Konu emek hesabına giriyor. 2006 Kasım ayında yaptığımız <a href="orton’un bahsettigi bu kultur endustrisi meselesi ve nesneden bagımsızlasmak hikayesinin baska bir boyutu." rel="nofollow">Manevi Emek Borsası</a> tamamen bu gerçek-sanal-fiziksel-ekonomik karmaşası üzerine bir projeydi. </p>
<p>Bilgi nesne değil ama nesne gibi alınıp satılabilir. Bilgi ağda başka heryrde olduğunda çok daha hızlı dolaşır. Buna bilgi ekonomisi (ilk <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Manuel_Castells" rel="nofollow">Manuell Castells</a>) diyoruz. Ekonomi fiziksel gibi gerçek bir şey olduğundan, havaya suya enerjiye denk geldiğinden (Bkz: Bulutsuzluk Özlemi: Hava Bedava Ama Su Değil) bulunduğu heryeri ciddileştirir gerçek kılar. İnternet ilişkileri de içine ekonomi girdikçe böyle baştan aşağı gerçek hale dönüşmektedir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
